• Bist 100
    107922
  • Dolar
    5,8064
  • Euro
    6,4736
  • Altın
    274,2560
İstanbul
7 / 15
0530 708 54 54
0530 708 54 54
21 Şubat 2019 Perşembe 00:50:00 | Son Güncelleme: 26 Şubat 2019 Salı 15:32:51

Diriliş Ertuğrul konusu ve oyuncu kadrosu! Diriliş Ertuğrul nerede çekiliyor?

Diriliş Ertuğrul nerede çekiliyor, konusu nedir ve oyuncu kadrosunda kimler var sorusunun yanıtı merak ediliyor. Ekranların en çok izlenen dizisi Diriliş Ertuğrul izleyiciler için çarşamba akşamlarının vazgeçilmezi oluyor.

Diriliş Ertuğrul nerede çekiliyor? Diriliş Ertuğrul Oyuncu kadrosunda kimler var, konusu nedir? Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu anlatan ve tarihine meraklı olan nesiller için idealize bir dizi örneği olan Diriliş Ertuğrul’da nefesleri kesen bölümler yayınlanıyor. 

 

DİRİLİŞ ERTUĞRUL NEREDE ÇEKİLİYOR?

Diriliş Ertuğrul dizisinin bazı bölümlerinin İstanbul’da Beykoz ve Riva civarlarında çekiliyor. Diriliş Ertuğrul ilk sezonu için Riva ve Beykoz Kundura Fabrikası’na 2 plato kuruldu. Riva'daki plato, asıllarına uygun şekilde yapılan 600 metrekarelik Süleyman Şah otağı ve 35 adet çadırla birlikte toplam 40.000 m2 alanda kuruldu. Diriliş “Ertuğrul” set alanında ayrıca 12 adet değişik ebatlarda oba dükkanları, 1 adet kilimhane, otağ meydanı ve talimhane yer alıyor. Beykoz Kundura Fabrikası’nda 6000 m2'lik kapalı alana Halep, Halep Sarayı, arz odası, konuk odaları, koridorlar, zindanlar, Karatoygar mekanı, Selçuklu kasrı, Tapınakçılar salon ve odaları, tekke ve çadır içleri yapıldı. Yine Kundura Fabrikası'ndaki 5000 m2'lik açık alana Halep Çarşısı, kale içi, Süleyman Şah çadır içi, tapınakçıların zindanı, koridoru ve ibadethanesi inşa edildi.

 

DİRİLİŞ ERTUĞRUL DİZİSİ KARAKTERLERİ – OYUNCULARI:

Ertuğrul Gazi – Engin Altan Düzyatan:

Ertuğrul Gazi, ilk sezonda yer alan Kayı Beyi Süleyman Şah’ın ikinci evladıdır. Ertuğrul Gazi kendine has karakteristik özellikleri ile öne çıkar. Çocukluğundan beri korkusuz bir yiğit olarak yetişen Ertuğrul, cenge atılmaktan ve mücadeleden asla çekinmemektedir. Müthiş savaşma kabiliyeti, zekası ve cesaretinin yanı sıra oldukça duygusal ve merhametli bir yapısı da bulunmaktadır. Dizi boyunca bir hayalin peşinden gidecek olan Ertuğrul Gazi karakteri, izleyenlerin büyük beğenisi toplamıştır.

 

Gündoğdu Bey – Kaan Taşaner:

Gündoğdu, Süleyman Şah’ın bir diğer erkek evladıdır. Ertuğrul Bey ile zaman zaman anlaşmazlığa düşseler de kardeşliğin ve bir Beyoğlu olmanın gerekliliklerini her zaman yerine getirir. Karısı tarafından sık sık Ertuğrul’a karşı şişirilse de gerektiğinde sakin kalmayı ve mantıklı düşünmeyi iyi bilir. Ancak içten içe babasının kendisine olan güvenini kaybetmesinden de korkmaktadır. Büyük evlat olmanın sorumluluklarını taşımak zorundadır.

 

Halime Hatun – Esra Bilgiç:

Halime Hatun, hanedan soyundandır. Babası, kaçak bir Selçuklu şehzadesidir. Güzelliği ile herkesi etkileyen, temiz kalpli ancak cesur Halime Hatun, sarayda yetişmesi dolayısıyla pek çok sorunun üstesinden kolaylıkla gelebilmektedir. Zekâsı ve fedakarlığı ile nam salan Halime Hatun, Ertuğrul Bey ile birliktedir ve her daim onun en büyük destekçisidir.

 

Selcan Hatun – Didem Balçın:

Selcan Hatun, Gündoğdu Bey’in karısıdır. Babası ile aralarındaki husumetten dolayı Süleyman Şah’a karşı büyük bir kin duymaktadır. Onun bir an önce ölmesini ve obanın başına kocası Gündoğdu’nun geçmesini istemektedir. Sürekli olarak türlü oyunlar ile hem kendi başına hem de obanın başına belalar açmaktadır.

