İsrail saldırganı DEAŞ'lı değil

İsrail, geçtiğimiz günlerde kamyonla yapılan saldırının failini DEAŞ üyesi olmakla suçlamıştı. Bu suçlamanın işgal altındaki Filistinlilere zulmetmek için ortaya atıldığı iddia ediliyor. İsrail'in, ürettiği bu bahaneyle işgal altındaki halka yapılacak zulümleri meşrulaştıracağı savunuluyor. 

İsrail’de geçtiğimiz günlerde kamyonla saldırı düzenlenmişti. Saldırı Doğu Kudüs'ün güneyindeki Armon HaNatziv Yahudi yerleşim birimi yakınlarında meydana gelmişti. Saldırgan askerlerin bulunduğu alana kamyonla girmiş, 4 İsrail askeri hayatını kaybederken çoğu asker 15 kişi de yaralanmıştı. Saldırgansa olay yerinde öldürülmüştü.

DEAŞ kılıfıyla operasyon 

Olay yerinde öldürülen saldırganın, DEAŞ üyesi olduğuna dair bir bulgu bulunmazken, ailesinin ve yakınlarının ifadeleri de alınmadı. Geniş kapsamlı bir araştırma yapılmadan saldırganın DEAŞ üyesi olduğu öne sürüldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olayın hemen ardından, DEAŞ’a yönelik operasyonların başlayacağını söyledi ve alınan önlemleri açıkladı. Alınan önlemlere göre, DEAŞ yanlısı olduğu şüphelenilen kişi yargılanmadan hapse atılacak, evleri yıkılacak, ailesi gözlem altında tutulacak gerektiğinde cezaevine konulacak. İsrail duyurduğu bu yaptırımlarla, işgalciliğini meşrulaştırmış olacak ve istediği herkesi tutuklayıp, evlerini yıkabilecek.

İsrail DEAŞ işbirliği 

İsrail’in, DEAŞ ile olan işbirliği birçok kez gündeme gelmişti. İsrailli Bakan, “Golan Tepeleri'nde bulunan hastaneye yaralı bir asker geldiğinde, bağlı oldukları kişileri kontrol etmeden tedavi ediyoruz” demiş ve DEAŞ’lı teröristleri bile tedavi ettiklerini itiraf etmişti. Ayrıca DEAŞ’lı teröristlerin kaçırdıkları tarihi eserleri, İsrail’e verdiği de bilinen bir gerçekti. Tüm bunlar bilinirken, İsrail’in DEAŞ’la mücadele başlatmasının asıl amacının, işgali meşrulaştırmak olduğu düşünülüyor. 

Benzerleri daha önce yaşanmıştı

İşgal altında yaşayan Filistin halkı, sebepsiz yere tutuklanıyor, evleri yıkılıyor ve öldürülüyorlar. Temel hak ve özgürlükleri elinden alınan insanlar, seslerini duyuramıyor. Küçük alanlarda yaşamaya mahkum edilen ya da ölümü bekleyen Filistinliler zaman zaman şiddete başvurarak benzer eylemler sergiliyorlar. Silahlanmaları mümkün olmayan ve hiçbir terör örgütüne üyeliği bulunmayan insanlar, bıçakla ya da araçla saldırılar düzenliyor. Son yapılan saldırıda aslında bunlardan biriydi.