Acill! 

Bir gün para kazanabilmeyi başarır ya da bir şekilde üst makamlarda yetki kullanacak bir durumda olursam, ki böyle de bir beklentim yoktur!  Böyle  bir imkanım olursa şu üç şeyi hemen yapmayı gerçekten çok isterim! 

Birincisi benim ve benden önceki neslin talebeliğinde Türkçe okuma kitaplarında yer alan, “Bakmak ve Görmek” isimli okuma parçasının yeniden ilkokul Türkçe kitaplarına koydurmak! Liselere de “Bakmak Görmek” dersini koydurmak! 

İkincisi ortaokul, lise mektep talebelerine merhum Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı” isimli kitabını ücretsiz dağıtmak, özelikle Tarih, Türkçe ve Din dersi öğretmenlerinin bu kitabı bir ay ders konusu olarak işlemelerini sağlamak! 

Üçüncü olarak da bu ülkenin gençlerini derhal bir hafta sonunu orada geçirmek üzere Kudüs’e götürmek! 

İddia ediyorum ki, bu ülke şu üç şeyi derhal yapsın, ne enflasyon kalır, ne işsizlik kalır, ne terör kalır ne de iç ve dış bir başka melanet! 

Çoğunuzun, “Ne yani bu kadar basit mi, bu üç şey ile mi bu memleket kurtulacak?” dediğinizi duyar gibiyim! 

Evet evet evet! 

Bu üç icraatı hemen, bir yıl değil, bir mevsim değil, bir hafta değil, bir gün hatta bir saat, bir dakika bile geçirmeden hayata geçirelim, bunu başarırsak fazla değil bir yıl sonra bu ülkede, dolayısıyla ümmet coğrafyasında çok şeyin iyi anlamda değiştiğini göreceksiniz! Ümmet ifadesi, size uçukça gelmiş olabilir, ancak tüm tarihi tecrübelerimiz ve bugünümüz bize bir kez daha göstermiştir ki, Türkiye güçlü, Türk Milleti donanımlı bakan ve gören olduğu sürece ümmet rahat olacaktır! 

İlk icraat olarak ders kitaplarına koyacağımız, “Bakmak Ve Görmek” isimli okuma parçasını öğretmenlerimiz tıpkı bizim öğretmenlerimiz gibi hakkını vererek işlerlerse o nesil kolay aldatılmayacaktır! Bakan, bakmasını bilen görecek, merhum Falih Rıfkı Atay’ın “ Zeytindağı “ kitabını anlayacak, Kudüs sokaklarını bir başka dolaşacak, Kudüs’teki Zeytindağı’ndan Kudüs’e baktığında Kıyamet Kilisesi’ndeki 165 yıldır duran merdiveni görecek! Bu merdiveni buraya kim ve neden koydu merak edecek, öğrenecek ve bugün “Kudüs İsrail’in başkenti olacak” diyenlere de, “haddini aşma bre densiz” deyip çift başlı Selçuklu Kartalı pençesi eliyle Osmanlı tokadını hadsizlerin suratının ortasına aşkedecek! 

Bir de, “Bizim askerimizin Ortadoğu bataklığında ne işi var” diyenler gibi bugün de, “Bize ne Kudüs’ten” diyebilecek kadar alçalan hainlerin, aynı şekilde “Geber bre hain” diyerek nefesini kesecek! 

Biz bu kadar ufak icraatları yapamamış olduğumuz için koskoca bir imparatorluğu kaybettik! Devamında da babamızın bize bıraktığı mirası kaybettik. Şimdi de bu miras üzerine söz söyleme hakkımız elimizden alınmak isteniyor! 

Bugün, ABD’nin başı çektiği hadsizliğin Mısır Tahrir Meydanında başladığını bakıp göremezsek, devamında Katar, Suudi Arabistan’da  olanları anlayamayız! Eğer biz, 15 Temmuz’a başarısız darbe dersek, bizim ahmaklar da, “Kontrollü darbe, tiyatro” derler. Suudi Arabistan’da, “İsrail ile savaş haram” fetvasını da kulaklar duymaz, duysa da beyinler idrak etmez!   

Bazı şeylerin hulasası bile yoktur vesselam ! 

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları