• Bist 100
    98415.3
  • Dolar
    5,7971
  • Euro
    6,4953
  • Altın
    277,6320
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Atatürk’ün CHP’si işgal altında mı?

Her şeyden önce şunu yazarak başlamak istiyorum, öncelikle Diyarbakır’da PKK’nın siyasi temsilcisi HDP binası önünde evlatları için nöbet tutan anaların ziyaretine, hiçbir kurum, kuruluş, kişinin emir ya da ricasıyla gitmedim. 

Üstelik herhangi bir kurum, kişi tarafından yapılan organizeye de karşıyım, doğru da bulmuyorum, kim ki yüreğinde insanlık namına bir mesuliyet hisseder o kişi kalkar ve gider, düşüncesindeyim. 

Tarih de, bugün kimin ne duruş sergilediğini kaydeder ve gün geldiğinde de karşısına ya da evlatlarının torunlarının karşısına koyar! 

Şunu da belirteyim, bu yolculukta sadece dönüş için (çünkü ertesi gün İstanbul’da olma mecburiyetim vardı) Türk Hava Yolları’ndan tarifeye yedek olarak yazıldığım için bir hassasiyet göstermeleri hususunda istirhamım oldu, sağ olsunlar kendileri de bu istirhamımı karşılıksız bırakmadılar! 

Bendeniz, 2015 Reyhanlı patlamasında, Reyhanlı’daydım. 

2014 yılında da, Tayland’da tutuklu Uygur kardeşlerimizin tutuldukları cezaevine girip bunu dünyaya duyurmaya gitmiştim. 

Kaldı ki, aklımın ve vücudumun kullanım hakkını birileri gibi içeceği bir kadeh rakıya, alacağı maaşa ipotek etmiş birisi asla olmadım! 

Peki, neden Diyarbakır’a gittim? 

Her şeyden önce bugünlerde, PKK’nın siyasi temsilcisi HDP’nin Diyarbakır binası önündeki analarımızın sergiledikleri duruş, evlatlarını bulma, evlatlarına kavuşma arzusunun da ötesinde bir duruştur! 

Bu kahramanca duruşun, 1919’da düşman Kilis, Antep, Maraş, Adana, Mersin’i işgal edip Diyarbakır’a dayandığında, kahraman Diyarbakırlıların sergilediği duruşla bozguna uğramalarının tam da 100.yılına denk gelmesi bendeniz için bir tesadüf değil, ibretlik bir tevafuktur! 

Bugün analarımız, içimizden devşirilen PKK hainine karşı, 100 yıl öncenin intikamını almaya gelenlere karşı Anadolu kadınının duruşunu sergiledikleri için, onların ellerini öpmek üzere gittim Diyarbakır’a! 

Hey hat ki, ertesi gün Kanal 1 isimli bir televizyon kanalında Can Ataklı isimli bir zevat çıkıyor bu analara ve destek verenlere ‘’Pis bir oyun’’ iftirasını atma cüretinde bulunuyor! 

Yetmiyor, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun, PKK’nın siyasi temsilcisi HDP’li görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarını ziyarete gidişinde, bu analarımızı ziyaret etmediği için eleştirenlere de çıldırmışçasına hakaretler yağdırıyor! 

Diyarbakır’da bir başka gösteri daha var ve ne hikmetse oraya giden sanatçılar ve gazetecileri, bu avene gayet masum görüyor ki onlara, ‘’Pislik’’ ifadesini kullanmıyor, “Pis bir oyun” un oyuncuları olarak görmüyor! 

Çünkü onlar PKK’lı, çünkü onlar PKK’nın siyasi temsilcisi HDP’li... 

Yetmiyor, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, hani eşinin bilmem kaç dakikada koca bir domuzu nasıl yediği ile övünen (Kimsenin ne yediği ile asla ilgilenmem, kimin midesi neyi kaldırır benim asla umurumda da olmaz) Canan Kaftancıoğlu,  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bölmek için kurulan, bu ülkenin 100 000’den fazla insanının canına kastetmiş ve hala da etmeye devam eden PKK kurucusu Sakine Cansız geberdiğinde, onun yaşam hakkını savunup, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni de ‘’Seri katil’’ ilan ettiği için ceza aldığında bu avene ortalığı ayağa kaldırıyor! 

Bir dakika ya, bu nasıl bir edeptir, bu nasıl bir ahlaktır? 

İspanya’da, bugün çoğu hapiste olan ETA’nın, kapatılan partisinin  hiçbir mensubu İspanya’yı seri katil ilan etmedi! 

Yoksa, birileri CHP’yi işgal etti de hem merhum Atatürk hem de Atatürk’ün kurduğu CHP’den intikam mı alıyor? 

Tam da Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 1923’ün 100.yılını kutlamaya hazırlanırken... 

Öyle ya, bugünkü CHP merhum Atatürk’ün kurduğu CHP olsaydı, önce CHP Kurucu Genel Başkanı Atatürk’ün kurduğu devleti bölmeye çalışan PKK kurucusu katil Sakine Cansız’ın gebermesine sahip çıkmaz, Atatürk’ün kurduğu devleti de, ‘’Seri katil’’ ilan etmez, edemezdi! 

Atatürk’ün kurduğu devleti yıkmayı kendisine şiar edinmiş PKK’nın siyasi temsilcisi HDP’li belediye başkanlarının ayaklarına kadar giden İmamoğlu’na da, ‘’Gel bakalım sen ne yapıyorsun?’’ diye sorardı! 

Bir an, Sayın Deniz Baykal’ın genel başkan olduğu CHP’yi ve Sayın Baykal’ın nasıl bir operasyonla yollandığını da düşünelim, derim! 

Evet, CHP bu ülke için çok önemli bir siyasi partidir, lakin tüm veriler gösteriyor ki CHP işgal altındadır! 

Ülkenin selameti için de CHP acilen işgalden kurtarılmalıdır!