YAZARLAR

yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

04 Aralık 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Batı’daki Fay Hatları (3) 

Batı, demokrasiyi, hürriyeti, sosyal, kültürel tüm hakları çarpışa çarpışa elde etti. Batı’da kan dökülmeden elde edilmiş hiçbir hak yok. Batı kendi içindeki fay hatlarının farkında ve bunları kapatmaya çalışıyor. Bunların ne olduğunu yazıyor ve tartışıyorlar, biz tartışamıyoruz. Tarihlerini milim milim incelediler ve zaaflarını gördüler. Eski Yunan’dan Lidyalılar’a kadar tüm toplumların fay hatlarını da incelediler. Bu konuda yazılmış on binlerce eserleri var, biz bunlara hâkim değiliz. 

Bir toplumun içinde sorun varsa eninde sonunda tebarüz eder. Uzlaşmak lazım. İslam’da buna helalleşme deniyor. Kerhen de olabilir, gönüllü de. Batı, uzlaşmayı ciddi anlamda savaşarak elde etti. 

Biz kendi fay hatlarımızı bilmiyoruz, bunları Batılılardan öğrenmek durumundayız, çünkü onlar bunları çalıştılar ve biliyorlar. Dini ve etnik çeşitlilik bir hazinedir ama her an faciaya dönüşebilir. Avantaja dönüşmesi, sizin orkestra şefliği yapıp yapamayacağınıza bağlı. Önce ortaya bir nota demeti, bir beste, bir güfte koymanız lazım. Bütünü oluşturan tarafların bu besteyi çalmaya itirazı olmaması lazım. Bizim ortaya koyduğumuz besteye, dini, etnik, ideolojik vs. sebeplerle itirazlar var. Ayrıca biz de fay hattı üretmede mahiriz. Besteye itiraz varsa, farklılıkları orkestra olarak yönetemezsiniz. 

Batı ise ortaya bir beste koyuyor ve herkesten buna uymasını istiyor. Burada itiraz yok mu, var, ama bunlar zayıf sazlar, uyanlar güçlü sazlar. Dolayısıyla farklılıkların üzerini rahatlıkla örtebiliyorlar. Bu sebeple Doğu toplumlarında herkes saz çalar, orkestra kavramı gelişmemiştir. Farklılıkları örtüştürebilirseniz güç olursunuz. Selçuklu ve Osmanlı bunu başardıkları zaman küresel güç oldular. 

Batı’da çıkar noktasında sorunlar ve ciddi rekabetler var. Ezilen sınıflar ve işadamları hareketlerine bakarak bunu görmek mümkün. 

İran’da, Irak’ta, İslam ülkelerinde Allah’tan ki petrol bulundu da rahatlar, ya olmasaydı, ne yerlerdi? Batı için bir dünya laf söylüyoruz ama takdir etmek lazım ki çok çalışıyorlar, üretiyorlar, bilimsel altyapıya, veri tabanına sahipler. Biz kendi akademik personel ve bütçemizi, kendi sorunlarımızı çözecek bilimsel altyapıya dönüştüremiyor, kendi veri tabanımızı oluşturamıyoruz. 

Yabancıların kışkırtmalarına aldanan etnik unsurlarımız var, bunlar “Dünyaya katkın ne, kendine katkın ne, insanlığa katkın ne, vatana katkın ne” sorusuna bir cevap veremiyorlar. Bir takım hülyalar peşindesin ama ürettiğin hiçbir şey yoksa -ki yok- senden “alet”ten başka ne olur ki? 

Batı üretebildiği için “alet” olmuyor. Ekonomik bağımsızlığını, beceri bağımsızlığını, zihinsel bağımsızlığını kazanmış, üretebiliyor ve kendi hayatını kazanabiliyor. Bu sebeple de 18 yaşına gelmiş bir genç, rahatlıkla baba evini terk edip gidebiliyor, kendi hayatını kurabiliyor. 

Kitlelerinin çok çabuk provoke edilebilmeleri Doğu’nun temel sorunlarından biri. Batı da provoke edilebilir. Dünyada provoke edilemeyecek millet yoktur ama Doğu toplumlarını provoke etmek için bir birimlik enerji gerekirken Batı toplumlarını provoke etmek için 110 birimlik enerji gerekiyor. Yozlaşıyorlar ama yozlaşmalarına rağmen Batı toplumları hala güçlü. 

Perşembe günü devam edelim. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları

Olup bitenler 

25 Nisan 2018

24 Haziran seçimi

22 Nisan 2018

Arkeolojik ve antropolojik kavga 

21 Nisan 2018

Kehanetin takibi 

18 Nisan 2018

İsrail’in ömrü

15 Nisan 2018