• Bist 100
    110477
  • Dolar
    5,8147
  • Euro
    6,4658
  • Altın
    275,3870
İstanbul
10 / 16
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Sanal Türk Dermatoloji Müzesi

Müzeler; kültür, sanat, bilim yapıtlarını ve doğa nesnelerini toplayarak, bunları toplumun gelişmesi ve eğitilmesi amacıyla sergileyen, inceleyen ve koruyan kurumlardır. Müzecilik, kavram olarak 17. yüzyılda ortaya çıkmıştır. İlk müze yapısı İtalya’daki Uffizi Galerisi’dir.  Türkiye’de ilk müze,1846 yıllarında Sultan Abdülmecit’in müşiri Fethi Ahmet Paşa tarafından, Aya İrini Kilisesi’nde, eski silahlar ve eski eserler toplanarak kurulmuştur. Daha sonra bazı çalışmalar yapılmışsa da esas olarak, ülkemizde gerçek anlamda müzecilik, Osman Hamdi Bey ile 1882 yılında başlar 
Sanal Müzeler ise objeleri bulundukları yerden kurtararak  bilimi, kültürü, sanat ve tarihi herkesin ilgisine sunmayı amaçlar. Bu amacı gerçekleştirmek için de elektronik bilimindeki gelişmeleri kullanır. İnternet üzerinde  mevcut sanal sitelerin sayısı giderek artmaktadır. “Elektronik Ortam Müzeleri”  diyebileceğimiz bu sanal müzeler kurumsal olmanın ötesinde,  bir şeyleri biriktiren ve onları toplumla paylaşmak isteyenlerin önüne bambaşka bir ufuk olarak açıldı. 
“Sanal Ortamda  Türk Dermatoloji Müzesi” (STDM) de bu tarz müzelere bir örnek teşkil etmektedir.  Doç Dr Adem Köşlü tarafından 10 yıl kadar önce kurulmuş bulunan bu sanal sitede yüzlerce  belge bulunmaktadır. Dr. Köşlü 40 yıla uzanan meslek yaşamı boyunca branşını ilgilendiren konuda çok zengin bir arşiv oluşturmuş. 
Bu zaman diliminde  meslektaşları ile ilgili fotoğraf, reçete, kartvizit olarak ne varsa biriktirmiş. Bazıları Yüzyıl öncesine uzanan bu fotoğraflar içinde ithaflı ve imzalı olanlar ayrı bir yer tutmaktadır. Uzun süre Askeri Tıbbiye’den yetiştikleri için Asker Cildiyecilere ait fotoğraflar azımsanmayacak sayıdadır.  Büyük bir kısmı stüdyoda çekilmiş olan bu fotoğrafların  fotoğrafçılık tarihi açısından da ayrıca değer taşıdığı  Dr Köşlü tarafından ifade edilmektedir .  Bundan başka  kliniklerde ve toplantılarda çekilmiş gurup fotoğrafları bulunmaktadır.  Ayrıca Yurdumuzda basılmış Osmanlıca ve Türkçe kitap, dergi ve monografilerden  çok zengin bir kolleksiyonu var. Bir de bunlar arasında halk diliyle yazılmış, halkı Frengi, Cüzzam, Uyuz , Ekzema gibi hastalıklar konusunda bilgilendirmeye yönelik broşürler bulunmaktadır ki artık böyle yayınlar yapılmamaktadır. Dr. Köşlü özellikle yurdumuzda düzenlenmiş çeşitli kongre ve toplantılara ait kitapların tam serilerine sahip olmakla övünmektedir. 
 Reçeteler  önemli bir koleksiyon malzemesi olarak birçok belgede yer almaktadır.  Bazı önemli doktorların reçeteleri  örneğin Ord Prof Dr Cevat Kerim İncedayı, Prof Dr Ali Rıza Atasoy, Prof Dr Hasan Reşat Sığındım başta olmak üzere  çok sayıda değerli reçete  meraklıları için mutlak bir değer ifade etmektedir.  Eskiden hoca reçetelerini merakla toplanır , kaydedilir  ve hastalara uygulanırdı.  O sıralarda daha çok majistral formüller yazılırdı. Bilhassa Ali Atal, Osman Yemni, Cihat Çam gibi hocaların reçeteleri gözde idi. Bu arada Hakkı  Salman’ın reçeteleri bir başka özellik taşırdı. Civre kalem ile karınca duası gibi çok küçük yazar, imzasını bir çizgi gibi atardı. Bu bakımdan reçetelerin bir de öğretici yanı vardı. Kartvizitler , küçük boyutlarına rağmen kültürel, toplumsal ve sanatsal olarak pek çok bakımdan kıymet taşırlar ve STDM de bol bol yer almaktadır. Doğal olarak  hakkında birçok bilgiye sahip olunduğunda çok sayıda dermatoloğun da biyografisini bu ortamda bulma şansımız var. 
Bunlardan başka eski dilde ya da harf devrimi sonucu çıkan günlük gazetelerde yayınlanmış cildiyeci reklamları, gazete ilanları süpriz belgeler olarak karşımıza çıkıyor.  Diploma örnekleri, katılım belgeleri, taktirname ve diğer ödüller, hatta vefat ilanları da Sanal Müzenin diğer konuları.