MİT Esed'in kalesinden aldı

53 kişinin şehit olduğu Reyhanlı katliamının planlayıcısı Yusuf Nazik, Lazkiye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT'in nefes kesen operasyonuyla paketlenen terörist, emri Esed rejiminden aldığını itiraf etti. 

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı tarafından Suriye'nin Lazkiye kentinde yapılan nokta operasyonda, 2013 yılında Reyhanlı’daki bombalı saldırıda Suriye istihbaratıyla irtibatı sağlayan ve failleri yönlendiren terör örgütü THKP-C üyesi Yusuf Nazik yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 2013’te gerçekleştirilen, 53 vatandaşın hayatını kaybettiği bombalı saldırıda failleri yönlendiren ve Suriye istihbaratıyla irtibatı sağlayan Yusuf Nazik’in bulunduğu Suriye'nin Lazkiye kentinde, MİT tarafından nokta operasyonu gerçekleştirildi. Aranan teröristler listesinde “mavi” kategoride yer alan Reyhanlı katliamının organizatörü Yusuf Nazik, MİT mensuplarının operasyonuyla ele geçirilmesinin ardından, güvenli yollar üzerinden Türkiye’ye getirilerek Ankara'da sorguya alındı.  

'BOMBAYI SURİYE'DEN GETİRDİM'  

Nazik ön sorgusunda Suriye istihbarat birimlerinden aldığı talimatla Türkiye’de eylem arayışına girerek alternatif eylem yerlerine yönelik keşif çalışması yaptığını, patlayıcıların Suriye’den Türkiye’ye intikalini sağladığını, iki transit tipi araç temin ederek patlayıcıların araçlara yerleştirilmesini organize ettiğini itiraf etti. Ayrıca terörist Nazik Reyhanlı patlamalarında rol aldığı bilinen THKP-C'nin Suriye elebaşı Mihraç Ural hakkında da detaylı bilgiler paylaşarak, katliama katılan diğer firari sanıkları da teslim olmaya çağırdı.  

DAVA DOSYASI AYRILMIŞTI 

Reyhanlı saldırısına ilişkin dava, 23 Şubat 2018’de karara bağlanmış, yargılanan 33 kişiden 9’u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13’ü ise 10 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmıştı. Yusuf Nazik’in de aralarında bulunduğu firari 8 teröristin ise dosyası ayrılmıştı. 

FİLMLERE TAŞ ÇIKARAN OPERASYON 

MİT'in, rejimin kale gibi koruduğu Lazkiye'de imza attığı müthiş operasyon, istihbarat tarihine geçti.  

MİT, Lazkiye operasyonuyla FETÖ militanlarına karşı son dönemde yürüttüğü başarılı sınırötesi operasyonlarına bir yenisini eklemiş oldu. Yabancı herhangi bir devletten istihbari ya da lojistik desteğin alınmadığı operasyonda, tespit, izleme, operasyon ve nakil aşamaları tamamen MİT Başkanlığı unsurlarınca gerçekleştirildi. Esed'in Şam'dan sonraki ikinci kalesi olan Lazkiye'deki operasyonun filmlere taş çıkaran ayrıntıları ortaya çıktı. MİT, titiz bir çalışma sonucu Nazik’in Lazkiye’de, Suriye rejiminin kendisine verdiği sahte bir kimlikle rejimin koruması altında yaşadığını tespit etti. Lazkiye kent merkezi, rejimin askeri birlikleri, kolluk güçleri ve istihbarat birimlerince 24 saat kontrol altında tutuluyor.  

TSK DA DEVREYE GİRDİ  

Ayrıca bölge Tartus'taki Rus üssünün radarları tarafından sürekli gözetim altında tutuluyor. Tüm güvenlik önlemleri alındıktan sonra Nazik, alışkanlıkları ve rutinlerinin belirlenmesi amacıyla uzun süren sabırlı bir çalışmayla takibe alındı. Nazik’in alışkanlıkları ve rutinleri MİT Başkanlığı’nda ayrıntılı şekilde analiz edildikten sonra, operasyon için düğmeye basıldı. Operasyon aşamasına gelindiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarıyla da işbirliği yapıldı. TSK’dan alınan “çok önemli” destekle Nazik güvenli yollardan Türkiye’ye getirilip sorguya alındı. 

