YAZARLAR

'Tek Başına Dans' ile aralanan koca bir dünya!

O'nun adını 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde duydum.

Bir sohbet sırasında TMC'nin sahibi Mustafa Karahan'ın övgüyle bahsetmesinden sonra benimde dikkatim "Tek Başına Dans" belgeseli  çeken ve yaşamını Almanya'da sürdüren genç yönetmen Birnur Pilavcı'ya yöneldi.

ZOR OLANI YAPTI

Mustafa Karahan, yapım firması TMC'nin belgesel dalında Altın Portakal'da aynı kulvarda yarıştığı, genç yönetmen Birnur Pilavcı'ya övgüler dizmesi sıradan bir davranış değildi. Yıllardır tanıdığım usta yapımcı zor beğenen bir yapıya sahip.

İlk fırsatta "Tek Başına Dans" belgeselini izledim.

Belgesel, Birnur Pilavcı'nın ilk filmi. Daha doğrusu aynı zamanda okul bitirme tezi olarak çekmiş.

Nevşehir'den, Almanya'ya göç eden, orada çalışmaya başlayan Pilavcı Ailesi, içinde şiddetli geçimsizlik, alkol ve dayağın olduğu dramla paramparça olmuş...

Şimdi 'Ne var bunda, her yerde parçalanmış aileler, hayatlar var' dediğinizi duyar gibiyim.

Sıkı durun! Ailenin dağılma nedenleri arasında bir babanın çocuğuna karşı 'cinsel istismar', yani 'ensest' iddiası da var.

Yediği dayak sonucu hastanelik olan ve Alman makamları tarafından himaye altına alınan, 10 yıl ailesinden uzak kalan Birnur, tıpkı kaybolmuş "Puzzle" parçaları gibi, ailesini bulmaya, onlarla konuşmaya, dahası dağılmanın gerçek itiraflarını alıp 'filme çekmeye' karar vermiş.

Yani, hem ailenizle yüzleşeceksiniz hem de içinde ciddi 'itiraf ve itham'ların olduğu aile sırlarını geniş kitlelerle paylaşacaksınız!

İşte, Birnur Pilavcı'nın zoru başarması bu kararında yatıyor.

Dediğini de yapıyor nitekim. Ağabeyi, ablası, annesi ile konuşmak için ikna turlarına çıkıyor. Zaman zaman 'kapılar yüzüne' kapanıyor ama genç yönetmen, yılmıyor, vaz geçmiyor.

Baba hariç, bütün ailesiyle Bulgaristan'da "Yüz yüze" itirafler için buluşuyor. Önce genç yaşta hapislerde yatan, feleğin binbir çemberinden geçen ağabey konuşuyor. Onu, 'babası tarafından ensest'e zorlanan ablası ve onları dünyaya getiren annesinin itirafları  izliyor. Kelimeler, bağrışmalar, tansiyon had safhada. Film kopacak gibi sanki. Herkes birbirini suçluyor. Topu birbirine atıyor ailenin dağılması konusunda itiraflarda bulunurken.

Finalde, Ailesine şiddet uyguladıktan sonra hapiste yatan ve sonrasında  Almanya'dan sınır dışı edilen, her şeyin düğümlendiği baba var tabi ki. Birnur, "Puzzle"ın son taşını da büyük fotoğrafa oturmaya kararlı.

On yıldır görmediği, babasıyla da konuşmak için  Nevşehir'in yolunu tutuyor.

Binlerce kilometrelik yol kat ettikten sonra, bir adım önünde bulunan, arabadan bir süre baktığı ve kendisini kahve önünde bekleyen babasına gitmek genç Birnur'a "Sırat Köprüsü'nden geçmek gibi" geliyor.

Ve baba ile beklenen "kucaklaşma" sahnesi yaşanıyor. Aile bireylerinin itiraflarının yer aldığı görüntüleri babasına izletiyor Birnur. Duygular, belirli-belisiz. İfadeler, zaman aşımına uğramış gibi. Ama olsun diyor Pilavcı. Yolun sonuna kadar geldiğini göre, "Aklındaki o soruları" mutlaka babasına sormak istiyor.

"Ailenin dağılmasının sebebi o muydu? Ablasına cinsel istismarda bulunmuş muydu?'

Yeniden evlenen, çocukları olan babasını Nevşehir'e bakan hakim tepede bu duygularla sorguluyor genç Birnur.

"Ensest" için, "Annen de, ablan da bana iftira atıyorlar" diyor babası...

Annesinin sözleri, ablasının haykırışları çınlıyor kulaklarında.

Bunları kendisine sora kızına sarılıp soruyor babası: "Şimdi sana böyle sarılıp, böyle sevmem suç mu?"

Birnur'un aradığı soruların yanıtı bu muydu? Ailenin diğer bireylerinin bu dağılmada rolü ve kusuru var mıydı?

Baba gerçekleri mi konuşuyordu, üstünü mü örtüyordu bilinmez ama...

Ben de 'Tek Başına Dans'ı izlerken, tıpkı sevgili Mustafa Karahan gibi donup kalıyorum.

Antalya Altın Portakal Belgesel jürisinin, çok cesur bulduğu hatta bu çalışmasını Altın Portakal ile ödüllendirdiği Birnur  Pilavcı'yı ben de gördüğüm ilk anda kutladım.

Çok kısa olmasa da kendisiyle sohbet etme fırsatımız oldu.

Yaşadıkları onda derin izler bırakmış. Ama, bilgi, yetenek ve sinemaya olan tutkusuyla bu izleri zor da olsa silme çabasında,

Aldığı ödüller bunu kanıtı...

Ben bu satırları yazarken bir ödül haberi daha verdi genç yönetmen Birnur Pilavcı.

Romanya'da yapılan 20. Astra Belgesel Film Festival'inde, "Tek Başına Dans" belgeseliyle bir ödül daha almıştı.

Nurettin Soydan Diğer Yazıları