"Atatürk’ü vesayetçilerin tekeline bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’e ‘Atatürk’ dedikleri için birçok senaryonun yazıldığını söyledi. Ülke ve milletin bu önemli değerini ruhu faşist, söylemi marksist marjinal çevrelerin tekeline bırakmayacaklarını belirtti. “CHP gibi amorf bir partinin Atatürk’ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz yüzyılın o sıkıntılı döneminde her ülkenin kendine göre bir lider ortaya çıkardığını ve kurtuluşu onun öncülüğünde aradığını görüyoruz. Bu liderlerden pek azı ülkesini arzu edilen zaferlerle tanıştırabilmiş, istenen başarılara ulaştırabilmiştir. Hiç şüphe yoktur ki Atatürk işte bu liderlerden biridir. Burada sorun bir zihniyetin, milletimizin istiklalinin sembolü olan Gazi Mustafa Kemal’i kendi ideolojik amaçlarının malzemesi haline dönüştürmeye çalışmış olmasıdır.” dedi.

KÜLLİYE’DE ANMA TÖRENİ 

Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 79’uncu yılı nedeniyle düzenlenen “Atatürk’ü Anma Töreni”ne katıldı. Konuşmasına, “Vefatının 79. yıldönümünde Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle yad ediyoruz” diyerek başlayan Erdoğan, tüm gazi ve şehitlere de şahsı ve millet adına minnettarlığını ifade etti. Erdoğan, Atatürk’e “Atatürk” dedikleri için bir çok senaryonun yazıldığını belirtti. Cumhuriyetin kurucusunun adı “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” ise bunu ifade etmelerinden daha doğal bir şey olamayacağını ifade eden Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin bu önemli değerini darbecilerin, vesayetçilerin, ruhu faşist, söylemi marksist marjinal çevrelerin tekeline mi bırakacağız? CHP gibi amorf bir partinin Atatürk’ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz, bunu da böyle bilin. Atatürk’ü özellikle bunların o zihinsel fetişizmine kurban edilmesine de hiç rıza göstermeyeceğiz” diye konuştu.

CHP DÖNEMİNDE İSTİSMAR ETTİLER 

Türkiye’de eskiden beri hep bir “Atatürk” ve “Atatürkçülük” tartışmasının yaşandığına işaret eden Erdoğan, “Özellikle tek parti CHP döneminde, tarihimizin bu önemli kurucu liderinin ismi öylesine istismar edilmiştir ki milletimizin gönlündeki Atatürk ile sonradan kavramsallaştırılan Atatürkçülük arasında çok büyük bir fark ortaya çıkmıştır” dedi. Milletin, Gazi’ye hürmetinin sonsuz olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Milletimizin, Mustafa’ya saygısında en küçük bir tereddüt yoktur. Milletimizin Kemal’le de en küçük bir sorunu bulunmuyordur. Milletimizin soyadı olarak kendisine verdiği ‘Atatürk’ konusunda da hiçbir sıkıntısı olmadığını gayet iyi biliyoruz. Peki buna rağmen ne için böyle bir tartışma hep süregelmiştir? Bunun cevabı darbecilerin, cuntacıların, vesayet odaklarının, ülkenin tarihine, milletin değerlerine düşmanlık eden kesimlerin kendilerini ‘Atatürkçülük’ kılıfı altında gizlemeye çalışmış olmasıdır.” 

Anıtkabir’e ziyaretçi akını

Atatürk’ün mozolesini ziyaret eden vatandaşlardan bazıları dua ederken gözyaşlarını tutamadı. Anıtkabir’de güvenlik önlemleri de üst seviyedeydi.

Anıtkabir, devlet erkânının katıldığı törenin ardından vatandaşların ziyaretine açıldı. Polis kontrolünden geçirilen ve üst araması yapılan vatandaşlar, Atatürk'ün mozolesini ziyaret edebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Görevliler, mozolenin çevresinde izdiham yaşanmaması için vatandaşları gruplar halinde içeri aldı.

ÇİÇEKLERLE DONATILDI 

Genç, yaşlı, çocuk, ellerinde Türk bayrakları ve çiçeklerle mozolenin önünden geçiş yaptı. Bazı vatandaşlar, mozolenin önünde dua etti ve getirdikleri çiçekleri bıraktı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı ziyaret sırasında bazı vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı.

POLİS YOĞUN ÖNLEM ALDI 

Ankara polisi, halkın Anıtkabir'e geldiği güzergahlar üzerinde yoğun güvenlik önlemleri aldı. Ziyarete gelenlerin sadece Türk bayrağı ve Atatürk posteri taşımasına izin verildi. Bir polis helikopteri de sürekli uçuş yaptı.

Korumalara özel kamuflaj

Tören dolayısıyla Anıtkabir çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınırken garnizonda görevli askerler, elektronik cihazlarla kimlik kontrolünün ardından Anıtkabir'e alındı. Cumhurbaşkanlığı korumalarının, özel olarak üretilen ve dünyada başka bir örneği bulunmayan kamuflajları ilk kez bu törende kullandığı öğrenildi. Anıtkabir'deki törende, ‘dronesavar’ olarak bilinen silahı taşıyan Cumhurbaşkanlığı korumaları da dikkati çekti. 

