yazarresmi
İslam Memiş

islammemis@gunes.com

10 Eylül 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Metal yorgunluğumuz ne olacak ? 

Siyasette metal yorgunluk çok tartışıldı, tartışılmaya da devam ediyor. 

Bence derdi hizmet olanlar, bugünlerde oldukça rahat ve işine bakmaya devam ediyor. 

Sonuçta siyaset gönüllü bir hizmetkarlık olduğu için kaygılanmanın da bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. 

Başarılı olan, milletin gönlünü kazanmış, partisini ve liderini yolda bırakmayan herkes emeğinin karşılığını muhakkak alacaktır... 

Metal yorgunluğundan dolayı teşkilatlarda görev değişikliği ve istifa haberleri gelmeye devam ediyor. 

Ancak bu haber akışlarına sanırım kendimizi biraz fazla kaptıyoruz ! 

Mesela; 

Son bir aydır sosyal medyadan herkes birbiriyle kavga etme, laf sokma, iftira atma, rencide etme yarışında olduklarını gözlemliyorum. 

Halbuki bir çoğu birbirini hiç tanımayan, eleştirdikleri, suçladıkları, istemediği kişilerle bardak çay dahil içmemiş kimseler. 

Teşkilatlarda hiç görev almamış, işleyişin nasıl olduğundan haberi olmayan bu kişiler sadece “LAF OLSUN DİYE” gereksiz kısır tartışmalara giriyorlar. 

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakın olan, seyahatlerinde onlara eşlik edenlere karşı da acayip bir hasetlik var. 

Yalan yanlış bir haber yapıldığında hemen “Bak gördün mü” diye başlayan, günlerce süren bir akıl tutulmasının içinde kalıyor. 

Halbuki kişi sadece kendi işine odaklansa, kendi işini en iyi şekilde yapma yarışında olsa, kendi imkanlarına baksa, kendi eğitimine baksa bence daha çok mutlu olur. 

Enerjisini boş yere harcamayan, kendi işine odaklanmış, kafasını elindeki telefondan kaldırıp hayatın tadını çıkaranlar çok daha mutlu. 

Sosyal medyadan gereksiz kısır tartışmaların içinde olanların büyük bir çoğunluğu eminim ki parti il, ilçe, mahalle teşkilatlarına gidip bu konuları orda konuşmamıştır. 

Beğenmediği, istemediği icraatları veya kişileri gidip gerekli yerlerde gerekli kişilerle tartışmamıştır. 

Sanırım İl,İlçe,Mahalle teşkilatlarının nerede olduklarını dahi bilmiyorlardır. 

Şimdi diyeceksiniz ki bu konuların ekonomiyle ne alakası var ? 

- En değerli şey olan VAKİT GEREKSİZ YERE HARCANIYOR. 

- Sosyal medyadan başkalarına cevap yetiştireceğim diye İŞLER İHMAL EDİLİYOR. 

- Çalışanlar PATRONUN, patronda MÜŞTERİLERİNİN hakkına giriyor. 

- Gece geç saatlere kadar sosyal medyadan gereksiz kısır tartışmalara girenler SABAH ERKEN KALKIP İŞİNE GİDEMİYOR, İŞİNDE DE VERİMLİ OLAMIYOR. 

- İş yerinde, mahallesinde veya çevresindeki insanları gereksiz yere KIRIYOR ya da KIRILIYOR. 

- Algı için sosyal medyadan yem atanların tuzağına düşüyor, AYRIŞMALARA ALAN SAĞLIYOR. 

- Telefon faturası yada internet paketi sık bitiyor EK MASRAF OLUYOR. 

- Psikolojik etki insanı KARAMSARLAŞTIRIR. 

- Karamsar kişi ne güzel olanı görür nede sağlıklı kararlar verebilir. 

- Denizde değil, olta'da BALIK BEKLER. 

Bunun gibi onlarca örneği sizde sıralayabilirsiniz. 

Herkes siyaset konuşursa, herkes siyaset yaparsa, herkes siyasetçi olmak isterse diğer işleri kim yapacak? 

Üretim, teknoloji, sanayi, tarım bunlara kim kafa yoracak ? 

Hangi kafayla düşünebileceğiz? 

Sabaha kadar elde telefon ülkeye, siyasete, liderlere akıl dağıtarak mı yapacağız ? 

Sabah namaza bile kalkamadan, uykulu gözlerle mi yapacağız bunları ? 

Eğer “vakit ve uyku problem değil” diyorsak ek iş yapalım, daha çok kazanalım. 

On yıllık hedefimizi beş yıla çekelim, bir kazanıyorken beş kazanalım olmaz mı ? 

Olur bence bal gibi olur... 

Ancak çalışmak zor, yattığımız yerden akıl vermek kolay, eleştirmek o daha da kolay ! 

Ülkesini seven işini en iyi yapandır. 

İktidar partinin işini çok iyi yapan bir lideri zaten var, biz kendi liderliğimizi gözden geçirmeliyiz. 

Ağacın gölgesinde yatıp, dal koparmak bize yakışmaz. 

Bugün kendimize şunu soralım: 

Ya bizim metal yorgunluğumuz ne olacak ?

İslam Memiş Diğer Yazıları