YAZARLAR

Esnaflara önemli uyarı ! 

Ceza hükümleri (1) Madde 61/A – (Ek : 3/11/1995 – 4128/5 md.;Değişik: 21/1/2009 – 5833/3 md.) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” 

10 Ocak 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’nda , marka hakkına tecavüz fillerinin suç teşkil ettiği ve bu suçları işleyenlerin hapis ve para cezalarıyla cezalandırılacağı açık bir şekilde yer almıştır.  

Bu kanunda esnaf, “Ben nasıl olsa taklit ürün  satmıyorum” diye bu uyarıya duyarsız kalmamalı.Çünkü sattığınız ürünün sadece markası değil, üzerindeki resim bile sizin ceza almanıza neden olabilir! 

Mesela; 

Üzerinde çizgi film karakteri olan bir takı satıyorsunuz, üzerinde herhangi bir marka yazmıyor ya da patendi alınmış bir ürüne benzemiyor. 

Eğer o çizgi film karakteri resim bir şirket tarafından marka tescili yapılmış ve patendi alınmışsa, büyük bir ihtimal bundan da HABERİNİZ YOKSA yine ciddi sıkıntılarla karşılaşabilirsiniz. 

Önceden sizin dükkan ya da mağazanızda ürünün satıldığı tespit ediliyor, polis ve avukat önceden savcılık tarafından hazırlanmış arama kararıyla dükkanınıza geliyor ve göstermiş olduğu ürünleri sizden istiyor ya da arama yapıyor. 

Avukat sizin aklınızdan bile geçmeyen o ürünün patentinin kendilerine ait olduğunu, satışının yasak olduğunu söyleyerek ürün veya ürünlere tutanakla el koyuyor. 

Polis ise bağlı bulunduğunuz ilçe emniyet müdürlüğüne giderek ifade vermenizi söylüyor ve dükkanınızdan ürünleri alarak çıkıyorlar. 

Bir gün sonra ilçe emniyet müdürlüğünüze gidiyor, ifadenizi veriyorsunuz. 

İfadenizi verirken sattığınız o ürünü ne zaman nereden aldığınızı belirtmeniz çok önemli olacaktır. 

Varsa faturası yoksa adresi beyan etmenizi tavsiye ederim. 

Sonra savcılık, büyük bir ihtimal konuyu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’ne yollayabilir. 

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, kanundaki ceza miktarı ve suçun vasfı ne olursa olsun, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda düzenlenen tüm suçlarla ilgili yargılama yapmakla görevlidir. 

İşte burada iki seçenek önünüze çıkıyor : 

1- Mahkemeye çıkar, kararı beklersiniz 

2- Sizi şikayet eden şirketin avukatına ulaşır, uzlaşırsınız 

Tercih sizin... 

Mahkeme kararlarının çoğu ceza almanıza ancak 5 yıla kadar ertelenmesine neden olabilir.  Önemli olan sicilinize yansıyabilir, yani adli sicil kaydında görünebilir.( ki bunu kimse istemez) 

Şirket avukatı ise uzlaşma yolunu tavsiye ederek belli bir miktar ücret talep edebilir. 

Bu miktar değer ve konuya göre değişebilir, en az 4-5 bin lira arasında. 

Burada önemli olan ve dikkat etmeniz gereken şu: 

Kanun “ Uyarı ya da tebligat yaparak uyarı yapma zorunluluğu yoktur “ diyor. 

Yani ne kadar haklı olduğunuzu düşünürseniz düşünün, ne kadar bilmiyordum deseniz de HAKSIZ olan siz oluyorsunuz. 

Burada çok önemli bir yasa boşluğu olduğunu düşünüyorum. 

Bu yasa boşluğunu fırsata çevirmek, esnafı gerçekten mağdur ettiğini belirtmek isterim. 

Yanlış anlaşılmaması için tekrar ediyorum “Markalardan değil, ürünlerin üzerindeki resimlerden bahsediyorum “ 

Milyonlarca resimlerin esnaflar tarafından ayrı ayrı araştıracağına ihtimal vermiyorum. 

Hak olan şudur : 

Sadece bir kez bu esnaf uyarılmalı, eğer esnaf uyarıdan sonra o ürünün satışına yasal olmayan yollarla devam ediyorsa şirket HAKLI, esnaf HAKSIZ’dır. 

Ama bugünkü kanun maddesindeki boşluktan dolayı esnaf vicdanen HAKLI, hukuken maalesef HAKSIZDIR. 

Bu kanun maddesindeki boşluk inşaAllah düzeltilir de kimse kimsenin hakkına tecavüz etmez. 

Esnaflar odası, hukukçular, STK ve Adalet Bakanlığı bu soruna çare bulmalı. 

Yoksa al patendi, bul parayı düşüncesi devam eder... 

İslam Memiş Diğer Yazıları