YAZARLAR

Tekke ve zaviyeler niçin kapatıldı?

Seçim atmosferine girildiğinde;  CHP'nin tarikatlere yanaştığı, tekke ve zaviyelerin açılmasını savunduğu iddia ediliyor.
Tekke ve zaviyelerin kapatılması ile ilgili yasa 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edildi.
- Türkiye Cumhuriyeti kurulalı daha 2 yıl olmuştu.
*Toplumun yüzde 95'i koyu cehalet içindeydi; yoksulluk yaygındı. İnsanlar; kurtuluşu sahte hocalarda, üfürükçülerde, yatırlarda arıyorlardı.
- Yeni devlet Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı; derhal bir yıkım ekibi oluşturulmuştu: Bu ekibin içinde devrik Osmanlı Padişahı Vahideddin'in yurt dışından yönettiği Tarikati Salahiyye Cemiyeti ( Bak, General Ali Fuad Cebesoy, Siyasi Hatıralar II, s. 163) ile Kürtçü/Kürdistancı Kürt Teali Cemiyeti;  1924'te kurulan  Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası,  feodal ağalar ve Nakşibendi tarikatinin şeyhleri ile İstanbul merkezli liman burjuvazisi yer alıyordu. (Ayrıntılar için Dersim İsyanları ve Seyit Rıza Gerçeği isimli çalışmamıza bakılabilir.)
- Bu sırada Türkiye Cumhuriyeti; İngilizler ile Musul konusunda askeri çatışmanın eşiğine gelmişti... Bu ortamda  Şeyh Sait; İngilizlerden aldığı söz ve kuvvetli destek ile, Diyarbakır merkezli bir Kürdistan Krallığı kurmak için 1925 yılının şubat ayı ortalarında isyan etti; Doğu ve Güneydoğunun önemli bir bölümünü ele geçirdi. Genç cumhuriyet çok güç duruma düştü.
-  Şeyh Sait yayımladığı isyan fetvasında: Atatürk ve arkadaşlarının İslam dininin temelini yıkmaya çalıştıklarını, Kuran'a aykırı davranıp Allah'ı ve Peygamber'i bile inkar ettiklerini; bunların ve bunlara uyanların canlarının ve mallarının isyancılara helal olduğunu ileri sürüyordu.
Genç cumhuriyet zor şartlar altında; kalkınmaya ayırdığı kaynakları savaşa ayırarak bu isyanı bastırdı ama Musul'dan da vazgeçmek zorunda kaldı...

TEMİZLİK ŞARTTI
Devlete karşı silah çekenler ile Ankara'da Terakkiperver adı altında partileşen odaklar; yenileşmeye/çağdaşlaşmaya karşı olmakla kalmıyorlar; yeni devleti de ortadan kaldırmaya uğraşıyorlardı. Bunların toplum içindeki kuvvetlerini ise; tekkelere, zaviyelere, dergahlara yerleşmiş tarikatçiler oluşturuyordu.
Yeni bir Şeyh Sait isyanını engellemek; devletin varlığını tehlikeden kurtarmak için işte bu gerici kesimin temizlenmesi gerekiyordu. Böylece tekke ve zaviyeler kapatıldığı gibi buralarda dinsel giysilerle çalışıp halkı yönlendirenler de engellendi.
Şeyh Sait isyanı; bir kırılma noktası idi ve Kürt gerçekliği artık devlete yönelmiş ciddi bir tehdit gibi görülmeye başlanacaktı.

YA BUGÜN?
1925 şartlarında tarikatler; tam anlamıyla siyasetin içindeydiler ve cumhuriyetin karşısındaydılar; bu yüzden yasaklanmaları kaçınılmazdı. Ya onlar yaşayacaktı ya da genç cumhuriyet. Bu yüzden Mustafa Kemal'in başlattığı devrimci temizlik zorunluydu.
Günümüzde ise tarikatler, cemaatleştiler. Böylece; devleti yıkmak yerine yönetmek peşine düştüler ve bunda da etkili oldular. Milli Görüş çizgisinin değişerek AKP'nin ortaya çıkması da böyledir.
CHP'lilerin tarikat olgusuna; bu değişimi görerek bakmaları gerekiyor.
Tarikat geleneğinin kendisini yenilediğini; ticaret ve sanayie el atarak toplumsallaştığı; devletin sahibi gibi davranmaya çalıştığı ortadadır. Bu realiteyi yok sayarak, ona hakaret ederek başarılı sonuç almak mümkün değildir. Toplumsal tabanı bulunan bu gerçekliği; devlet denetiminde değiştirmek, çağa uydurmak herhalde doğru bir tutum olsa gerektir.
Hele hele bugünkü CHP'yi tarikatçi göstermek; süreci hiç mi hiç okuyamamaktır...

Rıza Zelyut Rıza Zelyut Diğer Yazıları

Yıkıma giden yol

01 Mart 2014

Asker kışkırtılıyor

01 Mart 2014

Gerilim tırmanıyor

27 Şubat 2014

Yayıldılar

19 Ocak 2014

Alamut’ta kurulan sahte cennet

17 Ocak 2014