YAZARLAR

Hesaplarınıza sağlama yaptınız mı hiç? 

Salı günü, yaklaşık üç yılı aşkın zamandır yazı yazdığım köşemde yazım yayınlanmadı, daha doğrusu yayınlanamadı! 

Yazımın yayınlanmadığını fark ettiğimde doğrusunu itiraf etmeliyim ki, bir korku sardı içimi! 

Öyle ya, ittifakların iltihakların konuşulup ittihadın konuşulmadığı, ısrarla da ittihadın konuşulması gerek olduğunu gündem de tutmaya çalışan bu fakirin yazısı yayınlanmayınca birileri acaba ne düşünecek ne konuşacak? 

“Artistlerin kavgası gündemde birinci haber olurken, artist Ahmet Yenilmez’in yazısı neden yok?”! 

Oysa yazımın yayınlanmamasının sebebi bendenizin basit bir hesap hatası! 

‘’Hesap’’ kelimesi matematiğe ait bir kelime gibi görünse de sosyoloji de çok daha fazla anlam kazanan, kullanılan kelimelerden biridir, ‘’Hesap adamı’’ gibi ‘’hesabını kitabını bilir’’ gibi! 

Matematiğin dört işlemini aşan anlamlar ifade eder, ‘’Hesap’’ kelimesi! 

Kimisi, matematiğin sadece toplama işlemini esas alır öyle anlamlandırır, hayatı da üst üste koymaktan ibaret görür ve öyle yaşar! Bununla da yetinmez, zaman zaman toplama işlemini matematik kurallarına aykırı yapmaya, üst üste koymaya çalıştığında da kendi müellifi olduğu kitabına uydurur! 

Ortaya da, ‘’Hesabını kitabına uyduran’’ adam tipi çıkar! 

Oysa bendenizin, ‘’hesap’’ kelimesine verdiğim anlam çok masumaneydi! 

En büyük Yenilmez olan amcam Mustafa Yenilmez hastaydı ve ben yazımı akşamdan yazdım ki, erkenden şehre yanına gidebileyim! Hesabın üzerinde her hesabı da içine alan bir hesap var ki, o da Allah’ın hesabı! Sabah kalktığımda ilk aldığım haber yaşayan en büyük Yenilmez ’in Hakk’ın rahmetine kavuşmasıydı! Bendeniz de cenaze münasebetiyle yazımı gazeteye yollayamadım! 

En şaşmaz hesabı kuran Allah, bendenize büyük bir ders çıkarmamı, geleceğe dair hesaplarımı tekrardan gözden geçirmemi sağlayacak şekilde tüm hesaplarıma sağlama yaptırdı! 

Biz, Pehlivanoğlu sülalesinin bir kolu olarak Giresun’un Bulancak İlçesinden bir Ahmet Yenilmez ile gelmişiz Ordu’nun Karaağaç Köyü’ne! Eğitmen Ahmet Yenilmez ‘in ilk çocuğu da Mustafa Yenilmez olmuş! Dahası baba Ahmet Yenilmez askerliğinde yeni Latin alfabesini öğrenip, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk eğitmenlerinden olunca da, çocuk yaşından itibaren annesi Nezaket Hanımla bağı bahçeyi işlemek Mustafa Yenilmez’e düşmüş! Hülasa amcalarım, halalarım, tüm Yenilmezler onun bir ömür tükettiği o topraklar üzerinde büyüdük ve bizden sonraki Yenilmezler de büyüyecekler! 

Bendeniz uzun tiyatro turnelerimden dolayı, ne dedem Ahmet Yenilmez ‘in (1989) ne de babaannem Nezaket Yenilmez ‘in (1996) cenazelerine katılabildim! 

Köyüme dönmek, köyümde yaşamak da yakın zamanda hesaplarım arasında yoktu, lakin tüm hesapları kuran ve tüm hesaplardan da hesap soran Allah, sanki bana, ‘’Bir Ahmet Yenilmez bu insanları buraya bu köye  getirdi, bir Ahmet Yenilmez de bu köyden  ebediyete yolculasın! Kalk ve Köyüne git’’!  Köyüme geldiğim şu altı ay içerisinde, Ahmet Yenilmez ’in soyundan dört Yenilmez’i uğurladım ebediyete! 

Yaptığım sağlama ne diye soracak olursanız, ‘’Hesabınızı sadece tek işlem üzerine yapmayın, Unutmayın ki, “toplama” kadar “çıkarma, çarpma, bölme” işlemleri de var’’!