Başbakan Binali Yıldırım, Malta Başkanı Muscat ile ortak basın toplantısı düzenledi

Başbakan Yıldırım, Malta Başbakanı Muscat ile ortak açıklama yaptı. Yıldırım, "Buradan çağrı yapıyorum. Hariçten gazel okumakla olmaz. Buyursunlar açsınlar o fasılları. Sayın Başkanın dönem başkanlığı içerisinde bu fasıllar açılsın. Ne düşünüyorlarsa hepsini görüşmeye konuşmaya varız." dedi.

Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

 

AB'NİN DAHA HIZLI ADIM ATMASI LAZIM

 

AB ile Türkiye arasındaki mültecilerin durumlarıyla ilgili vize serbestliği konuları ve geçmişte mutabık kalınan konularla ilgili bugün yaşanan sorunları değerlendirdik. Bu konularda AB'nin daha hızlı adım atmasını, yeni bir bakış açısının getirilmesini ifade ettik. Malta geleneksel bir denizci ülkedir. Dünyanın üçüncü büyük gemi sicili bakımından ülkesidir. Dolayısıyla denizcilik alanındaki mevcut işbirliğimizi daha da ileri taşımak imkanı olduğunu bir kez daha gördük ve teyid ettik. Gelecek dönemde yabancı dil eğitimi konusunda Malta'yla çok daha yakın çalışma imkanı olacağını düşünüyoruz. Bu konuları etraflıca konuşup, değerlendirdik. 

 

LİBYA'DA ORTAK İRADE ORTAYA KONULMASI ŞART

 

Özellikle Libya da Malta ve Türkiye için önemli bir ülke. Libya'da istikrarın sağlanması, grupların biraraya gelip bir irade ortaya çıkması, göçmen sorununun çözümü ve terörle mücadele açısından hayati öneme sahip. Bu konuda Malta'nın, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin gayretleri var. Bu gayretlerin bir sonuca odaklanması tabiatıyla önem arzediyor.

 

SORULAR VE CEVAPLAR

 

Seçim zamanı ülkelerde popülizm yaygın bir uygulamadır. Bizim beklentimiz AB-Türkiye ilişkilerin sağlıklı bir zeminde değerlendirilmesi ve buna göre kararların verilmesidir. 

 

RUM LİDER DIŞARIYA SİGARA İÇMEK İÇİN ÇIKMIŞ

 

Kıbrıs'la ilgili iki taraf arasında BM koordinasyonunda devam ediyor. Evelsi gün Anastasias biraz herhalde sinirlenmiş. Kapıyı vurup dışarı çıkmış. Kriz oldu diye haber yayıldı. Daha sonra "Ben sigara içmeye çıktım, kriz falan yok" diye geri geldi. Türkiye daha doğrusu KKTC çözümde bir adım önde. Hiçbir zaman kesintiye uğratacak bir davranış içerisinde olmuyorlar. Çözümün mutlaka sağlanması lazım. Çözümsüzlüğün bedelini Kuzey Kıbrıs Türk tarafı ödüyor. Rum tarafı maalesef 2004'de tüm uyarılarımıza rağmen adanın tümünü temsil edilecek şekilde birliğe tam üye yapıldı. Dolayısıyla o gün çok daha kolay olan çözüm gerçekleşmedi. Bugün daha zor olanı başarmakla karşı karşıyayız. Eminim ki, burada alınacak çözüm adada güvenliği sağlayacak. Türkiye'nin etkin garantisini sürekli olarak temin edecek. Her iki tarafın adil, eşit yönetişim hakkını da beraberinde getirecektir. Bu konuda AB'nin de üstüne düşen görevi var. Türkiye'nin dört özgürlük dediği hususların AB tarafından teminat altına alınması icap ediyor.

 

BİRİSİ BANA CEVAP VERSİN: AVRUPA'DA KAÇ GÖÇMEN VAR!

 

Acaba merak ediyorum Türkiye'de ne kadar Avrupa'da ne kadar göçmen var. Bunun cevabını birisi bana versin. Türkiye 3 milyon göçmene ev sahipliği yapıyor. Onlarla aşını paylaşıyor. Başkaları ne yapıyor? Aferin diyor, sadece uzaktan bakıyor. Türkiye zorda olanlara yardım eden bir ülkedir. Ama unutmayın Türkiye DEAŞ, PKK, FETÖ ile amansız mücadele ediyor. Soruyorum hangi Avrupa ülkesinin parlamentosu uçaklarla bombalandı, tanklar insanların üzerinden geçti? Hangi Avrupa ülkesinde silahsız, savunmasız insanlar acımasızca öldürüldü?

 

AB FASILLARI AÇSIN BİZ DE TEK TEK CEVABINI VERELİM

 

Basın özgürlüğü evrensel bir haktır. Genelde insanların görüşlerini ifade etmeleri evrensel bir haktır. Türkiye bir hukuk devletidir, bu hakları Türkiye'de herkes sonuna kadar kullanıyor, kullanmaya devam edecek. İki şeyi birbirine karıştırmamak gerekiyor.  Basın özgürlüğü, gazetecilik ayrı bir şey, basın özgürlüğü kisvesi altında terör faaliyetleri içinde olmak ayrı bir şey var. Bir basın kartı alıp, teröristlere lojistik destek sağlamak, teröristlerin işini kolaylaştıracak faaliyetlerin içinde bulunmak basın özgürlüğü ile izah edilen bir şey değildir. Maalesef gerçekler ters yüz ediliyor. Bir algı operasyonuyla Türkiye'de basına karşı bir duruş varmış gibi sonuç çıkarılıyor. Basın özgürlüğü Avrupa için çok önemli, adalet, hukuk devleti olmak çok önemli. AB 23.24 fasıllar adalet ve medya, basınla ilgili fasılları açsın, ne söyleyeceklerse söylesinler, biz de cevabını verelim. Buradan çağrı yapıyorum. Hariçten gazel okumakla olmaz. Buyursunlar açsınlar o fasılları. Sayın Başkanın dönem başkanlığı içerisinde bu fasıllar açılsın. Ne düşünüyorlarsa hepsini görüşmeye konuşmaya varız.

 

MHP İLE AMAÇ BİRLİĞİ YAPTIK BAZI ORTAK ETKİNLİKLER OLABİLİR

 

Bizim bir halkoylaması var. 16 Nisan'da yapılacak. Anayasamızda önemli bir değişiklik yapıyoruz. Yapılan değişiklik yönetim sistemini parlamenter sistemden Başkanlık sistemine öngörüyor. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi öngörüyor. Bunu vatandaşa soracağız. MHP ile AK Parti olarak biz bu değişikliği parlamentoya uzlaşarak getirdik. Bir amaç birliğimiz var. MHP de bu değişikliğin lehinde kampanya yapıyor, biz de aynısını yapıyoruz. Söylemlerimizin benzer olması gayet doğal. Dolayısıyla ortak etkinlikler yapabiliriz. 

 

ALMANYA'DAKİ VATANDAŞLARIMIZLA HASRET GİDERECEĞİZ

 

Malta ziyaretinden sonra Almanya'da Münih Güvenlik Konferası'na katılacağım. Sayın Merkel ve diğer kişilerle görüşme imkanımız olacak. Aynı gün Almanya'da malum milyonlarca Alman ve Türk vatandaşı hemşehrilerimiz var. Onlarla biraraya geleceğiz, sohbet edeceğiz, hasret gidereceğiz. Onları dinleme fırsatımız olacağız. Kampanya sırasında başka AB ülkelerinde de benzer faaliyetlerimiz olacak.