YAZARLAR

Altın bu seviyesinden alınır mı, satılır mı? 

Altın fiyatlarının yükselmesi yastık altı birikimlerin çıkmasına neden oldu... 

ABD’nin Türkiye’ye başlattığı ekonomik saldırılar, sadece döviz kurlarının değil altının gram fiyatında da tarihi zirvelerin test edilmesine neden oldu. Altının gram fiyatı, 13 Ağustos’da 280.8 liraya yükselerek rekor kırdı. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDKK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) attığı adımlarla düşüş trendine giren dolar/TL kuru ve altının ons fiyatında yaşanan düşüşlerin etkisiyle altının gram fiyatının 215.5 liraya kadar gerilediğini gördük. Altının gram fiyatı, yıl başından bu yana yatırımcısına yüzde 44 getiri sağladı. 

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Döviz ve altınlarınızı bozdurun” çağrısı üzerine vatandaş, hem Başkan Erdoğan’ın çağrısına destek vermek hem de yüksek kurların satış için iyi bir fırsat olduğunu düşündükleri için döviz ve altınlarını TL’ye çevirdiklerini gözlemledik. Yurtiçi piyasalarda iki hafta boyunca TL sıkışıklığı yaşandığını söyleyebiliriz. Ben, piyasalarda yaşanan bu tür olayların kısa vade için normal olduğunu düşünüyorum. Çünkü döviz kurlarının ve altının gram fiyatının kısa süre içinde aşarı değer kazanması, yükselişlerin tatil sezonuna ve Kurban Bayramı öncesine denk gelmesi yatırımcıların aynı anda TL talebini artırmasına neden oldu. 

Aynı anda TL talebinin artmasına piyasaların hazırlıksız yakalandığını söyleyebiliriz. Yastık altından çıkan döviz ve altınlar, piyasalarda hareketliliğe neden oldu. Ne bankalar ne de esnaflar, iki hafta önce vatandaşa nakit TL yetiştiremedi. Ağustos ayını “2015’den bu yana TL talebinin en çok yaşandığı, yastık altı birikimlerin de en çok çıktığı bir ay” olarak değerlendiriyorum. Altının gram fiyatının yıl sonuna kadar geniş bant aralığında kalmaya devam edeceğini tahmin ediyorum. Teknik olarak 190-290 lira bant aralığı geçerliliğini koruyor. Çünkü ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye karşı başlattığı ekonomik saldırının nedenini ABD’de 6 Kasım’da yapılacak olan ara seçimlere yönelik bir kampanyaya bağladığımı, Trump’ın olumsuz ve tutarsız açıklamalarını yıl sonuna kadar sürdürebileceğini öngörüyorum. 

Diğer yandan ticaret savaşlarının etkisi başta olmak üzere küresel piyasalarda yeni bir finansal kriz başlayabileceğini, Ortadoğu’da tekrar savaş senaryolarının konuşulmaya başlanabileceğini, Türkiye’nin Suriye’de yeni operasyonlar yapabileceğini düşünüyorum. Bu nedenler yurt içi piyasalarda dolar/TL kurunda düşüşlerin sınırlı kalmasına neden olabilir. Dolar/TL kurundan destek alan altının gram fiyatı, yükselişlerini sürdürebilir. Yükselişlerde 290 lira seviyesini direnç seviyesi olarak takip edeceğim. ABD-Türkiye ilişkilerinde sürpriz bir gelişme yaşanır ve normalleşme süreci başlarsa yurt içi piyasalarda rüzgar tersine dönebilir, döviz kurlarında sert düşüşler yaşanır. 

O zaman altının gram fiyatındaki düşüş trendi 190 lira seviyesine kadar sürebilir. Toparlayacak olursam alım için bekleyenlerin yıl sonuna kadar beklemelerini, satmak için bekleyenlerin ise bir süre daha beklemelerini önerebilirim. Yani 190-290 lira aralığını göz önünde bulundurduğumuzda “Bu fiyatlardan altın ne alınır nede satılır. Alacak olan da satacak olan da beklemeli!”  Altının ons fiyatı ise Ağustos ayında 4 Ocak 2017’den bu yana en düşük seviyesi olan 1.160 dolar seviyesine geriledi. Ağustos ayında altının gram fiyatının en yüksek, altının ons fiyatının ise en düşük seviyesini test ettiğini gördük. Biz, Ağustos ayı boyunca yatırımcısına 1.200 dolar seviyesinin altına sarkan altının ons fiyatının çok iyi alım fırsatları sunduğunu sık sık belirttim. Aynı öngörüm devam ettiğini, 1.250-1.200 dolar aralığının bile yatırımcısına iyi alım fırsatları sunduğunu anımsatmak isterim. Bu öngörüm nedenlerini şöyle sıralayabilirim: 

Donald Trump’ın korumacı tavrı hem siyasi geleceğini hem de ABD ekonomisini olumsuz yönde etkileyebilir. 

Ondan sebep dolar varlıklarında beklediğimiz sert düşüşler, emtia fiyatlarını olumlu yönde destekleyebilir. 

Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı belirsizliğini koruyor. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’i eleştirmesi, Fed tutanaklarında FOMC üyelerinin faiz kararı konusunda görüş ayrılıklarının hissedilmesi faiz artırım kararlarını etkileyebilir. Fed’in Eylül ayı toplantısında güvercin tonda açıklama yapma olasılığı yatırımcıların altın talebini artırabilir. 

Suriye’de jeopolitik risklerin yeniden artma ihtimali, güvenilir liman olarak altının tercih edilmesine neden olabilir. 

Bu nedenler altının ons fiyatında tekrar yükselişlerin başlamasına neden olabilir. Yıl sonuna kadar 1.400-1.450 dolar seviyelerinin, 2019 yılında ise 1.800-2.000 dolar seviyelerinin test edilmesi benim için sürpriz olmayacaktır. Ancak kısa vadede yükselişlerin devamı için bazı direnç seviyelerinin hızlı bir şekilde kırılması gerekiyor. Kısa vade için direnç seviyelerimiz 1.217-1.237-1.270 ve 1.305 dolar seviyeleri. 

Düşüşlerde ise 1.195-1.190-1.185 ve 1.170 dolar seviyelerini destek seviyesi olarak takip edeceğim. 

Dolarınızı altınla takas ederseniz bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz..