YAZARLAR

Üç Bakanımızdan birkaç ufak istirhamımız!

Geçen yazımda, ‘’ufak şeyler yapılamaz mı’’ dediğim için bendenizi arayıp, ‘’iyi de, o ufak şeyler ne’’ diye soranlar oldu.

Efendim, maddeyi oluşturan atomlardır, gözle göremezsin, lakin onlarsız da bütün oluşmaz; bahsetmeye çalıştığım ‘’ufak şeyler’’ de aynen böyle! Bu ufak şeyler olmadan işi tamama erdiremezsiniz!

Adı ilk zikredildiği andan itibaren, kendisinden çok şeyler beklenen ve tanıdığım kadarıyla da beklentilerin ne kadar yerinde olduğuna ve doğru kişiden beklendiğine inandığım Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk Bey’e birkaç ‘’ufak şey’’ arz etmek isterim.

Bizim neslin talebelik yıllarında Türkçe kitaplarında, ‘’Bakmak ve Görmek’’ isimli bir okuma parçası vardı. Bendeniz ve çağdaşlarımızın hayatını bu okuma parçası yönlendirmiştir desem, inanın abartmış olmam!

Ne yazık ki, ülkeyi kurtarma iddiasıyla yapılan 12 Eylül Darbesi’nden sonra bu okuma parçası Türkçe kitaplarımızdan çıkarıldı! Daha sonraki süreçte yaşadıklarımız bize çok acı bir şekilde gösterdi ki, 12 Eylül Darbesi aslında ülkeyi kurtarmak bir yana, işgale hazırlamış, bunu yaşadık hala da yaşamaktayız! 

Darbeci zihniyetin insan profili, bakmayan ve görmeyen insan profiliymiş, acı da olsa gördük!

Evet, bizim Türkçe kitabımızda, ‘’Bakmak ve Görmek’’ başlığında bir okuma parçası vardı ve her sabah ilkokul öğretmenim Saygıdeğer Osman Kurucu derse başlamadan önce, ‘’Söyleyin bakalım çocuklar nereye baktınız, ne gördünüz, ne duydunuz?’’ diye 15- 20 dakika evimizde, sokağımızda, köyümüzde ne oldu, kim öldü kim sağ, babamız radyodan haber dinlerken nelere homurdandı, nelere kızdı, nelere memnun oldu bize anlattırırdı! Hiç unutmam bendeniz daha ilkokulun ilk sınıflarındayken merhum İsmet İnönü ölmüştü (25 Aralık 1973) ve ben babam merhuma ağladığı için merhumu tanımadığım, bilmediğim halde ağlamıştım, sabahında da öğretmenime anlatmıştım!

Sayın Bakanım, bakınız bugün 9 Eylül!

İzmir’imizin, daha doğrusu yangın yerinden kurtarabildiğimiz Anadolu’muzun kurtuluş günü! 

Peki, bugün beraberce İzmir’de herhangi bir okula girsek ve sınıfa ‘’Süleyman Fethi Bey kimdir?’’ diye sorsak, acaba kaç İzmirli evladımız cevap verebilecektir? Bendeniz İzmir’de 16 yıl yaşamış biri olarak içim acıyarak ifade etmek isterim ki, adını taşıyan okulun öğrencileri ve sokağın sakinleri bile kim olduğunu bilmezler! Belki de bugün anma töreninde bile adı geçmeyecek!

Süleyman Fethi Bey, aslen Niğdelidir, Yunan İzmir’e çıktığında Yunan askeri elindeki Kur’an-ı Kerim’e tekme atınca, Yunan askerinin suratına tokadı vurunca, ilk süngü yarasını omuzundan alıyor!

Yunan askeri kalpağını çıkarmasını emrettiğinde, ‘’Ordumun ve milletimin şerefini temsil eden o kalpak, ancak başım boynumdan ayrılınca çıkar’’ cevabını veriyor!

‘’Yaşasın Venizelos’’ demediği için de aldığı süngü yaraları neticesinde kaldırıldığı hastanede 15 Mayıs’ı 16 Mayıs’a bağlayan gece, ‘’Makamımı görüyorum’’ diyerek şahadet şerbetini içiyor! Mübarek bedeni Emir Buhari Tekkesi Haziresine defnedilmiş, 8 Ocak 1988 yılında bendenizin de bizzat şahit olduğum Askeri törenle Narlıdere Şehitliğine nakledilmiştir! Mezar taşları ise İzmir Arkeoloji Müzesi bahçesindedir!

Birileri bakmayan görmeyen nesli oluşturdu, biz 15 Temmuz’u yaşadık! Allah’a hamdolsun ki, bir başka Niğdeli yiğidimiz Ömer Halisdemir ilk kurşunu attı!

Sayın Bakanım, Türkçe kitaplarına tekrar, ‘’Bakmak ve Görmek’’ isimli okuma parçası konulsa da, ilkokul öğretmenlerimiz de sabahları 15-20 dakika, ‘’Söyleyin bakalım çocuklar nereye baktınız, ne gördünüz, ne duydunuz?’’ diyerek derse başlasalar! 

Kültür Bakanımız Sayın Mehmet Ersoy Bey’den de bir küçük şey istirhamımız, emir buyursalar İzmir’e bir Süleyman Fethi Bey anıtı yaptırsalar!

Gençlik Spor Bakanımız Sayın Mehmet Kasapoğlu Bey de, İzmir Gençlik Spor İl Müdürümüze hemen emir buyursalar, İzmirli evlatlarımızı Narlıdere Şehitliğine Süleyman Fethi Bey dedelerine ve diğer şehitlerimize götürseler, bir gençlik merkezlerinin adını da Süleyman Fethi Bey yapsalar! 

Evet Sayın Bakanlarım, birkaç ufak şey...

Büyük şeylere zaten vakıfsınız ve başaracağınıza da inanıyorum!

Bu vesileyle tüm şehitlerimize rahmet diliyorum.