YAZARLAR

Arifesi anlamlı bayramlara inşallah!

Bugün öyle bir gün ki, sizi bilmem ama bendenizin duygu dünyasını kabartan bir gün bugün! 

Yarım asrı geçmiş ömrünün neredeyse üçte ikisini doğduğu memleketinden Ordu’dan uzakta geçirmiş biri için bugün bir başka gün oluveriyor ister istemez! 
Talebe olarak geldiğim İzmir’in sokakları arife gününden başlardı tenhalaşmaya! Koskoca İzmir bizim olurdu, yani gurbet kuşlarının! Biricik'i tanıyanınız ya da hatırlayanınız var mı bilmem, ama onun seslendirdiği, o zamanların meşhur şarkısı, “Gurbet Kuşları” benim için bir başka anlam taşır! 
Hülasa, bir başka olur gurbette, gurbet kuşları için arife günleri ve bayramlar! Bayram günlerinde çalacak kapı öpecek el karaborsaya düşer gurbette! Normal günlerde kapın kırılırcasına çalınır duymazsın da bayram günü ufacık bir dal parçasının sesini duyup koşarsın ya da bir çöp bile değmez de kapıya sen kapı sesi duyarsın! 
Arife günü Hacılarkırı Mezarlığı'nda metfun Halil Esendağ, Selçuk Duracık’ın mezarları ziyaret edilirdi, sonrasında da Buca’da keçileriyle meşhur şehit Adnan ağabeyimizin annesinin elini öpmeye gidilirdi! 
1985’te Başbuğ Dil Okulu'ndan çıkmış, yaz aylarında İzmir Gümüldür Çukuraltı’na gelmişti de bayramlarımız bayram olmaya başlamıştı! 
Gurbette ağır geçen bayramların üzerine bir de acı haberler düşmeye görsün, bayram şekerleri bile zehir olur! 
Sinan Türkoğlu, Abdurrahman ve Raziye Çirkin’in yedi çocuğundan biri! 
Bir süre önce kendisiyle aynı kaderi paylaştığı ağabeyi Mücahit ile beraber ‘’Türkoğlu’’ soyadını alan Sinan, 4 Haziran 2018’de Hakkâri Şemdinli ilçesinde hainlerin roketli saldırısı neticesinde yaralanmıştı tedavisi de devam etmekteydi, ancak bayramına tez ulaştı Sinan, tıpkı ağabeyi Mücahit gibi şehit oldu! 
Bir aileden iki şehit! 
‘’Ne mutlu o aileye’’ demek var da, bir de ateş düştüğü yeri yakar hani! 
Böyle anlarda nefes alabilmek için insan ufacık bir sebep arar! 
Ne kadar ferahlatır bilemem, lakin dedim ya ufacık bir sebep arar ya insan bu gibi anlarda, öyle bir haber aldım tam da bu satırları yazarken! 
Ovit Tüneli, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey tarafından açıldı! Bunun ne demek olduğunu, 35 yıldır yaz demeden kış demeden Anadolu yollarında ömür tüketen bendeniz ve oralarda yaşayanlar çok iyi biliriz! Aslına bakarsanız sevinmek için, bayramımızı daha da tatlandırmak için çok ama çok iyi bir sebep Ovit Tüneli'nin açılması! Dünyanın en uzun tünellerinden biri tamı tamına 14,3 kilometre! Tam 138 yıldır süren bir hayal gerçek oldu, çünkü bu tünel 1880 yılında bundan tam 100 yıl öncesinde ebediyete göçen (10 Şubat 1918) Sultan II. Abdülhamid Han tarafından planlanmış bir projeydi! 
Hey hat! 
13 Nisan 1909 tarihinde, tarihe ‘’31 Mart Vakası’’ adıyla geçen olayla, tahtı sarsılıp 27 Nisan 1909’da gecenin geç bir saatinde tahtan indirilen Sultan II. Abdülhamid Han’ın hayali tam 138 yıl sonra gerçek oluyor! 
Nereden nereye! 
Keşke Ovit Tüneli’ne, ölümünün 100.yılında, bu tünelin hayalini kuranın adı, ‘’Sultan II. Abdülhamid Han’’ adı verilmiş olsaydı. 
Geçen bunca zaman aralığında bu hayallere ulaşılabilmesi için ne canlar verdi, bu yorgun Anadolu toprağı! 
Geçen bunca zamanda bayramları bayram gibi kutlayamadan, bayram şekerleri zehir yapıldı Anadolu çocuklarına! 
Sebep arıyor ya insan durup nefeslenmek için, bunca acı dolu bayramlar yaşasak da hamdolsun ki, miras aldığımız hayalleri öldürmeden yaşatabiliyor ve gerçekleştirebiliyoruz. 
Sımsıkı sarılmamız gereken de işte budur! 
Miras aldığımız hayalleri öldürmeden bizden sonrakilere ne kadar fazla hayal miras bırakırsak, bayramlarımız o kadar bayram olacak inşallah! 
Hadi, bugün çocuklarımızı yanımıza alalım şehrimizdeki, köyümüzdeki mezarlıkları ziyaret edelim ve onlara miras aldığımız hayalleri ve bu hayallere verdiğimiz bedelleri anlatalım. 
Hayallerimiz bizi bayramların bayram olduğu bayramlara ulaştıracak inşallah!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları