YAZARLAR

Obama’nın "islamcı" çocukları öksüz 

Obama’nın iktidardan düşmesi tüm dünyada küreselciliğin de bitmesi demektir. Artık ekonomi de strateji de küresel planda değil milletlerin öz çıkarları açısından düşünülecektir. Bu durumdan en çok rahatsız olanların başında da ABD’nin 1979 Afganistan iç savaşından beri tepe tepe kullandığı o çakma “İslamcılar” geliyor. 

 

ABD hizmeti 

 

ABD’nin küreselci dünya stratejisi İslam’ı istismar temeline oturmuştu. Bu coğrafyada Amerikan işbirlikçileri kimi zaman komünizme, kimi zaman milliyetçi “diktatörlere”, kimi zaman mezhep düşmanı saydıkları milislere karşı mücadele verdiklerini söylemekteydiler. Ama asıl işlevleri Bushlara, Clintonlara, Obamalara hizmetti. 
ABD, Afganistan’da kendi hesabına çalışan bir terör örgütü kurarak, Arap petrolü parasıyla o ülkeyi kana buladı. İşbirlikçiler aynı dönemde kendi çarpık İslam anlayışlarıyla İran’la Irak’ı savaştırmayı ve her iki tarafta da istismarın dibine vurmayı başardılar. 

 

ABD’nin Irak’ı bölme planlarına tuzu alıp koştular, sonunda ortada sadece yakılıp yıkılmış bir ülke, bölünmüş topraklar kaldı. Daha o zaman merhum Muammer Kaddafi onları uyarmıştı, “Bugün Saddam’a yapılanlar yarın size de yapılacak” şeklinde konuşmuştu, bir alay iftira ve küfürle cevap verdiler. 

 

Terör şantajı 

 

Dünya 21’inci yüzyıla girerken Amerikan küreselcileri 20 yıl önce Afganistan’da kullandıkları ekibi bu kez 11 Eylül’de görevlendirdiler. Bu bahaneyle dünyada hukuku ve demokrasiyi ortadan kaldırıp egemenliğin tam anlamıyla küreselci çeteye devredilmesini sağladılar. CIA tarafından yaratılmış hayali bir terör tehlikesiyle insanları korkutmaya küreselci diktayı dünyanın her ülkesine yaymaya giriştiler. 

 

Tıpkı efendileri olan CIA’nın düşünce kuruluşları gibi İslam ülkelerindeki işbirlikçiler de terörden Müslümanlar içindeki aşırılığın sorumlu olduğunu vaaz ettiler. Dinler arası diyalog ve teröre karşı işbirliği konularında propaganda yaparak Müslüman dünyasını suçlu göstermeye ve köleleştirmeye çalıştılar. 
ABD’nin “İslamcı” kılıklı küreselci etki unsurları İslamofobiyi “yani İslam’dan ürkme” sözcüğünü istismar ettiler, Batı’yı “ürkütmeme” görevinin de Müslümanlara ait olduğunu yinelediler.  

 

Her cins CIA unsuru 

 

Tüm İslam dünyasında Batı uşaklığında sapkınlığın şampiyonu tabii ki ABD’nin stratejik müttefiki olan Türkiye’deki FETÖ örgütüydü. Ama İslam dünyasında FETÖ ya da NATO kafalı insanların sayısı oldukça fazlaydı. İngiliz ekolü mü dersiniz, “Angela Ablacılar” mı dersiniz, hepsi bol bol mevcuttu. Ortadoğu 100 yıl önce kendisinin Müslüman olduğunu iddia edip bazı Araplara Kâbe’de namaz kıldıran bir İngiliz Lawrence görmüştü. 2008’de aynı Lawrence bu kez hem de ABD Başkanı Obama olarak ortaya çıktı ve İslam’ın kökünü kazımaya yemin etti. Bu işte de en büyük yardımcı yine küreselci, vatansız-milletsiz “İslamcılar” oldu. 

 

Bu nerede doğduğu, nereden geldiği tartışmalı Obama için “adı Hüseyin” diye konuştular, “sizi kurtaracak” dediler, dünya Müslümanları son derece iyi niyetli ve herkesi kendileri gibi dürüst sandıklarından bu yalancılara inananlar çok oldu. Barak Hüseyin, Arap Baharı ilan etti, CIA’nın işbirlikçileri Müslümanları “demokrasi için Cihada” çağırdılar, sanki ABD ile ortak bir “cihat” mümkünmüş gibi.   

 

15 Temmuz dönemeci 

 

Sonuçta bu stratejik derinliğin katkısıyla 7 İslam ülkesi işgal edilmiş, 14’ü bombalanmış oldu. Milyonlarca insan öldü, on milyonlarca insan yerini yurdunu terk etti. Ama İslam dünyasında direniş de sürüyordu, birbiri ardından ülkeler uyanmaya, ABD’ye karşı önlemler almaya başladılar 
Küreselcilerin bu durumda en son çaresi Türkiye ile Rusya’yı çatıştırmak, arkasından bölgeyi belki de bir nükleer felakete sürüklemekti, bu şekilde Müslümanların kökü iyice kazınmış olacaktı. Çünkü İslam coğrafyası demek, Türkiye demekti. Türkiye’yi düşürmeden İslam’ı yıkmak mümkün değildi. Türkiyesiz İslam diyenler ise ancak Amerika’ya hizmet edenlerdi. 
Ne var ki Erdoğan liderliğindeki Türkiye artık eski Türkiye değildi, üstelik ABD’nin “Ankara’da adamları” da kalmamıştı. İşte bunun üzerine 15 Temmuz’da İncirlik merkezli bir ABD işgal hareketi düzenlendi ama Erdoğan’ın işaretiyle ayaklanan Türkiye halkı CİA unsuru darbecileri ezdi. 

 

İşleri bitti 

 

Küreselciler Ortadoğu’ya yönelik planlarını gerçekleştiremeyince, Rusya stratejileri de bozuldu. Sonunda kendi anavatanlarında da mevzi kaybedip Brexit’le ve Trump’ın gelişiyle devrilip gittiler. ABD’nin yeni liderliği küreselci stratejiyi bırakıp, “önce Amerika” çizgisine geçince Müslüman coğrafyasındaki “İslamcı” işbirlikçilerine de ihtiyaçları kalmadı. Onlara tekmeyi bastılar, Irak’ta son 20 yılda ABD’ye ajanlık yapmış olan Arap ve Kürt 50 bin kişinin, Suriye’deki “Arap Baharı çiçeklerinin”, Yemenli paralı askerlerin, İranlı işbirlikçilerin ve benzerlerinin hortumlarını ve olanaklarını kestiler. Soros medyasının insanları kışkırtması ise temelsizdi, Tayland’ın son iki haftada artan turizm gelirleri ABD’ye gidemeyenlerin iyi eğlendiğini kanıtladı. 

 

Şimdi de Türkiye’deki Lawrence bozmaları Obama’nın gidişiyle öksüz kalmalarına ağlıyorlar, yıllardır Amerikan yandaşlığı yapanlar kendilerini kovalayan Trump’a sitem ediyorlar, hem de kimisi oturduğu Trump Tower’den. Bunlar daha iyi günleri, ABD yanlısı “İslamcılığın” FETÖ’cüsü de, liberali de, İngiliz ve Alman ekolü de, teröristi de her türlü renk ve çizgisi bitmiştir, kapı açık, istenmiyorlar artık.