• Bist 100
    108869
  • Dolar
    5,7839
  • Euro
    6,3981
  • Altın
    271,9320
İstanbul
11 / 14
0530 708 54 54
0530 708 54 54
18 Kasım 2019 Pazartesi 12:01:18 | Son Güncelleme: 18 Kasım 2019 Pazartesi 12:03:17

Hezarfen Ahmed Çelebi tiyatro sahnesinden kanatlanacak

Okmeydanı'nda uçma denemeleri yaptıktan sonra Galata Kulesi'nden atladığı bilinen Hezarfen Ahmed Çelebi'nin "uçma" tutkusu sahneye aktarılacak.

Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de yer alan Hezarfen'in hikayesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) tarafından "Uçmak - Hezarfen Ahmed Çelebi" oyunuyla anlatılacak.

Ömer F. Oyal'ın kaleme aldığı iki perdelik oyun, yarın ilk kez tiyatroseverlerle buluşacak.

Dekoru, kostümleri ve kalabalık kadrosuyla dikkati çeken oyunun yönetmeni Hakan Çimenser, yaklaşık 2 aydır hazırlıklarını sürdürdükleri oyunun detaylarını AA muhabirine anlattı.

Aynı zamanda Devlet Tiyatroları Başrejisörü görevine de devam eden Çimenser, Anadolu insanının sahip olduğu tarihi geçmişe işaret ederek, "Biz onun içinde geçen hikayeleri bu tür dramatik sanatlarla çok daha iyi anlatabiliriz. Bu aslında okumaktan daha hızlı bir süreçtir. Tiyatro da sinema da diziler de bu işlevi yerine getirebilir. Önemli olan orada hassas davranmak, bunun dramatik bir kurgu olduğunu anlamak. Herkes açısından tarihsel gerçekler diye algılanıp farklı farklı yorumlar yapılması söz konusu oluyor ama aslında bunları yapmak ve anlatabilmek önemli." diye konuştu.

17. yüzyılın "orijinal" insanları

Çimenser, oyunun hedeflerine de değinerek, "Dünyada herhangi bir festivale gittiğimiz zaman bize en çok sorulan soru bu, 'Sizin hikayeleriniz nerede?' diyorlar. Biz, Devlet Tiyatroları Genel Müdürüyle biraz böyle düşünerek işe başladık. Yani hakikaten bizim hikayemiz ne? Biz onu tiyatronun gerçeği ve estetiğiyle, bugünkü haliyle gerçekten dünyaya anlatabiliyor muyuz, onlar bizim hikayelerimizi bu güçte ve estetikte seyredebiliyor mu? Hedefimiz buydu." ifadelerini kullandı.

Yeni ve yerli hikayeleri iyi kurgulamanın önemine dikkati çeken Çimenser, şöyle devam etti:

"Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde, Hezarfen Ahmed Çelebi'nin Galata Kulesi'nden Üsküdar Doğancılar Meydanı'na doğru uçtuğunu anlatması ve orada Lagari diye bir başkasının uzaya çıkmak için bir roketle kendisini göğe fırlatması, 17. yüzyılda böyle orijinal insanların yaşaması bizim ilgimizi çekmişti. Benim çocukluğumdan beri ilgimi çeker zaten. Onların hayatına dair hayal kurmak istedik. Ne yaşadılar o dönemde? İçinde bulundukları ortamda niçin böyle bir şey istediler? Neden böyle bir tutkuya sahiplerdi? Bunu anlatmak istedik."

Hakan Çimenser, Türk Hava Yollarının (THY) oyuna sponsor olduğunu belirterek, "THY devasa bir kurum. Dünyanın en önemli şirketlerinden biri haline geldi. Uçmak fikri üzerine... Zaman o kadar hızlı atlayarak ilerliyor ki biz çok öncelerden verilmiş bir kararın sonuçlarını yaşıyoruz bugün." değerlendirmesinde bulundu.

"Bu oyun bizi anlatıyor"

Hezarfen'in ilim, fıkıh ve kelamla uğraşan bir medrese hocası olduğunun düşünüldüğünü aktaran Çimenser, etrafındakilerin inanmamasına rağmen, ölümle yüzleşen Hezarfen'in o atlayışı gerçekleştirdiğini ve uçmayı başardığını dile getirdi.

Başrejisör Çimenser, tarihe ait bu kesiti, kendi dünyalarını da ortaya koyup olabildiğince gerçek bir şekilde anlatmak istediklerini söyledi.

Oyunun 1582'lerde yapılmış bir şenlik sahnesiyle açıldığı kaydeden Çimenser, "Umarım izleyici de bunu sırtlayıp götürecek. Bunu onlardan istiyorum. Çünkü bu (oyun) bizi anlatıyor." dedi.

Çimenser, "Biz"i anlatan hikayelerin Devlet Tiyatrolarında anlatılmaya devam edeceğinin altını çizerek, "Kafamızda bu projeyi üçleme haline dönüştürecek uzun bir süreç var. O süreç içerisinde kendi insanlarımızdan ve geçmişimizden anlatacağımız hikayeler var." ifadelerini kullandı.

"Mitolojik bir kahramana dönüşen Hezarfen'in tutkusu"

Yönetmen Yardımcısı Ezgi Yentürk Çimenser de anlatım dili olarak yeni bir yöntem araştırdıklarını, oyunda görsel tasarımı, Anadolu motiflerini, tutku hikayesini ve gelenekselle moderni bir araya getirmeye çalıştıklarını ifade etti.

"Aslında burada Hezarfen'i anlatırken, görünmez planda kendimizin de tutkularını anlatmış olduk." diyen Çimenser, şunları kaydetti:

"Bazı tarihçiler Hezarfen'in yaşamadığını iddia ediyor, bazı tarihçiler 'Yaşamıştır ama başka bir isimle yaşamıştır', bazıları 'Yaşamıştır ve Hezarfen adındadır' diyor. Çeşitli bilgiler var ama bizim için önemli olan ansiklopedik bilgi değil. Bizim için mitolojik bir kahramana dönüşen Hezarfen'in hikayesindeki o tutkuyu anlatabilmek önemli."

Mecidiyeköy Büyük Sahne'de tiyatroseverlerle buluşacak

Yaklaşık 2 saat süren oyunda "Hezarfen Ahmed Çelebi"yi Tolga Evren, "Lagari Hasan Çelebi"yi Emir Çiçek, "Evliya Çelebi"yi ise Fikret Urucu canlandırıyor.

Eserde, Dizdar Orhan Kurtuldu, Ebru Unurtan Urağ, Erdoğan Aydemir, Zuhal Acar, Efe Erkekli, Onur Ulutaş, Bilal Ercan, Eray Cezayirlioğlu, Kubilay Ünal ve Ömer Faruk Çalışkan'ın aralarında bulunduğu geniş bir oyuncu kadrosu yer alıyor.

Müzikleri Fırat Akarcalı, koreografisi Orçun Okurgan tarafından yapılan oyunun dekor tasarımı Şirin Dağtekin Yenen, kostüm tasarımı Çevren Sarayoğlu, ışık tasarımı da Akın Yılmaz imzası taşıyor.

Video mapping yöntemi uygulanan oyunda ayrıca minyatür sanatçısı Hilal Arpacıoğlu'nun çalışmaları sahneye yansıtılıyor.

Prömiyeri yarın Mecidiyeköy Büyük Sahne'de yapılacak "Uçmak - Hezarfen Ahmed Çelebi", farklı tarihlerde aynı sahnede tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.

(AA)