YAZARLAR

Terör devleti İsrail’in ekonomisi... 

Terörist devlet“ İsrail, 1948 yılından itibaren dünyanın nefretini kazanmaya devam ediyor. 

Gazze’de adeta katliam yapan İsrail, bu cüreti ekonomik güçten aldığını asla unutmamak gerek. 

8 milyon 500 bin nüfusa sahip olan ülke dünyanın en büyük askeri harcama yapan ülkelerinden biridir. 

Yani kurulduğu tarihten itibaren nüfusunu 10 kat artırarak intikam için büyüme devam ediyor. 

Ülke nüfusunun yüzde 74,8’i yahudi, 1 milyon 800 bin Arap ise nüfus içinde sayılıyor. 

Yahudilerin yüzde 75’i İsrail’de doğmuş. 

2016 yılı rakamlarına göre 195 bin çocuk dünyaya gelmiş, 47 bin kişi ölmüş. 

Ülkede 18 yaşını doldurmuş erkek ve bayanların askerlik yapma mecburiyeti var. 

Erkekler 36 ay, bayanlar ise 21 ay askerlik yapıyor. Milli gelirinin yüzde 6’sı askeri harcamalara gidiyor. 

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI), 2016 yılı raporuna göre 18 milyar dolar askeri harcama yaptığı açıklandı. 

Ekonomisinin büyümesindeki en büyük katkı “Büyük musevi sermayedarların“ desteği. 

Kişi başı milli gelir AB düzeyinde 35 bin doların üzerindedir. 

Yüksek sanayi ürünleri üretip, ihraç ederek Ortadoğu’nun en varlıklı ülkesi haline geldi. 

Dış ticarette bir numaralı partneri beklendiği gibi ABD.  İhracatının yüzde 30’unu ABD’ye yapıyor. İkinci olarak İngiltere sonrasında Belçika, Çin ve Hong Kong olarak devam ediyor. 

Almaya, İsveç ve Belçika en çok mal aldığı ülkeler. 

Türkiye-İsrail Dış Ticaret Değerleri rakamları 2017 ( Ocak-Ağustos ) dönemleri arasında şöyle : 

İhracat : 2.190,417 dolar 

İthalat  : 1.058,555 dolar 

Hacim  : 3.248,972 dolar 

Denge  : 1.131,862 dolar 

Bu rakamlardan yola çıktığımızda gördüğümüz tek gerçek “Yahudiler dostluğunu ticaretle güçlendiriyorlar.” 

Yani, Türkiye ile ticaret hacminin az olması tarafını bariz olarak ortaya koyuyor. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail Başkenti olarak tanıması kendini bağlar. 

Dünyada geçerliliği olmayan bu açıklamayla Trump, dünyanın dikkatini Ortadoğu’ya çekmek istiyor. 

Oğlu, damadı ve danışmanlarının ABD Senatosu’na ifade vermesini unutturmaya çalışıyor. 

Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki gücü giderek azalmaya devam ediyor. 

Ancak sonuç belli: TRUMP GİDİCİ! 

Biz ülke olarak güçlü olmaya mecburuz. 

Güçlü olmayı işimizi en güzel şekilde yaparak, çok çalışarak, üreterek, kısır tartışmalardan uzak yaşayarak, tasarruf ederek, karşımızdaki sorunları sadece düşman olarak değil rakip olarak değerlendirerek, dünyayı yakından takip ederek, geleceği güzel inşa ederek, gençlerimize yatırım yaparak, milli gelirimizi artırarak başarabiliriz. 

Her şeyin başlangıç noktası GÜÇ yani PARA. 

Kazanmak, değerlendirmek, akıllı ham maddeler yapmak bu dönemlerde çok önemli. 

İslam ülkelerinin sermayesi, ticareti, hayranlığı İsrail gibi ülkelerin üzerinde olmaya devam ederse çabalar sonuçsuz kalır... 

İslam Memiş Diğer Yazıları