YAZARLAR

#ErdoganHelpRohingya

Eğer zamanınız varsa bu yazımı okumaya başlamadan önce, 5 Ekim 2017 tarihli yine bu köşede paylaştığım, “İmirzalıoğlu, Şaşmaz, Ergenç, Kuzey Irak’ a gitmeli”  başlıklı yazımı okumanızı çok isterim! Hani dememiş olsaydım, bunca dert ile boğuşurken düşünülememiştir diyeceğim, ama dedim! Tamam, devlet büyüklerimizin büyük dertlerle boğuştuklarını görmemek için, kör olmak yetmez, gözün ihanet katranıyla kaplanmış olması gerek, ancak, resepsiyonları organize edenler, şaşaalı organizasyonlara sanatçı listeleri hazırlayanlar, ne yapmaya çalışırlar, çalışıyorlar merak ediyorum? 

Birilerinin elinden tutup başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet büyüklerinin yanına götürüp, resim çektirten kişilerin görevi bu mudur, bilmek istiyorum? Hatta ve hatta ellerinden tutup Sayın Cumhurbaşkanımızın yanı başına oturttukları kişilerin, daha sonrasında patlayan gayri ahlaki magazin bombalarına rağmen hala bunda ısrar etmeleri şaşırtıcı! 

Bu danışmanlar, bu organizasyon şirketi sahipleri, o kadar yurt dışı seyahatlerine katılıyor, bir o kadar da yurt dışı organizasyonları yapıyorlar, hiç olmazsa ABD, Fransa ve benzeri ülkelerin gezilerinde merak edip oralardaki kültür sanat danışmanları ne yapar, danışmanlığını yaptıkları makamda oturan kişinin etrafına kimler oturtulur ya da oturtulmalıdır, biraz osun dikkat etseler! Hassas dönemlerde makamın yükünü hafifletecek, iç ve dış kamuoyunda o makamın elini güçlendirecek ne yapılmalıdırı, nasıl görmezler ya da görmezden gelirler anlamak mümkün değil! 

5 Ekim 2017 tarihli yazımda, “İmirzalıoğlu, Şaşmaz, Ergenç Kuzey Irak’a gitmeli” dememin sebebi şu: Alanda kıyasıya bir savaş verilmekte, bu savaş silahın namlusuyla olduğu kadar, köylünün tarlasında, esnafın tezgahında, hem psikolojik  hem sosyal alanda verilmekte! Onun içindir ki, bakıyoruz Angelina Jolie kalkıp bizim Gaziantep ‘deki kamplara geliyor ya da gönderiliyor, George Clooney Sudan’da insan hakları eylemlerine katılıyor… 

Bakınız Allah aşkına, şu son hadiseye! 

Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri Hanımefendi, kalkıyor Myanmar- Pakistan sınırına gidiyor, oralarda mazlum, masum kardeşlerimizle beraber dertleşiyor, gözyaşı döküyor, ama sağında solunda, o insanların ekranlardan tanıdığı bir tek kişi yok! 

Sayın Cumhurbaşkanımız BM kürsüsünden, Arakanlı mazlumların acılarını haykırıyor, dünyanın dolayısıyla da dini dili ırkı ne olursa olsun insanların vicdanında bir farkındalık oluşturmak için! 

Oysa bunun, o insanların televizyon dizilerinde sevdikleri kişiler aracılığıyla yapılmasının daha etkili olacağını görmemek mümkün değil! Ben bunda âmâ olmanın, işi bilmemenin ötesinde bir niyet, bir art niyet ararım arkadaş! 

Ne oldu şimdi bakın, PKK, PYD yetmedi Barzani hadsizliği derken, 100 yıl öncesinde Kutül-Amare’de yan yana can verenlerin torunlarının arasına husumet girdi! Ne olurdu sanki İmirzalioğlu, Şaşmaz, Ergenç… Erbil sokaklarında bir tur atsalar, iki söz söyleyip iki baş okşasalardı! 

Bakınız elin Fransız’ı kalktı Myanmar için #LoveArmyforRohingya etiketiyle kampanya başlattı ve Sayın Cumhurbaşkanımız da bu kampanyaya destek verdiler. 

Peki,  sosyal medya fenomeni Jerome Jarre ve Fransız oyuncu Omar Sy'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ünlü kişi, Müslümanları çok sevdiklerinden mi başlattı bu kampanyayı? 

Hayır! 

Çünkü bu bir Fransız devlet politikası ve stratejisi! Çünkü zaman geçecek her şey bir tarafa atılacak ve bunlar hatırlanacak! 

Tekrar diyorum ki, bizim sanat, spor alanındaki starlarımız da bu tür sosyal sorumluluk taşıyan faaliyetlere yönelmeli, yöneltilmeli! 

Bu aynı zamanda, hele hele bu zamanda bir vatan borcudur! İnanıyorum ki bu isimler ve daha niceleri bu vatan ve insanlık görevinden kaçmayacaklardır! Yeter ki bu işler aklı selim planlansın!