YAZARLAR

Türkiye’de tasarruf (1) 

İnsanlar gelirini, ya tüketir ya da tasarruf yapar. Tasarruf yapmak için gelire ihtiyaç var, önce gelirimizi artırmalıyız ki tasarruf yapabilelim. Devlet ve hane halkının tasarrufları her ne kadar ayrı ayrı değerlendirilse de sonuç aynı 

 “Kazanan ülke oluyor.” 

Devlet, yapmış olduğu politikalarla yada kamu kurum ve kuruluşların tasarrufuyla ülke ekonomisine ciddi destek verebilir. Aynı durum hane halkı için de geçerlidir. Hane halkı, tasarruflarını yastık altında değil, kayıt içinde tutursa o tasarruflar ülkenin alım gücünü artırır. 

Her iki tarafın tasarrufu ülke ekonomisi için önem arz etmektedir. 

İki tür tasarruf var; 

1- Finans piyasasında yapılan tasarruf: 

Bireysel emeklilik, borsa, fon, gayrimenkul sertifikaları vs bunlardan bazıları. 

Bireyler finans içi tasarrufları çok tercih etmiyor. 

Mesela; yeni kalkınma planına göre geçen yıl hazırlanan raporlar her şeyi güzelce anlatıyor. 

Ancak denetim eksikliği ve bireyleri ikna etmede başarısız olunması işleri zorlaştırıyor. 

2- Yastık altı tasarruf: 

Bankaların mevduatında tutmadığımız evde, iş yerinde fiziki olarak biriktirdiğimiz döviz, TL ya da altınlar. 

Tasarruf araştırmalarında “Yatırım araçlarına göre dağılım“ şöyle: 

Bireysel Emeklilik Fonları.............%28 

TL Vadeli Hesap............................%23 

Yastık altı Altın ve Döviz...............%22 

Döviz Vadeli Hesap........................%9 

Bireysel emeklilikte devlet teşvikleri ağır bastığı için oranın yüksek olduğunu söyleyebiliriz. 

%25 devlet desteği fonlardaki durumu güçlendiriyor. 

Bu sonuçtan şunu çıkartabiliriz; 

“Hükümetin doğru ekonomi politikaları tasarrufa doğrudan destek veriyor.” 

TL’nin ya da dövizin vadeli hesapta kalmasının en önemli nedeni “ Enflasyon ve yüksek faiz.” 

Vatandaş uzun vadede TL’nin değer kaybettiğine inanmaya devam ediyor. 

Bu finansal okuryazarlıkta ülkenin halen değişmediğine işaret! 

Vatandaşa tasarruf sorulduğunda; 

Yeterli Gelirim yok.....................%75 

Borçlarım var..............................%11 

Tasarruf yapmak istemiyorum.....%4 

Başka yatırımlarım var................%3 

Tasarrufa ihtiyacım yok...............%3 

Olarak cevap vermişler. 

Yukarıda belirttiğim gibi önceliğimiz gelirimizi artırmak, hedef ve istek olmalı. 

Sonuçta iş bizde bitiyor... 

2016 yılında Tasarruf sahiplerinin oranı %16,7 iken 2017 yılında bu oran 13,8’e geriledi. 

Bana göre daha aşağılardayız. 

Çünkü konut alımları da tasarruf oranlarının içine dahil edildi. 

Halbuki tasarruf ve yatırım ayrı ayrı katagoride değerlendirilmesi lazım. 

Türkiye’de 2 Trilyon TL tasarruf olduğu belirtiliyor, milli gelire çok az olduğunu görüyoruz. 

Bunu 2015 yılı rakamlarıyla şöyle destekleyebilirim: 

Tasarruflar ve yatırım Milli gelire göre yüzdelik oranları şöyle: 

Uzakdoğu/ Pasifik..................%4,4 

Güney Asya............................%3,3 

Türkiye...................................%-4,9 

Dünya.....................................%1,5 

Perşembe günü “Tasarruf “ konusuna devam edeceğiz...