 

Süleyman Şah – Serdar Gökhan:

Kayı Boyu’nun akıllı, sabırlı, vefakâr, anlayışlı ve tecrübeli beyi Süleyman Şah, verdiği kararlar ile boyu her daim başarılı bir şekilde idare etmiştir. Oğulları arasındaki tatlı sert rekabetin farkında olan Süleyman Şah, eşi Hayme Ana’dan aldığı destek ile her daim babacan bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Hayme Ana – Hülya Darcan:

Hayme Ana, Kayı Boyu’nda herkesin büyük saygı duyduğu bir kadındır. Devlet gibi kadın deyiminin tam karşılığı olan Hayme Ana, kritik kararlar sırasında önemli bir rol oynamaktadır. Sabırlı, sevecen, merhametli ve her daim iyimser, umut dolu bir kadın olan Hayme Ana, kimin sorunu varsa koştuğu kişidir. Zaman zaman obayı idare edecek kadar önemli ve zeki biridir.

 

Turgut Alp – Cengiz Coşkun:

Turgut Alp, yürüdüğü yolda Ertuğrul’un en önemli yardımcılarındandır. Ketum kişiliği ile dikkat çeken Turgut, savaştan kaçmayan cesur bir karakterdir. Diğer Alplerden en büyük farkı, savaşlar sırasında balta kullanmasıdır. Ertuğrul Bey’e ve tüm obaya olan sadakati ve üstün yetenekleri ile nam salan Turgut, diğer bir yandan bir aşk, sevda adamıdır ve sevdiği kıza kavuşmayı beklemektedir.

 

Doğan Bey – Cavit Çetin Güner:

Alpler arasında çözüm odaklılığı ile bilinen en belirgin isimdir Doğan Bey. Tam bir görev adamıdır. Çok iyi bir dövüşçü olmasının yanı sıra iyi iz sürer, oldukça zekidir. Bamsı ile birlikte mizah dolu sahneleri de mevcuttur.

 

Bamsı Beyrek – Nurettin Sönmez:

Ertuğrul’un en güvendiği alplerden olan Bamsı, son derece iyi bir dövüşçüdür. Gözü kara bir şekilde atıldığı tüm mücadelelerden başarı ile çıkan Bamsı, aslında oldukça yufka yüreklidir. Saflığı ile ön plana çıkan Bamsı, çift kılıç kullanması ile de meşhurdur.

 

Gökçe Hatun – Burcu Kıratlı:

İlk sezondan itibaren karşımıza çıkan Gökçe Hatun, Ertuğrul Gazi’ye âşıktır ve onunla evlenmeyi beklemektedir. Ancak Halime Hatun’un beklenmedik bir şekilde obaya gelmesi ile onun da hikâyesi tamamen değişir.

 

Korkut Bey – Hüseyin Özay:

Hayme Ana’nın erkek kardeşi olan Korkut Bey, görmüş geçirmiş tecrübeli bir Türkmen beyidir. Sabırlı ve çok düşünen yapısıyla dikkat çeken Korkut Bey, yaşının verdiği olgunluk ile hareket etmektedir.

 

Tuğtekin – Uğur Güneş:

Tuğtekin, Doğdurga Obası’nın beyi Korkut’un oğludur. Yani Hayme Ana’nın yeğeni, Ertuğrul Gazi ve Gündoğdu Bey’in ise dayıoğludur.

 

Candar Bey – Erden Alkan:

Candar Bey, Çavdaroğlu Obası’nın beyidir. Dönemin siyasi ve askeri tecrübesidir. Obasını ve ailesini mutlak bir hâkimiyet ile yöneten Candar Bey’in en ufak bir başarısızlığa dahi katiyen tahammülü yoktur.

 

Ural Bey – Kürşat Alnıaçık:

Candar Bey’in en büyük oğlu olan Ural Bey, dizideki önemli savaşçılardandır. Bozkır kültürünü özümsemiş olan Ural Bey, Çavdar Obası’nın baş alpidir. Savaşlardaki cesareti ile nam salmıştır.

 

Çolpan – Gülçin Santırcıoğlu:

Çolpan, Ural Bey’in karısıdır. Aynı zamanda Karacahisar Kalesi’nin eski tekfurunun da kızıdır. Ural Bey’e olan derin sevgisi ile bilinen Çolpan, onun gittiği yolda her türlü desteği ona verir ve her daim arkasındadır.

 

Batuhan – Osman Albayrak:

Ural Bey’in en güvendiği yardımcısı olan Batuhan, acımasız ve korkusuz bir karakterdir. Ural Bey’e ölümüne bağlı ve sadık bir yardımcıdır.

