Rüzgar eken fırtına biçer

Başbakan Yıldırım, Trump'ın Kudüs çıkışının Kuzey Irak yönetiminin referandumuna benzediğini söyledi. Yıldırım, bütün dünyanın karşı çıktığı kararı hayata geçirmenin Ortadoğu’yu büyük bir felakete sürükleyeceğini belirterek, “rüzgâr eken fırtına biçer” uyarısında bulundu.

TURGAY GÜLER / SEUL

BAŞBAKAN Binali Yıldırım Güney Kore ziyaretinin ardından yurda dönerken uçakta, Trump'ın Kudüs kararıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Dünyada pek çok sorunun bulunduğunu ve öncelikle onların çözülmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Suriye var, Yemen var, Libya var, Irak var, Katar, diğer ülkeler arasında sorunlar var. Bütün bunlar ortadayken bir de daha büyük bir sorunu bölgenin gündemine getirmenin hiç akılla, izanla izahı yoktur” dedi. 

ÇÖZÜM TAMAMEN SONA ERER 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı uyarıları da hatırlatan Yıldırım, ABD yönetimine “Rüzgar eken fırtına biçer” uyarısında bulundu. Yıldırım, İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik için Kudüs'ün kutsal bir mekan olduğunu vurgulayarak, “Dolayısıyla buranın konumuyla, statüsüyle oynamak adeta pimi çekilmiş bir bomba şeklinde bir sonuç doğurur” ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım şöyle devam etti: “Bu şimdiye kadar İsrail-Filistin arasında yıllardan beri devam eden anlaşmazlığın, sorunun çözümünü tamamen sona erdirir. Bu biraz Kuzey Irak yönetiminin referandum ilan etme kararına benziyor. Bütün dünya karşısında, ona rağmen bu referandumu, bu gayrimeşru referandumu ilan ettiler ve sonunda da neler olduğunu hep beraber gördük. 

DÜŞÜNCESİ BİLE VAHİMDİR 
BM'nin defalarca alınan kararları var, Filistin için başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik, bu kararlar ortadayken... Burayla ilgili üç dinin de hassasiyeti var. İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik. Her üç semavi din için burası kutsal bir mekan. Dolayısıyla buranın konumuyla, statüsüyle oynamak adeta pimi çekilmiş bir bomba şeklinde bir sonuç doğurur. Neresinden bakarsak bakalım, vahim düşüncedir. Düşüncesi bile vahimdir. Hayata geçirmek demek Ortadoğu'yu, bölgeyi büyük bir felakete sürüklemek demektir.” 

ABD'DEKİ KUMPAS DAVASI 
Başbakan Yıldırım New York'ta devam eden kumpas davasına ilişkin soruyu yanıtlarken, “Dava daha mahkemede görülmeye başlamadan önce Sarraf, Amerikan hükümetiyle anlaştı. Sanıktan tanık durumuna geçti. 'Taraf değiştirerek, yalan söyleyerek buradan kurtulacağımı düşündüm, bana telkin edildi. Onun için mahkeme ile işbirliği yapmayı tercih ettim' diye ifadeleri var. Bütün bunlar ortada iken o davanın hukuki zeminde görülmesinin mümkün olmaması gerekir. Bu hiçbir hukuk sistemine uyan bir şey değildir. Önceden kurgulanmış, senaryosu yazılmış adeta bir piyes gibi. ABD hukuk sisteminin sorgulanmasını beraberinde getiren bir durum. Şunu herkesin bilmesi gerekir. Türkiye, uluslararası kurallara uymayan hiçbir işlem yapmamıştır. ABD’nin, İran’a ambargosu bizi bağlamaz.” şeklinde görüş bildirdi.

ABD'DE FİKİR BİRLİĞİ YOK 

BAŞBAKAN Yıldırım, ABD'ye karşı Arap aleminden çok ses çıkmadığına yönelik soru üzerine, “Bütün ülkeler az, çok tepki verdi, karşı olduklarını beyan ettiler. Çin dahil Müslüman olmayan birçok ülke aynı yönde açıklamalarda bulundu. ABD içinde de fikir birliği yok aslında” diye konuştu. Avrupa'nın Filistin Devleti'ni tanıma kararı aldığı, bu nedenle daha güçlü tepki vermesi gerektiğine ilişkin değerlendirmede bulunan Yıldırım , “Avrupa’nın tepkisinin daha fazla olmasını öngörmüyordum. Verilen tepkiyi kendi ölçeğinde yeterli görüyorum. Vatikan bile aynı şekilde bunun doğru olmadığını açıkladı” ifadelerini kullandı. 

CHP'NİN HALİ ÜLKE İÇİN HAYRA ALAMET DEĞİL 

Başbakan Yıldırım, ana muhalefet partisi liderinin her gün bir heybe salladığını, ancak içinin boş olduğunu söyledi. 

n BAŞBAKAN Yıldırım, gazetecilerin “Eski CHP ABD karşıtıydı, Kılıçdaroğlu’nun yeni CHP’si ise tam tersini yapıyor” hatırlatması üzerine “CHP’de bu sıra kurultay süreci var. Bazı kurultayların yapımını durdurdu. Belli ki içeride bazı hareketlenmeler var. Gündem değiştirmenin en doğru yol olacağını düşünüyor. Onun için her gün yeni bir heybe sallıyor. Ama heybelerin içi boş” dedi. Yıldırım şöyle devam etti: “Ana muhalefet partisinin FETÖ’nün bu kadar dolduruşuna gelmesi Türkiye için hayra alamet bir iş değil. İktidar alternatifi, Cumhuriyeti kuran kadroların mirasçısı olduğunu söyleyen CHP’nin bu hallere düşmesi ülkemiz adına hayra alamet değil. CHP seçmeni bu durumu mutlaka değerlendirecek ve günü geldiğinde ülkesine sahip çıkacaktır.” 

KADİM DOSTLUK 

BAŞBAKAN Yıldırım Güney Kore ziyaretine ilişkin, “Verimli ve faydalı bir ziyaret oldu. Çok üst düzey kabul ve karşılama gördük. Türkiye’nin kadim dostluğunun altı çizildi. Türkiye-Kore dostluğu yerine  “kan kardeşliği” tabiri kullanıldı. “Türkiye ağabey, biz kardeşiz” şeklinde bir değerlendirme yaptılar. Biz de dedik ki kardeşler arasında ast üst olmaz, kardeşler birbirinin yanında olur. Bundan da memnun oldular” diye konuştu. 
 
İki haneli büyüme olursa şaşmayın 

Başbakan Yıldırım, ekonomiye duyulan güvenle büyümenin süreceğini söyledi. 

Yıldırım TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, kuruluşlarının Türkiye'nin notunu düşürmek için adeta yarışa girdiklerini belirterek buna rağmen ekonominin büyümeye devam ettiğini söyledi.  

GEREKLİ TEDBİRLER ALINDI 
Başbakan, “Türkiye 2017'de birinci çeyrekte yüzde 5.2 büyüdü, ikinci çeyrekte 5.1 büyüdü ve üçüncü çeyrekte büyüme iki haneli olursa şaşmayın diyorum ama yıl sonu itibarıyla da ülkemiz yüzde 5 ile 7 arasında bir büyümeyi gerçekleştirecek. Nasıl oldu? Çünkü biz özel sektörümüze ekonomimize güveniyoruz. Güvendiğimiz için de hemen gerekli tedbirleri aldık, işletmelerin kaynağa erişimini sağladık” diye konuştu. 

Kriz senaryoları ters düz edildi 

Yıldırım 500 bin işletmeye 250 milyar liralık kaynak aktarıldığını, KOBİ'lerin nefes aldığını vurguladı. 

n BAŞBAKAN Yıldırım, Kredi Garanti Fonu ile 250 milyar lira civarında bir kaynak oluşturduklarını, bu kaynaktan 250 bin civarında işletmenin yararlanmasın sağladıklarını ayrıca KOSGEB'in KOBİ'lere sağladığı imkanlarla 500 bin işletmenin nefes aldığını, işlerini yoluna koyduğunu dile getirdi. 

TEK HANELİ ENFLASYON 
Kriz senaryolarını ters düz ettiklerini, geride bıraktıklarını vurgulayan Başbakan, şimdi de aynı senaryoların 2018 için söylenmeye başladığını dile getirdi. Yıldırım, “Doğru 2018 kolay olmayacak, bunun farkındayız. Ülkemizin bugüne kadarki kazanımları sayesinde, istikrar sayesinde, güven sayesinde 2018'de de inşallah büyüme aynen devam edecek. Bugün iki haneli duruma gelen enflasyonun aşağı doğru seyri devam edecek, bunun için gereken tedbirleri alıyoruz” ifadelerini kullandı. 
  
ÖZEL SEKTÖR LOKOMOTİF GÜÇ 

ÖZEL sektörün Türkiye'nin lokomotif gücü olduğunu belirten Başbakan Yılıdırım, “Hepimiz biliyoruz Türkiye özel sektörün dinamiğiyle, gücüyle kalkınan, büyüyen bir ülke. Bugün kamu bir birim yatırım yapıyorsa özel sektör 8 birim yatırım yapıyor. Özel sektörün gücü Türkiye'nin lokomotif gücüdür. Bunun farkındayız ve buna göre de siyasi, ekonomik olarak bütün alacağımız kararlarda bu işe dikkat ediyoruz” diye konuştu.