KUSURSUZ PLAN 

Nazik'in rejimin verdiği sahte kimlikle Lazkiye'de koruma altında yaşadığını tespit eden MİT,  teröristi adım adım izledi.

PEŞLERİ BIRAKILMIYOR

MİT tarafından son bir yılda FETÖ başta olmak üzere çeşitli ülkelerde aranan firari teröristler, ses getiren yurtdışı operasyonlarıyla yakalanarak yurda getirildi. Kosova'da 6 üst düzey FETÖ mensubuyla Gabon yapılanması içindeki 3 kişi yakalandı. Darbeci örgütün “Azerbaycan kasası” İsa Özdemir Azerbaycan'da, elebaşılardan Salih Zeki Yiğit ile örgütün sosyal medya uzmanı Yusuf İnan Ukrayna'da paketlenerek Türkiye'ye getirildi. MİT, ses getiren yurtdışı operasyonlarına son halkayı Lazkiye'de ekledi. 

REYHANLI'DA BURUK SEVİNÇ  

Terörist Yusuf Nazik'in Türkiye'ye getirildiğinin duyulmasının ardından, 11 Mayıs Şehitleri Derneği'nde bir araya gelen Reyhanlılılar, birbirlerine sarılıp sevinç gözyaşı döktü.  Şehit aileleri adına konuşan Dernek Başkanı Ahmet Tuna, haberi televizyondan öğrendiklerini söyledi. Devletin ve şehitlerin her zaman yanlarında olmaya devam edeceklerini belirten Tuna, şunları kaydetti:  

MİHRAÇ URAL DA GETİRİLSİN  

“Bütün şehit ailelerinin gözü aydın. Şehitlerimizin yanlarında olmaya devam edeceğiz. Devlete, askere, polise, MİT'e, herkese teşekkür ediyorum. Herkes bilsin ki Türkiye çok büyük bir devlet. Haberi aldığımızda şehit aileleri olarak içimize güneş doğdu. Bununla da yetinmiyoruz. Mihraç Ural var, 9 firari daha var. Hepsinin yakalanıp hesap vermesini istiyoruz.” 

'TÜRKİYE SİZE BUNUN HESABINI SORACAK' 

Sorgusunda Antakya doğumlu olduğunu aktararak ailesi hakkında bilgi veren terörist Yusuf Nazik, Reyhanlı’daki çifte bombalı katliam için emri Suriye istihbaratından aldığını itiraf etti. “Türkiye devletinden kaçamadım, pişmanım. Beni Suriye’den yakalayıp getirdiler. Suriye’deki arkadaşlarıma sesleniyorum, yol yakınken dönün, Türk devleti bize sahip çıkar, kendi devletimiz bize sahip çıkar” diyen Nazik, Esed'e seslenerek  “Türkiye devleti çok büyüktür bunun hesabını elbet sizden soracak” ifadelerini kullandı.” 

KATLİAM ORTAĞI FETÖ 

Türkiye'yi kaosa sürüklemeyi amaçlayan kanlı provokasyonda darbeci örgütün de parmağı var. 

Reyhanlı'da 11 Mayıs 2013'te 52 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı gerçekleştirilmişti. Saldırıda yaralanan bir kişinin daha sonra vefatıyla hayatını kaybedenlerin sayısı 53’e yükselmişti. Reyhanlı Belediyesi yanıyla PTT binası önünde gerçekleşen patlamalarda 912 konut, 891 işyeri ve 148 araç zarar görmüştü.  

İHANET İÇİNDE İHANET 

Türkiye'yi kaosa sürükleme planının en kanlı sayfalarından biri olan katliamın ardından, hükümet hedefe konuldu. Esed rejiminin Türkiye'deki uzantıları tarafından  katliamdan hükümeti ve MİT'i sorumlu tutan algı operasyonları devreye sokuldu. FETÖ'nün de bu kirli operasyonun parçası olduğu çok geçmeden ortaya çıktı. Patlama öncesinde, MİT tarafından eyleme dair detaylı veriler içeren bilgi notunun o dönem Reyhanlı savcısı olarak görev yapan FETÖ mensubu Özcan Şişman’a iletildiği ancak Şişman’ın raporu sümenaltı ederek patlamanın gerçekleşmesine neden olduğu anlaşıldı.  MİT TIR'ları soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Şişman'ın MİT’i suçlayabilmek için katliama göz yumduğu HSYK raporuna yansıdı.