10 kasım'da FETÖ'cü provokasyonu

Söke’de Atatürk’ü anma töreninde olay çıkartan eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Yıldız gözaltına alındı. 

Aydın’ın Söke ilçesinde düzenlenen Atatürk’ü anma töreninde ortaya çıkan Seyit Yıldız, elindeki dosyayı sallayıp “Burada canlı bomba var. FETÖ bu ülkeyi işgal etseydi, halifeliği kaldırırdı” diye bağırmaya başladı. 

ÖNCEKİ GÜN GÖREVDEN ALINMIŞ 

Törene katılanlar, paniğe yol açan Yıldız’a saldırmak istedi. Araya giren polisler, ağzını kapattıkları Yıldız’ı kalabalığın elinden kurtardı. Polis aracına bindirilen Yıldız, emniyete götürüldü. Söke Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü olan Seyit Yıldız, 2016 Temmuz ayında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılmıştı. Ekim 2016’da tekrar göreve iade edilen Yıldız, önceki gün yeniden görevden alınmıştı.

TUTUKSUZ YARGILANIYOR 

Fetullahçı Terör Örgütü davalarında tutuksuz yargılanan Yıldız hakkında 7 ayrı suç dosyası olduğu ve bu dosyalarla ilgili davaların sürdüğü öğrenildi.

İmam hatiplilerden Atatürk imzası

Kastamonu’nun Tosya ilçesindeki Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, okul duvarında bulunan dev Atatürk fotoğrafı önünde yan yana dizilerek, ‘K. Atatürk’ imzası oluşturdu. Okul müdürü Gülşen Çivici ve öğretmen Serap Hızarcı öncülüğünde 185 öğrenci ile hazırlanan koreografi, havadan drone ile görüntülendi. Sosyal medyada paylaşılan görüntü büyük ilgi gördü. Çivici, 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü’nde farkındalık oluşturmak için bu koreografiyi hazırladıklarını ve çok olumlu tepkiler aldıklarını söyledi. 

Gözyaşlarına hâkim olamadı

Atatürk’ün 79 yıl önce hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı’ndaki odasında nöbet tutan polisler, anma töreninde gözyaşları döktü.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 79 yıl önce hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı'ndaki odasında düzenlenen törenle anıldı. 

POLİSLER AĞLADI 

Tören, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ile il protokolünün çiçek buketlerini Atatürk'ün ebediyete intikal ettiği yatağın üzerine bırakmalarıyla başladı. Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu saat 09.05'te sirenlerin çalmasıyla saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Türk bayrağı örtülü yatağının iki yanında iki polis memuru saygı nöbeti tuttu. Saatlerin tam 09.05'i gösterdiği anda nöbetçi polis memurları da duygusal anlar yaşadı. Polislerin döktüğü gözyaşları, meslektaşları tarafından mendille silindi.

DUALAR OKUNDU 

Protokolün ardından oda, vatandaşların ziyaretlerine açıldı. Atatürk'ün yatağına ve çevresine beyaz ve kırmızı karanfiller bırakan ziyaretçilerden bazılarının gözyaşlarını tutamadıkları görüldü. Bazı vatandaşlar Atatürk'ün yatağının önünde dua okudu. 

Metroda ata'ya saygı

İstanbul’da metro istasyonlarında bekleyen vatandaşlar, saat 9’u 5 geçe çalan sirenle saygı duruşuna geçti. Sağmalcılar Metro İstasyonu’nda saygı duruşu başladığında hareket halinde olan metro, durağa yanaşır yanaşmaz kapılarını açarak yolcuları bekledi. Metrodaki yolcular da saygı duruşuna katıldı. Atatürk Havalimanı çalışanları da terminalde saygı duruşunda bulundu. Pasaport, gümrük ve güvenlik kontrollerinden geçen yabancı yolcular da saygı duruşuna katıldı.

14 kilometrelik insan zinciri

Adana’nın trafiğe kapatılan Fuzuli caddesinde belediye çalışanları, futbol kulüplerinin taraftarları, izciler, sivil toplum örgütlerinin üyeleri ve vatandaşlar tarafından 14 kilometrelik ‘Ata'ya Saygı İnsan Zinciri’ oluşturuldu. Saygı duruşunda bulunan vatandaşlar İstiklal Marşı'nı okuduktan sonra dağıldı. Etkinliğe 14 bin civarında kişinin katıldığı bildirildi. İstanbul Beşiktaş’ta da 57 Türk bayrağı ve 57 Atatürk posterinin birbirine eklenmesiyle bin 94 metre uzunluğundaki dev bayrakla ‘Ata'ya Saygı’ yürüyüşü yapıldı. 

