• Bist 100
    108869
  • Dolar
    5,7839
  • Euro
    6,3981
  • Altın
    271,9320
İstanbul
11 / 14
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Mücadele adamı hep yaşayacak

KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, her türlü   tehlikeye ve olumsuzluğa rağmen ülkesini kurdu. Halka düşen görev ise, onun eserine sahip çıkmak olacak

Zor ve acılarla dolu yarım asırdan fazla bir zamanı, Kıbrıs Türkü'nün bağımsızlığı ve refahı için harcayan 'Kahraman Toros' Rauf Denktaş, 22 yıl KKTC Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. KKTC'nin ilan ediliş tarihi olan 1983, daha sonra 1990, 1995 ve 2000 yıllarında seçimlere girerek cumhurbaşkanı seçildi.  Dört dönem cumhurbaşkanlığı yapması, halkının ona karşı sevgi ve minnet duygusunun en belirgin göstergesiydi. Kıbrıs Adası'nda yaşayan ve 1963 yılından beri ayrı olan Türk ve Rum toplumunu 'iki kesimli tek devlet' bünyesinde birleştirmek için, dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan ve 'Annan planı' adı altında 24 Nisan 2004 tarihinde iki kesimde halk oylaması yapılmasına karar verildi.

ANNAN PLANINA HİÇ İNANMADI
1960 Antlaşmaları'yla kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, cumhurbaşkanı Makarios'un 1963'de Kıbrıs Türkleri'nin kazanılmış haklarını ellerinden alan anayasa değişikliği üzerine ayrılan iki toplum, pek çok kez tekrar bir araya getirilmeye çalışıldı, ancak başarılı olunamadı. 'Annan planı' birileri için yeni bir umut olabilirdi. Herkes bu plandan çok ümitliydi. Yalnız bir kişi hariç. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş... 50 yıldan fazla bir süre içinde, çok badireler atlatan ve halkının zararına olacak birçok kez masa başı oyununu bozan Kurt politikacı, referandumdan 'evet' çıksa dahi, bu planın başarıya ulaşamayacağına emindi. Çünkü bu planın içinde de, diğerlerinde olduğu gibi birçok tuzak vardı. Cumhurbaşkanı Denktaş; planın içerisinde değişmesi gereken, kabul edilemez olan ve zaman içerisinde Kıbrıslı Türkleri bir azınlık durumuna düşürecek çok şey olduğunu, takvimleme yapılmasının ve tarih sınırlaması getirilmesinin empoze anlamına geldiğini belirtti.

Fotoğrafçılığa çok meraklıydı
Rauf Denktaş; güçlüklerle ve önemli görevlerle dolu yaşamında 'fotoğrafçılık' hobisini -daha doğrusu aşkını- elden bırakmadı. En önemli toplantılarda bile onun elinde veya cebinde hep bir fotoğraf makinesi vardı. Konuştuğu kişilerin, röportaj verdiği medya mensuplarının birkaç fotoğrafını çekip, arşivine koyardı. Arada bir bu fotoğrafları, sahiplerine yollardı. (Oğlu Serdar Denktaş'ın açıklamasına göre; milyonlarca kareden oluşan bu arşiv halka açılacak.)  50'den fazla kitabı olan ve farklı ülkelerde fotoğraf sergileri açan Denktaş, aralarında Türk Dünyası hizmet ödülü, Atatürk Uluslararası Barış ödülü gibi birçok ödül aldı, 2005'te de Türkiye'de Üstün Hizmet Şeref Madalyası'na layık görüldü.

Eşi Aydın Denktaş kocasını anlatıyor

Rauf Denktaş'ın eşi Aydın Denktaş, yıllardır hep yalnız bir kadındı! Çünkü bu fedakar kadın, bir dava adamıyla evlenmişti. Aydın Hanım bir röportajında bunu şöyle anlatıyor: 'Aslında biz (Rauf) 1958'den beri iki ayrı insanız... Kendini milli davaya adadığı günden beri aramızda Kıbrıs var. Sonuçlandırmak için uğraşıyor, biliyorum ve bekliyorum...' Aydın Denktaş konuşmasına şöyle devam ediyor; Çocuklarım dünyaya geldiği zamanlarda olduğu gibi, kaybettiğimiz günlerde de  eşim yanımda değildi. O 'milli davanın' peşindeydi.' (Denktaş çifti, yıllar içinde 6 çocuğunun 3'ünü kaybetti)

Vasiyeti: 'Türkler Akritis Planı'nı çok iyi okusun'
Denktaş, bazı sohbetlerinde şu sözlerle özlemini dile getirirdi: 'Ben gözlerimi kaparken, bağımsız bir KKTC görmek istiyorum.'Korkusunu ise; 'Bir dönem Osmanlı toprağı olan Girit'in gidişi gibi bir korku duyuyorum. Kıbrıs'ta, Girit gibi gidebilir. Kıbrıs konusunda Avrupa Birliği (AB), Türkiye'ye baskı yapıyor. Bu kabul edilemez.'

ÖLÜMÜMDEN SONRA
Kıbrıs Cumhuriyetini tıpkı Enosis gibi Yunanistan ile birleştirmeyi amaçlayan Akritas Planı'nı okumasıydı.  Denktaş; 'Türk olan herkes Akritas planını okusun, mücadelemizin nedenini anlasın.' Hatta bununla ilgili olarak, röportajı verdiği Cumhuriyet Gazetesi Temsilcisi'ne, 'Bunu not edin, ölümümden sonra Türk halkına duyurun' demişti..

Annan planına Türkler 'Evet' dedi
Referandumu; ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) destekliyordu. Dünyanın soluğunu tutarak sonucunu beklediği Kıbrıs'ın iki yakasındaki referandumun sonucu herkesi şaşırttı. Kıbrıs Rum kesiminde; katılım yüzde 88, 'Evet' yüzde 24.17, 'Hayır' 75.83, Türk kesiminde ise; katılım yüzde 87, 'Evet' 64.90, 'Hayır' ise 35.09 çıktı.
Bu sonuçlar birçok kişiyi şaşırtmıştı. Birincisi; Rumlar'dan herkes 'Evet' bekleniyordu. İkincisi ise; Türkler'den bu kadar yüksek bir oranda bir 'Evet' beklenmiyordu. Hatta birçok kişi 'Hayır'ın çok çıkacağına inanıyordu.  Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Rum kesimi AB üyesi yapıldı.

Kurtlar Vadisi'nde oynadı

Rauf Denktaş'ı tanıyanlar, onun emekliliğinde de boş durmayacağını biliyordu. O da böyle düşünenleri yanıltmadı. KKTC'ye karşı dünyanın yaptığı haksızlıkları onferanslarla anlattı. Bununla da yetinmeyip; Kurtlar Vadisi dizisinde oynadı. Denktaş; 'Kurtlar Vadisi'nin teklifini oyuncu olarak değil, Cumhurbaşkanı Denktaş olarak memnuniyetle kabul ettim. Basında yer almayan gerçekleri Kurtlar Vadisi'nde anlattım.  Sizin haklarınız yenmesin, size zarar gelmesin diye' gerekirse kurdun inine de girerim' diye açıkladı.

Akritas Planı nedir?
Yunanistan'daki Patris gazetesinde yayınlanan Akritas Planı'na göre; Türk halkı ani bir saldırı ile yok edilecek ve ada Yunanistan'a bağlanacaktı. Planın hazırlayıcıları arasında; AKRİTAS kod adlı İçişleri Bakanı Yorgacis, Rum Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios, Meclis Başkanı Glafkos Klerides (daha sonra Rum yönetimi lideri seçildi) yanında, 16 Şubat 2003 tarihinde Rum Yönetimi Başkanlığı'na seçilen Tasos Papadopulos gibi isimler de bulunmaktaydı. 21 Aralık 1963'te EOKA, Akritas Planı'nın silahlı eylem safhasını uygulamaya koydu. 'Kanlı Noel adı verilen bu haftada Rumlar, yüzlerce Türk'ü öldürdü, binlercesini yaraladı.

Kubilay Çelik Diğer Yazıları