 

Aliyar – Cem Uçan:

Candar Bey’in küçük oğlu olan Aliyar, abisinin aksinde daha çok ilimle ilgilidir. Dönemin mevcut bütün ilimlerine hâkimdir. Aliyar, bu bilge kişiliği ile herkes tarafından saygı gösterilen bir kişidir.

 

Aslıhan – Gülsim Ali İlhan:

Candar Bey’in tek kızı olan Aslıhan, iki abisinden sonra en küçük çocuktur. Oldukça kibar ve niaf bir kişiliğe sahip olan Aslıhan, bu özelliklerinin yanı sıra çok da iyi bir savaşçıdır. Bu açıdan oldukça ilginç biridir.

 

Artuk Bey – Ayberk Pekcan:

Kayı Obası’nın fazilet sahibi, ahlaklı kişiliklerinden biri olan Artuk Bey, tıptaki bilgeliği ile tanınmaktadır. Tıp alanındaki ustalığı sayesinde obadaki hemen herkes ona büyük saygı göstermekte ve sık sık akıl danışmaktadır. Artuk Bey, obasına her daim sadık ve cesur biri olarak hizmet etmektedir.

 

Banu Çiçek – Ezgi Esma Kürklü:

Halime Hatun’un Dodurga Obası’ndaki yakın dostu olan Banu Çiçek, deli dolu bir kişiliğe sahiptir. Oldukça iyi bir savaşçı olan Banu Çiçek, Kayı Obası alplerinden Doğan ile evlenmiş ve Kayı Obası’na gelin gitmiştir.

 

Muhyiddin İbn Arabi – Osman Soykut:

Dizinin ilk sezonundaki sahneleri ile tüm izleyenlere manevi bir huzur dolduran İbn Arabi, kuruluş dönemindeki sancılar sırasında Ertuğrul Bey ve arkadaşlarına yardım etmiştir. Onları manevi kudreti ile destekleyen İbn Arabi, dizinin sevilen ve sahneleri beklenen bir karakteri olmuştur. Uhreviyatından kırıntılar ile Ertuğrul ve arkadaşlarına yol gösteren İbn Arabi, onları gerçek manada diriltmiş ve kendine getirmiştir. Bu açıdan, dirilişin mimarlarından biri olmuştur.

 

Afşin Bey – Turgut Tunçalp:

Pehlivanlığı ve savaşlardaki cesareti ile ün yapmış olan Afşin Bey, Ertuğrul ve arkadaşlarına önemli yardımlarda bulunmuştur. Tapınakçılara karşı verilen mücadelede gözünü sakınmadan öne atılan Afşin Bey, Selçuklu hanedanına duyduğu derin saygı ve sadakat ile de dikkat çekmektedir.

Kurdoğlu – Hakan Vanlı:

Kurdoğlu, Süleyman Şah ile birlikte obanın yönetiminde söz sahibi kişilerden biridir. Ancak zamanla Süleyman Şah’ın arkasından iş çevirmeye ve obanın başına geçmeye çalışır. Bu yolda tapınakçılarla bile iş birliği yapan Kurdoğlu, ihanetinin karşılığı olarak Kayı Obası’na Bey olmak istemektedir. Ancak Ertuğrul ve arkadaşları onun oyunlarını sürekli alt üst etmektedir.

 

Deli Demir – Mehmet Çevik:

Deli Demir, Kayı Obası’nda herkesin saygı duyduğu bir demircidir. Keskin kılıçlar yapması ve açık sözlülüğü ile tanına Deli Demir, oldukça cesur bir kişiliktir. Obasının geleceği için gözünü kırpmadan öne atılan Deli Demir, Süleyman Şah’a olan sadakatini asla terk etmemektedir.

 

Aykız – Hande Subaşı:

Aykız, iyi derecede ok kullanmakta ve yine iyi derecede at binmektedir. Demirci ustası Deli Demir’in kızı olan Aykız, Turgut Alp ile kavuşacağı günü beklemektedir. Turgut Alp ile Aykız’ın aşk hikâyeleri, izleyenlere duygusal anlar yaşatmaktadır.

 

Titus – Serdar Deniz:

Titus, Tapınak Şövalyeleri’nin o dönemde çevirdiği tüm oyunları gözler önüne seren bir karakterdir. Dizi boyunca tek amacı Ertuğrul’un ve İslam âleminin yükselişini engellemek olan Titus, bu uğurda Halep Sarayı’na adamlar yerleştirmekten daha pek çok farklı şeye kadar türlü oyunlar hazırlar. Asıl hedefi ise Müslümanların Kudüs’e hâkim olmasının önünü kapatmaktır. Bu nedenle sürekli olarak Müslümanları birbirine düşürür.