9’u 5 geçe hayat durdu

İstanbul trafiğinde seyir halinde olan sürücüler, Atatürk’ün vefat ettiği saat 9’u 5 geçe araçlarını yollarda durdurdu. Araçlardan inen vatandaşlar, siren ve kornalar eşliğinde bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, E-5 Karayolu, TEM Otoyolu ve diğer yollarda saygı duruşunda bulunan vatandaşlar, daha sonra yollarına devam etti. Yaya halde olanlar da bir dakika boyunca saygı duruşunda bulunarak Atatürk’ü andı.

'Daha kadına araba kullandırmıyorsun'

Erdoğan 'Ilımlı İslam' kelimesinin Batı patentli olduğunu belirterek, kadınları hayattan soyutlayan anlayışın İslam'dan değil gelenekten referans aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, Beştepe'deki Külliye'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Kadın Dayanışma Konseyi Genç Kadınlar Liderlik ve Girişimcilik Programı Sertifika Töreni'ne katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın 'ılımlı İslam' açıklamasına değinerek, "Kadınları hayattan soyutlayan anlayış İslam'dan değil gelenekten referans alır. Ya sen Ilımlı İslam diyorsun, daha bir kadına araba kullanma müsaadesi vermiyorsun. Nasıl ılımlı İslam bu? İslam'da buna mani bir hüküm var mı? Yok. Demek ki herhalde bundan sonra 
yapacaklar. Şu ana kadar yok. Böyle bir anlayış olamaz" ifadelerini kullandı.

KİMSE İSLAM'I ÇEŞİTLENDİREMEZ 

Erdoğan şöyle devam etti: "Bir konuyu yeniden köpürttüler, ılımlı İslam. Bu ılımlı İslam kelimesinin patenti Batı'ya ait. Bunu söyleyen kişi kendine ait olduğunu düşünüyor olabilir ama sana ait değil. İslam'ın ılımlısı, ılımsızı olmaz. İslam tektir. Kimse İslam'ı çeşitlendirme gayreti içine giremez. Mesele şu İslam'ı zaafa düşürmek. İslam İşbirliği Teşkilatına bile hala hanımlar olayını doğru dürüst almış değiller. Bir el, bakıyorsunuz ön kesiyor. İslam İşbirliği Teşkilat'ı gibi bir teşkilatın içinde niçin bir kadın kolları olmasın? Ama ülkelerin liderleri bu konuda henüz aynı anlayışta değil." 
 
Güvenlik Konseyi'ndeki 5 daimi ülkenin hakimiyetine yönelik eleştirilerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her inanç grubunun, her etnik grubun yer aldığı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kuralım. Dünya kendini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde görsün. Şu anda dünyanın tüm ülkeleri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kendini görmüyor. Böyle bir yapı adil bir yapı olamaz. Bunu görmemiz lazım" diye konuştu. 

BM genel sekreteri'nden Türkiye'ye teşekkür

Başbakan Yıldırım BM Genel Sekreteri'yle New York'ta bir araya geldi. Görüşmede Suriye, Irak, Libya ve Lübnan'daki gelişmeler de ele alındı.

Başbakan Binali Yıldırım'ın, ABD'de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'le görüşmesinde, Rohinga Müslümanları başta olmak üzere bölgedeki uluslararası sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulunulduğu, Suriye, Irak, Libya, Lübnan ve çevre konularına değinildiği, Kıbrıs üzerinde durulduğu bildirildi.

BM'nin reform çabaları 

ABD ziyaretinin son durağı olan New York'ta Guterres'le bir araya gelen Yıldırım'ın görüşmesiyle ilgili yapılan açıklamada, "BM'de yürütülen kapsamlı reform çalışmaları ve dünyada baş gösteren krizlerle mücadele konusunda Sayın Genel Sekreter'in çabalarına olan desteğimizin süreceği vurgulanmıştır. İstanbul'un BM merkezine dönüştürülmesi hedefimiz gündeme getirilmiştir" bilgisi paylaşıldı. Açıklamada, Guterres'in BM'nin reform çabaları hakkında bilgi verdiği ve ideallerini destekleyici çabaları için Türkiye'ye teşekkür ettiği aktarıldı.

YATIRIMCILARLA GÖRÜŞME 

Başbakan Yıldırım, New York'ta ayrıca ülkenin önde gelen finans ve iş dünyası temsilcileriyle görüşmeler yaptı. Görüşmeye ABD'nin önde gelen şirketlerinden Pepsico, UPS, Raytheon, Coca Cola, GE Aviation, Credit Suisse, Accenture, Motorola, Amazon, Citi Group, Deutsche Bank ve IBM gibi şirketlerin temsilcileri katıldı. 

Cumhuriyet'e dava

Başbakan Yıldırım, Cumhuriyet gazetesi ve internet sitesinde yayınlanan haberlerle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle, gazete aleyhine 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Yıldırım'ın avukatı Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu dilekçesinde, "Yapılan haberler ile sanki müvekkilimiz Sayın Binali Yıldırım’ın ticaretle uğraşıyor, kamudan ihaleler alıyor, vergi kaçırıyor gibi çirkin isnat ve iftiralarda bulunulmuştur" ifadelerine yer verdi.