yazarresmi
Memiş Hoca Memişce

memisce@gunes.com

11 Ocak 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Birlikte yaşamaları mümkün değil 

Yaklaşık iki yıldır süren Kıbrıs müzakeresinin sonuna gelinmekte. İsviçre'nin Cenevre kentinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Rum yönetimi liderleri görüşmeye başlarken, perşembe günü ise, 3 garantör ülke, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin katılacağı 5'li zirve ile karar sürecine girilecek. Eğer Türkiye'nin garantörlüğü ve Kuzey Kıbrıs'taki Türk askerinin akıbetinin belirleneceği zirveden anlaşma çıkarsa, KKTC ve Rum yönetimi federal bir çatı altında birleşecek. Tabi böyle bir karar sonrasında Kıbrıs'ın her iki tarafında referanduma gidilecek. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, toplantı öncesi yaptığı açıklamada görüşmelerde  taviz vermeyeceğini ve Rumlar'ın Kıbrıslı Türkler'in siyasal eşitliğini kabul etmesi gerektiğini söyleyerek, “Biz Kıbrıs'lı Türkler olarak Güney Kıbrıs'a yama olmayız” dedi. 

Rumlara güvenmiyorum 

Sevgili okuyucularım bende derim ki; Sakın gevşemeyin ve işi sıkı tutun. Eğer işi sıkı tutmaz iseniz işte o zaman 'yandım Allah' dersiniz. Çünkü Rumlar'a ve Rumlar'ın arkasındakilere güvenmiyorum. Hele hele bu anlaşmada Türkiye'nin garantörlüğünü bitirip, Türk askerini adadan çıkarmak söz konusu olursa, kelimenin tam anlamıyla 'yandım Allah' feryadı semalarda duyulur. O zaman Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkesi olan Rumlar'a müdehalesi nasıl olabilir? Yani Türkiye 1974'te olduğu gibi Kıbrıslı Türkler'in imdadına hemen yetişemeyebilir. Diyelim ki hadi Cenevre'de anlaşmaya varıldı Rum ve Kıbrıslı Türkler aynı çatı altında yaşamaya başladı. Aynı çatının altında ne kadar huzur içinde yaşayabilirler? 

Sırpların yaptıığı katliam gibi 

Rumlar Türkler'i her şeyden yoksun bırakmak ve Kıbrıs'tan kovmak için elinden geleni yapmayacak mı? Peki Avrupa Birliği'ne üye olan Rumlar, Sırplar'ın Müslümanlar'a yaptığı katliamların benzerini yapmayacağının garantisi var mı? Şimdi bazıları, “Ama hocam sende çok karamsarsın, Avrupa Kıbrıs'lı Türklere soykırım ve katliam yapılmasına müsade eder mi hiç” diyebilir? Müsade ederler efendim müsade ederler. Avrupa ne zaman bügüne kadar ezilen, mazlum Müslümanlar'ın yanında yer aldı. Sırplar'ın soykırımına, katliamına  destek olan Avrupa değil miydi? 10 binlerce Müslüman'ı Sırp askerlerine teslim eden Birleşmiş Milletler'de görevli Hollandalı askerler değil miydi? Sözü fazla uzatmadan içimdeki tedirginlikleri dile getirerek tekrar derim ki. Kuzey Kıbrıs'ta Türkiye'nin garantörlüğü devam etmeli ve Türk askeri Kıbrıslı kardeşlerimizin güvenliği için Kıbrıs'ta kalmalıdır. Ayrıca Kıbrıs Türkiye için stratejik olarak çok önemlidir. Türkiye'nin Kıbrıs açıklarında yeraltı zenginliklerinden de yararlanmalıdır. Ne diyeyim CENAB-I ALLAH HER İKİ TARAF İÇİN HAYIRLISI NE İSE ONU NASİP ETSİN. ALLAH DÜNYADAKİ TÜM MÜSLÜMANLAR'I ŞERLERİN ŞERRİNDEN KORUSUN. ALLAH GÜZELİM ÜLKEMİZİ DAİMA SONDUZA KADAR VAR ETSİN. ALLAH DEVLETİMİZE, MİLLETİMİZE, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE ZEVAL VERMESİN, AMİN.