• Bist 100
    110699
  • Dolar
    5,8464
  • Euro
    6,5095
  • Altın
    277,2450
İstanbul
12 / 16
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Klima hastalıkları

Klima ile serinlemek güzel ama klima ateşi, klima çarpması ve alerjik zatürree gibi hastalıkları gözardı etmemek lazım.  

Klimanın üflediği serin havanın karşısında durmak pek doğru değil; hele de dışarıdan terlemiş olarak gelmişseniz. Terin üzerinizde aniden soğuması ‘klima çarpmasına’ sebep olabilir. Boynunuz tutulabilir, başınızı çeviremezsiniz; nefes alırken göğsünüzde bıçak batar gibi ağrılarınız olabilir. Havanın doğrudan vücudunuza gelmemesi için klimaların ayarlanabilen kanatçıklarından yararlanabilirsiniz. Klimayı çok düşük değerlere ayarlamak sağlık için doğru değil. İdeali, ısının 23-24 derece arasında, nispi nemin de yüzde 40-50 arasında olacak şekilde ayarlanmasıdır.   

Alerjik zatürree

Klimaların sebep olduğu alerjik zatürre çocuklarda da görülebilirse de, daha çok 50 yaşın üzerinde olanlarda ve diğer akciğer hastalıklarının aksine sigara içmeyenlerde daha çok saptanır. Tıp dilinde ventilasyon pnömonitisi olarak isimlendirilen alerjik zatürreye, air-condition sistemlerinin nemlendirme bölümünde üreyen ve küf mantarları ve bazı bakteriler neden olmaktadır. Alerjik zatürreenin, ani(akut) ya da sinsi(kronik) başlayan olmak üzere iki türü vardır. Akut alerjik zatürre, içinde küf mantarları bulunan havanın solunmasından 4-6 saat sonra ateş, baş, kas ağrıları ve halsizlik ile gribal bir enfeksiyon gibi başlar. Öksürük, balgam, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi gibi akciğerlere ait belirtiler ortaya çıkar. 

Kandaki değer

Ateş yüksekliği ile beraber, kalp hızı ve solunum sayısı da artmıştır. Kronik alerjik zatürre, sinsi olarak yavaş yavaş gelişir. Tipik belirtileri, ilerleyici özellik gösteren nefes darlığı, yorgunluk ve kilo kaybıdır. Bazı hastalarda öksürük olabilir, ama ateş, baş ve kas ağrıları gibi belirtilere rastlanmaz. Akut dönemde, akciğer röntgeninde tipik bulgular vardır. Teşhis için,  hastaların kanlarında allerjenlere karşı oluşmuş olan özel antikorların saptanması ve bronkoskopi ile akciğer dokusundan biyopsi alınması gerekir. 

Klima ateşi nedir?

Klimaların ve diğer merkezi havalandırma sistemlerinin neden olduğu önemli rahatsızlıklardan biridir. Mikroplarla kirlenmiş air-condition veya nemlendirme sistemlerine maruz kalındıktan birkaç saat sonra ateşli bir hastalık gibi başlar. Belirtilerin ortaya çıkması nadiren 12 saati de bulabilir. Hastalarda ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, hâlsizlik, bitkinlik gibi daha çok gribi hatırlatan şikâyetler vardır. 

Alınması gereken tedbirler

Klima ateşi ve alerjik zatürreenin önlenmesi, bu tür nemlendiricilerin su haznelerinin doğru bakımı ile mümkündür. Klima ve nemlendiricilerin bakımlarına özen gösterilmeli ve talimatlara uygun kullanılmalıdır. Bu aletlerde musluk suyu yerine distile veya demineralize su tercih edilmelidir. Nemlendiriciler çamaşır suyu gibi dezenfektanlarla zaman zaman temizlenmelidir. 

Yaz aylarının kâbusu: KRiPTO

Yaz günleri kripto virüslerinin en çok hastalık yaptığı mevsim! Çünkü bu parazit insanlara kirlenmiş sulardan ve yiyeceklerden bulaşıyor. 

Başlığa bakıp da dinlemeye takıldığımı veya siyasete heveslendiğimi sanmayın. Bu kripto bildiğiniz kriptolardan değil, bambaşka bir şey. Bu bir mikrop, daha doğrusu bir parazit. Aslında tam ismi “kriptosporidium” ama kısaca ‘kripto’ deniyor. Yaz günleri de kriptoların en çok hastalık yaptığı mevsim çünkü bu parazit insanlara kirlenmiş sulardan ve yiyeceklerden bulaşıyor. Hasta kişilerin dışkısıyla kirlenmiş suların içilmesi, yiyeceklerin yenmesi veya kirli sulara girilmesi, yüzülmesi bulaşma için yeterli oluyor. Özellikle de genel kullanıma açık havuzlar, su parkları bu bakımdan en önemli bulaşma kaynakları. Parazitlerin suda uzun süre canlı kalabilmeleri, dezenfeksiyona dirençli olmaları ve parazitin hasta kişi iyileştikten haftalar sonra da dışkı ile atılmaya devam etmesi hastalığın bulaşıcılığını artırıyor. Bu parazite dünyanın her yerinde rastlanmakla beraber, sebep olduğu bağırsak enfeksiyonu temizlik kurallarına tam uyulmayan gelişmekte olan ülkelerde daha fazla görülüyor. Parazit, içme ve kaynak suları, göl, havuz ve su parkları gibi su bulunan çok değişik ortamlarda bulunabiliyor. Ülkemizde de özellikle küçük çocuklardaki ishâllerin etkenlerinden biri. İzmir’de akut ishali olan 118 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların yüzde 15’e yakınında bu parazitin sorumlu etken olarak belirlenmesi, kriptosporidiumun Türkiye için de önemli bir hastalık etkeni olduğunu gösteriyor. 

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Diğer Yazıları