YAZARLAR

Açlık ve Yakınlaşma

Bir kurban bayramını daha geride bıraktık, seneye tekrar kimler kavuşur onu ancak Allah bilir. Kurban kelime anlamı ile bakıldığında Arapça kelime kökeni ve Farsça eki ile birlikte yakınlaşma, yaklaşma demektir. İİslami açıdan ele alındığında ise Allah’a yaklaşmak demektir. Allah’a yaklaşmak için dünyadaki en değerli varlıklarından fedakarlık edebilmek demektir. Bugün Allah’a yakınlaşmak için yaptıklarımız Hz. İbrahim’in feda edeceği oğlu İsmail için inen koçun devamıdır. Kestiklerimiz, yalnızca kendimiz tüketelim diye değil, ihtiyaç sahipleri ile paylaşalım onlarla yakınlaşıp dertlerine bir nebze de olsa  derman olalım diyedir. Oruç da öyle değil midir, ya zekat? İmkanı olanın olmayana verdiği, iki tarafın birbirine yakınlaştığı günlerdir kurban bayramları. Sadece Türkiye’de bu yıl kurban edilen hayvanların sayısı yüzden fazla ülkenin yetiştirdiği hayvan sayısından fazladır ki varın tüm İslam alemindeki sayıyı siz düşünün. Peki durum böyleyken 4 günlük kurban bayramında dünyada kaç kişi açlıktan öldü dersiniz… Bu bayram dünya üzerinde yaklaşık 90bin kişi açlıktan öldü. Rakam değil yok olan; insan, can… Dünyada her 4 saniyede 1 insan açlıktan hayatını kaybediyor ve 800milyonun üzerinde insan aç yaşıyor. Bu insanları doyurmanın, ölümlerin önüne geçmenin bedeli ise yıllık 30milyar ile 50milyar dolar arası. Çok gibi gözükmesin gözünüze, 800milyon aç insana karşılık dünyada ki bir adamın tek başına serveti 125milyar doların üzerinde. Dünyanın en zengin 10 adamının serveti 700milyar doları geçiyor. Yani 800milyon insanın 25 sene aç kalmasının bedeli 10 insanın kişisel serveti. Hepsi bir yana obezite ile mücadelenin  dünyaya yıllık maliyeti 2tirilyon dolardan fazla.  Dünyada 50’ye yakın  ülkede açlık sorunu yaşanırken her yıl çöpe atılan gıdanın değeri ise 750milyar doları buluyor. Dünyada hal böyleyken ve buna sebebiyet de batılı ülkelerin yıllarca bugün açlık çeken ülkelerin kaynaklarını sömürmeleri iken Müslüman dünyası ne yapıyor? Kur’an-ı Kerim’deki onca hükme, “komşusu açken tok yatan bizden değildir”  hadisi şerifine uygun yaşanıyor mu acaba? Sudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Brunei Sultanlığı, Katar gibi dünyanın en zengin ülkeleri arasında bulunan Müslüman devletler, başta din kardeşlerinin ve sonrasında açlıkla karşı karşıya olan diğer insanların açlığını kendine ne kadar dert ediyor, buna bir çare düşünüyor mu? Kurban kesmenin sadece kan akıtmaktan ibaret olduğunu düşünen bir hal mi aldık yoksa. Öyle ya, Hac görevini yerine getirmek için Sudi Arabistan’a giden milyonlarca Müslümanın ve halkın kestiği kurbana rağmen sınır komşusu Yemen’de 20milyon insan açlık çekiyorsa ortada bir yanlış var demektir. Gereksiz yere bir cana kıymanın, zevk için avlanmanın günah olduğu, beslenme ihtiyacı dışında hayvanların kesilmesinin yasak olduğu hatırlandığında kesilen bu kurbanlar ne oluyor, kimi kime yaklaştırıyor ve gerçek manasını buluyor mu?

 Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen Türk insanı, Kızılay, Diyanet Vakfı ve yardım kuruluşları aracılığı ile;  Suriye, Irak, Filistin, Yemen, Arakan, Somali  başta olmak üzere “Kurbanını paylaş kardeşinle yakınlaş” diyerek çıktığı yolda onlarca ülkeye el uzatıyor.  Siyasi arenada bize “Müslümanlık öğretmeye çalışan ülkelerin” karşısında aslında örnek almaları gereken bir Türkiye var. Bu durum bile dünyadaki mazlum milletler için Türkiye’nin neden güçlü bir şekilde ayakta durması gerektiğine en güzel örneklerden birini teşkil ediyor. Büyük ve güçlü bir Türkiye olarak tüm Müslüman dünyasının geçmiş bayramı kutlu olsun diyoruz.  

 

Mustafa Yılmaz Diğer Yazıları

Eğitim mi, Öğretim mi ?

21 Eylül 2018

Kağıt Parçası

14 Eylül 2018

İzmir’in kurtuluşu ulusun kurtuluşudur

07 Eylül 2018

Teşekkürler TRT

31 Ağustos 2018

Halkın Dilinden

17 Ağustos 2018