YAZARLAR

Sütçü İmam “kainât imamı” olmayı düşünmüş müdür?  

Bugün Pazar, çoğunlukla dinlenmeye ayrılan bu günde, Pazar kahvelerinizi yudumlarken sizi biraz farklı bir mukayeseye götürmek istiyorum. 

Bir insan düşünün ki geçimini süt satarak sağlıyor. Eşeğine yüklediği sütü kapı kapı dolaşarak satıyor. Bunun yanı sıra da vakit geldiğinde cemaatin önüne geçiyor ve imamlık yapıyor! 

1878 yılında doğmuş, üç kız, bir erkek babası bir insan. Memleketini yazdığımda onun kim olduğunu çoğunuz hemen anlayacaksınız, çünkü memleketinin sonradan alacağı payede en fazla onun hakkı bulunmakta! Memleketi, eski adıyla Maraş, yeni adıyla da Kahramanmaraş! 

Evet, Sütçü İmam! 

Hani şu, 1919’da düşmana ilk kurşunu sıkan yiğit İmam! 

Maraş’ın kahramanca mücadelesini zaferle neticelendirmesinden sonra Sütçü İmam’ın hayatında sizce neler olmuştur? 

Mesela, kendisine iyi bir maaş mı bağlanmıştır? 

Dönemin partileri tarafından milletvekili mi yapılmıştır? 

Ya da kendisi, “Bakın ben böyle bir kahramanım, dökülün paraları ben şunu yapacağım bunu yapacağım!“ diyerek milletten para mı toplamıştır? 

Hayır, hayır, hayır! 

Bunların hiç biri olmamış, ne mi olmuş, kendisine mükafat olarak belediyede bir kapıcılık görevi verilmiş bunun yanında da kalede bulunan topun idaresi verilmiş! Yani belediyede makam sahiplerine hizmet etme, bazı özel günlerde çoğunlukla da Ramazan aylarında kalede bulunan topu patlatarak iftar vaktini bildirme… Nitekim yine bir top ateşleme esnasında, top namlusundaki fazla barutun ateş alması neticesinde yanar ve bundan tam 95 yıl önce 25 Kasım’da vefat eder! 

Bugün, ölümünden sonra “Kahraman” payesiyle şereflenen Kahramanmaraş’ta namaz kıldırdığı, Çınarlı Camii’nin mezarlığında ebedi istirahatgâhında yatmakta! 

İmdi… 

Bir başka imamdan bahsetmek istiyorum sizlere! 

Alavere dalavere ile devletten vaizlik makamını alıp maaşı kapıyor! Yetmiyor cemaatten para topluyor, doymuyor derilerini alıyor! Yetmiyor, memlekette maklube sofraları kuruluyor, çekler senetler havada uçuşuyor! Yetmiyor şirketler, holdingler, yetmiyor televizyon kanalları, gazeteler, işadamı dernekleri kuruyor! Yetmiyor, dünyanın 170 küsur devletinde kol salıyor! Bütün bunları yaparken de, dün en ufak İslami meselede dünyayı ayağa kaldıran İngiliz, Fransız, Alman ses çıkarmak bir yana ellerinden gelen yardımı yapıyor! Dahası, ABD bu vaize Pensilvanya denilen yerde malikane tahsis esiyor ve bu vaiz o malikaneye yerleşiyor!  

Hey hat, sonunda bu vaiz kendisini, “Kainât İmamı” ilan ediyor! 

Sonra? 

Sonrası malum! 

Dört bin yıllık tarihinde yaşamadığı ihaneti yaşıyor, Sütçü İmam’ın Kahramanmaraş’ı ve ilk kurşunu atarak kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti! 

Bu sözüm ona “Kainât imamı” durmuyor, Pensilvanya’dan, malikanesinden hala kumpaslarına, Haçlı Ordusu tetikçiliğine devam ediyor! 

Hadi şimdi, kendinize bir Türk Kahvesi yapın ve kahvenizi yudumlarken şunu düşünün: 

Bugün, Sütçü İmam, Kahramanmaraş Çınarlı Camii Mezarlığı'nda, her an bu milletin hayır dualarını alarak yatmakta, peki, bu dünün sahtekar vaizi, bugünün Haçlı Ordusu tetikçisi sözüm ona “Kainât imamı” acaba, hangi beddualarla, nerede, hangi çukurda yatacak?

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları