yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

23 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Arama Motorları (3) 

Bakırköy-Taksim dolmuşundan inen Kemal, İstiklal Caddesi’nde yürümeye başladı ve biraz sonra pahalı kıyafetlerin satıldığı ünlü bir mağazanın önünde durdu. 1-2 dakika içinde buradan ayrılsaydı hiçbir şey olmayacaktı ama O hâlâ mağazanın önündeydi, bir kıyafetlere bir etiketlere bakarken, bir mekanizma sessizce çalışmaya başladı. Kullandığı “çok akıllı” telefonda yüklü GPS poğramı, ne zaman verdiğini hatırlayamayacağı izin sayesinde Kemal’in nerede olduğunu bankasına bildirdi. Bankası da kredi kartı bilgilerinden hareketle hoşlandığı yemekten, düzenli alışveriş yaptığı marketler zincirinden, bugüne kadar satın aldığı kitapları ve tabii hesabında para olup olmadığını da zaten biliyordu. 

Pek fazla parası olmayan Kemal, mağazanın önünden ayrılacaktı ki tam o anda telefonuna bir mesaj düştü. Bankası gönderdiği mesaja “evet” diye yanıt vermesi halinde Kemal’e çok uygun faizle kredi açmayı öneriyor hem de önünde bulunduğu mağazadan % 25 indirim müjdeliyordu. 

Kemal bir sağına baktı, bir soluna, keyifle gülümsedi, “Hızır herhalde buralarda, Allah’ın çok sevgili bir kuluyum galiba” deyip mağazaya daldı, ellerinde torbalarla çıktı. Ortada “Hızır” filan yoktu, Kemal algoritmaların tuzağına düşmüştü! GSM şirketi, Kemal’in yerini bankasına bildirmiş, banka da, mağazayı arayıp, “bir müşteri kapında vitrine bakınıp duruyor, ama parası yok, ben kredi açayım, sen de iskonto yap, bu balığı kaçırmayalım” demiş ve Kemal yakalanmıştı. 

Bankalar ve büyük alışveriş merkezleri, artık müşterilerini, tatile çıkmayan, tuvalete ve yemeğe gitmeyen, uyumayan, hastalanmayan, ek mesai ücreti istemeyen, kapris yapmayan, çıkan yemekleri beğenmemezlik etmeyen akıllı algoritmaları kullanarak yakından takip ediyor. 

Bedelini ödedikten sonra her şirket için algoritma üreten firmalar var. Çoğu şirket, algoritmaları kullandıklarını gizliyor. Algoritmalar, “arabama hangi marka lastik alayım” şeklinde yapılan sohbeti, ya da internette yapılan aramaları ilgili şirketlerle paylaşıyor, daha doğrusu şahsı pazarlıyor ve bir süre sonra o şahsın bilgisayarına ya da telefonuna otomobil lastiği reklamları düşmeye başlıyor. 

Pek çok ülkenin büyük telekomünikasyon firmaları bu algoritmaları kullanıyor, kullanıcıların bulunduğu yere göre pazarlama yapıyor. “Gerçek zamanlı pazarlama sistemi kullanılarak yollanan bu teklifler, geleneksel yolla yollanan tekliflerden on kat daha fazla olumlu dönüş alıyor.” 

Bazı iş adamları da algoritmaları büyük kararlar alırken birer danışman olarak kullanıyor. Algoritmanın testinden geçen düşünceler/ürünler, değerlendirmeye uygun bulunuyor. 

Pijama-Terlik-Televizyon üçgeninin yerini, GSM Şirketi-Banka-AVM üçgeni çoktan aldı. 

Perşembe günü devam edelim. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları

Suud’da Olanlar (4)

15 Kasım 2017

Suud’da Olanlar (3) 

12 Kasım 2017

Suud’da olanlar (2) 

11 Kasım 2017

Suud’da Olanlar (1) 

08 Kasım 2017

At, Avrat, Silah (4) 

05 Kasım 2017