 

SÖĞÜT'ÜN TARİHİ

Osmanlı döneminde önce Sultanönü sancağının merkeziyken, sonra merkezin Eskişehir'e taşınmasıyla bu sancağa bağlı bucağa dönüşmüştür. 1648 yılında Anadolu vilayeti Bursa sancağının Lefke (bugün Osmaneli) kazasına bağlı bıcaktı. Daha sonra Anadolu eyaletine bağlı merkezi Bilecik olan Ertuğrul sancağının sınırlarına katıldı.

1231 yılında Thebasion adını taşırken Anadolu Selçuklu komutanı Ertuğrul Gazi tarafından İznik İmparatorluğu'ndan alınmıştır ve kendisine Anadolu Selçuklu hükümdarı III. Alaeddin Keykubad tarafından Domaniç ile birlikte verilmiştir.

En son Hüdavendigâr vilayetine bağlı Ertuğrul sancağına bağlı kaza idi. Kurtuluş savaşında üç kez Yunan işgaline uğramış ve 6 Eylül 1922'de işgalden yanmış bir şekilde kurtulmuştur. İlçeye bağlı Kızılsaray köyünün girişinde, hem Osmanlıca, hem de Rumca yazılar taşıyan bir Yunan karakolu bulunmaktadır ve bu karakol harap haldedir.

 

DİRİLİŞ ERTUĞRUL KONUSU

Moğollarla zorlu bir mücadele veren Ertuğrul Bey, kutlu davasının peşinden gidebilmek için kardeşlerinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Ertuğrul Bey’e inanan Kayılar, bu ayrılığın ardından yollara düştüler. Çetin geçen koşullarda Karacadağ sınırlarına kadar ilerleyen Kayıları burada bambaşka bir dünya bekliyordu. Yeni yurtları onlara farklı bir iklim, farklı topraklar ve farklı insanlar sunacaktı. Ertuğrul Bey, kutlu davasına giden yolda daha güçlü ve daha acımasız düşmanları olacağının farkındaydı. Peki, yeni düşmanlarını alt edebilmek için kılıcının keskinliği yetecek miydi?

Ertuğrul Bey artık başka bir dünyadaydı. Ve bu dünya da at koşturmak daha çok akıl, cesaret ve sabır istiyordu. Karşısına daha güçlü ve daha acımasız olarak çıkan Tapınakçılar, Ertuğrul Bey’i zafer için yeni yöntemler bulmaya zorlayacaktı. Zira Tapınakçıların gizli eli olan Simon bir kılıç darbesiyle öldürülemeyecek kadar zeki ve güçlüydü. Üstelik Simon yalnız da olmayacaktı. Ertuğrul Bey, Simon’a destek olan Müslümanları öğrendiğinde ne yapacaktı? Ertuğrul Bey, kılıçların sustuğu, akıl oyunlarının konuştuğu bir cehennemin içindeydi. Peki, aklı onu bu cehennemin ateşinden koruyabilecek miydi?

Karacadağ etekleri birçok Türkmen Obasına yurt olmuştu. Fakat aslen Tatar olan Çavdaroğlu Obası, aralarında en güçlü olanlarıydı. Bu güçlerini ise başarısızlığa tahammülü olmayan ve obayı demir yumrukla yöneten Candar Bey’den alıyorlardı. İktidarını yıllarca koruyan Candar Bey, en büyük imtihanını evlatlarıyla verecekti. Candar Bey’in büyük oğlu Ural’ın ihtirası obanın kaderini belirleyecekti. Çavdaroğlu ve Kayı Obası arasında yaşanacak gerilimi Candar Bey’in hamleleri durdurabilecek miydi? Ertuğrul Bey, Çavdaroğlu Obasından hiç beklemediği teklifler ve tehditler alacaktı. Peki, Kayılar ve Çavdaroğulları’nın yolu nerede ve nasıl kesişecekti? Ertuğrul’un vereceği her karar hem obanın kadınları hem de beyleri için yeni sonuçlara gebeydi.

Ertuğrul artık obanın beyi olmuştu. Obada yeni sorunlar baş göstermişti. Göç yolunda yorgun düşen Kayılar ülküleri ve nefisleri arasında sıkışıp kalmıştı. Onlar için bu imtihan hiç kolay olmayacaktı. Dışarıda düşmanlarıyla mücadele veren Ertuğrul Bey’i içerde ise yeni sorunlar bekliyordu. Göç yolunda sevdiklerinden ayrı düşen ve kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kayılar birliklerini koruyabilecekler miydi?

İhanet, ihtiras ve akıl oyunlarıyla yüz yüze gelen Ertuğrul için tek hedef vardı. Bir milletin dirilişine vesile olmak

  • MAGAZİN
  • SPOR
  • YAŞAM
  • SANAT