• Bist 100
    108647
  • Dolar
    5,8064
  • Euro
    6,4311
  • Altın
    273,3650
İstanbul
11 / 16
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Anne baba ölüyorum..!

Yaşının kaç olduğu net olarak bilinmese de dünyanın ihtiyar bir bedene sahip olduğu malum. Bu ihtiyar dünya ve dünyalı yani insan nesli neler yaşadı, neler gördü bunu anlamaya ne bilgimiz yeter ne de hayalimiz! Ancak bildiklerimizle hayalimizi birleştirdiğimizde bir de üstüne bugün dünyanın ve dünyalının yaşadıklarını eklediğimizde, insanoğlu hiç bu zamanki kadar ucuz görüldü mü acaba? 

Nice savaşlar yaşandı elbette, nice katliamlar soykırımlar..! 

Daha da ötesi, kız çocuklarının diri diri kızgın kumlara gömüldüğünü de gördü bu ihtiyar dünya! 

Karanlıkları aydınlatmak için peygamberler geldi, onlar bile zulüm gördüler, işkence çektiler! 

Düşünen insanlar yakıldı, öldürüldü! 

Tüm bu yaşananlardan tecrübeler, tecrübelerden de bir değerler manzumesi ortaya çıktı! 

Temelinde insan olan değerler manzumesi..! 

He şey insanın -ister birey ister toplu olarak- hak ettiği şekilde yaşaması için oluştu, değerler sıralandı! 

Tüm dinler, ideolojiler, felsefeciler, bilim adamları insana insanı anlatmaya çalıştılar, ‘’Sen insansın, sen farklısın çünkü aklın var ve en büyük hazinen de işte bu akıldır. Senin dışında ne varsa senin emrine verildi, bu en büyük hazineni kullanarak kendine yaraşır şekilde yaşa’’ dediler! 

Bu konuda söylenenleri, yazılanları bir araya toplamaya kalksak bir insan ömrü yetmez... 

Bir insan ömrünün toplamaya yetemeyeceği çoklukta bunca emek varken, insan bunca emeğe yakışan tekâmülü gösterebildi mi acaba? 

Eğer içinizden vereceğiniz cevap, ‘’Evet’’ ise bendeniz de size, ‘’Emine Bulut’’ derim! 

Bir anne Emine Bulut, hem de evladının yanında evladının babası tarafından katledilirken, ‘’Ölmek istemiyorum’’ diye feryat ederek, yalvararak en tabii, en zaruri hakkını istiyor insandan ve insanlıktan, ‘Yaşam hakkı’nı..! 

Emine Bulut’un evladı da, ‘’Anne ne olur ölme’’ diye yalvarıyor! 

Yine bir başka ana, ırzını, namusunu, evladını, canını kurtarmak için aynı medeniyetin evladı olan kardeşine sığınıyor Suriyeli ana, gel gör ki, kardeşi #Suriyelilerevine diyerek kapısını penceresini kapatabiliyor! 

Bu hikâyeler sadece bizim medeniyet coğrafyamızda mı yaşanıyor sanıyorsunuz? 

Ülke, İngiltere Ekssex bölgesi... 

39 canın, nefes alamadığı için öldüğü yer! 

İşte, o 39 candan birinin adı Pham Thi Tra! 

’Anne baba üzgünüm! Yurtdışına gitme çabam başarılı olmadı! Anne, babamı ve seni çok seviyorum! Ölüyorum, çünkü nefes alamıyorum…’’ Vietnamlı Pham Thi Tra ‘nın bu sözleri son sözleri oluyor! 

Bir yanda Türkiyeli Emine Bulut, diğer yanda dünyaya sözümona insanlık dersi veren İngiltere’de Vietnamlı Pham Thi Tra! 

Asır 21. asır, yıl 2019! 

Şimdi yukarıdaki soruma tekrar cevap verin? 

Şimdi, sadece bu iki kadının hikayesini bundan tam 133 yıl öncesinin yarını (28 Ekim 1886)  ABD’ye dikilen heykelin elindeki adalet terazisinde tartın ve yukarıdaki soruma yeniden cevap verin, ‘’ Bir insan ömrünün toplamaya yetemeyeceği çoklukta bunca emek varken, insan bunca emeğe yakışan tekâmülü gösterebildi mi?’’ 

Bilir misiniz ki, bugün ABD’deki o sözüm ona Özgürlük Anıtı’nın parasını da biz ödedik! 

He ya! 

1860’larda Osmanlı sadrazamı Sait Paşa tarafından, Süveyş Kanalı’nın girişine dikilmesi için yaptırılmıştı o heykel! 

Yani, bizim olan çalınarak dikildi ABD’ye! 

Değişen ne sizce? 

Malı çalınan ya da çalınmak istenen biz, çalanlarsa...