e-mail: idil.celiker@gunes.com
Müzik sektörü, albüm satışlarından yana dertli... Korsanı kessen, televizyon, internet ve radyolar büküyor bellerini...
Hoş, toplum öylesine hızlı tüketiyor ki her şeyi, son 10 yılda akılda kalan şarkı sayısı, iki elin 10 parmağını ancak zorlar...
Yapım şirketleri ve sanatçılar el ele vermiş 'hit' şarkı peşinde... Duygulardan çok kurgulara göre şarkı imal edildiğinden, kulak düzeyinden, gönüllere sızma faslında yaya kalınıyor ne yazık ki...
İngiltere'deki Bristol Üniversitesi bir araştırmaya imza atmış konuyla ilgili...
Araştırmaya katılan uzmanlar, 50 yıl içinde listede önemli sıralara yükselen şarkıları masaya yatırmışlar...
Şarkıların 'Hit' olmasını belirleyen 23 farklı ölçüt çıkmış karşılarına..
Bu verilerden yola çıkarak, piyasa için hazırlanan bir şarkının popüler olup, dillere düşme şansını yüzde 60'a varan oranda seçebilecekleri iddiasındalar...
Yanılma ihtimali olarak geriye kalan yüzde 40'lık dilim ise, daha çok kişisel seçim ve çizilen yol haritalarına bağlı olarak başarı grafiğine ivme kazandırma şansına sahip. Az değil elbette.
Yani sağlam bir imaj çalışması, profesyonel basın danışmanları, reklam, dağıtım ve pazarlama ayakları eksiksiz ise 'hit' şarkılar için neredeyse yüzde yüzlük başarı garanti gibi...
Elbette tüm bu verileri etkileyecek şeyler de var. Mesela toplumsal duruş... Haberlere konu olup, toplumu çileden çıkartacak ters olaylar, rekabet neticesinde ayak kaydırma, koltuk sarsma hareketleri de etken...
Bizim memleket tablosunda sıklıkla gördüğümüz manzara yani...
Reklamı bedavaya getirme hevesi, kişisel ilişkilerle başarıyı yakalama çabası, basın danışmanlarına hizmetli muamelesi, bireysel başarının kıstas alınması, yıldız edası, işi bilenleri sanatçılardan uzak ara geçiriyor. Dolayısıyla,sanatçıların batı normlarına ulaşması halen zor görünüyor...
Sahil yolunda test sürüşü!
Sanal alemde pazarlanan 'Fırsat' başlıklı ürünler, birkaç yıl önce henüz emekleme dönemindeyken, işletme sahipleri burun kıvırıyordu. Ama şimdi bakıyorum da, özelikle büyük kentlerde sosyal ve sanatsal etkinliklerden, giyime, kişisel bakıma, seyahate, dekorasyona hatta araç bakım istasyonlarına kadar her türlü hizmet bu yolla alınıyor tüketiciler tarafından... Yüzde 90'lara varan indirimler, piyasayı da hareketlendiriyor olmalı...
Geçtiğimi günlerde meşhur Ferrari sürüşünün satışı vardı... Normal sürüş ücreti 399 TL imiş... Fırsat fiyatı 99 TL... Sanırım pistte 3 dakikalık bir deneyim bu...
Aynı deneyim için bir başka sitede de Akmerkez, Zincirlikuyu arası bir başkasında ise Sahilyolu'nda sürüş keyfi yaşatmayı vaat ediyorlardı...
Doğrusu kent trafiğinde, bu güzergahları yarış pistine çevirme lüksünü kimseye tanımazlar... İster gece yarısından sonra, ister sabahın kör karanlığında. Zaten Zincirlikuyu'ya açılan geçidin altındaki viraj da sahil yolu da bugüne kadar pek çok canı kaybetmemize neden oldu...
Bu satışlar denetleniyor mu bilmem. Ama bildiğim o ki, gün içinde 'Kağnı Arabası' ile yol alırmış gibi ilerleyen trafik, gece yarısından sonra sular seller gibi açık. Dilerim böyle bir deneyim için gerçekten bu güzergahlar üzerinden satışı yapılmıyordur tüketiciye...
Bir ihtimal de, 100 km sınırının aşılmaması olabilir. Zira pistlerde bile hız limiti olduğu iddia ediliyor... Spor araç kullanma merakı olanları sayısı umulandan fazla. Yani ilk duyuruda 2 ay içinde kullanım kuponu talep edenlerin sayısı 5000'e fırlıyor...
Bu yolla, hem araç firmada kalıyor, hem yılda 4-5 araç satmış kadar para kazanıyorlar...
Not: Tüketicilerin şikayetlerine de göz gezdiriyorum bu 'Fırsat' ürünleriyle ilgili... Genellikle normal ücret ödeyenlerle negatif ayrımcılık yapıldığı iddiası hakim... Ne kadar ekmek o kadar köfte... Hizmet veren kurum ve kuruluşların aracı tarafından denetlenmesi gerekiyor demek ki... Şikayete neden olanlar elemine edilmezse, bir süre sonra işin suyu çıkar...
Demiş ki;
'Her şey değişiyorsa, insanın umudunu bir ana bağlaması anlamsızdır. İyi ya da kötü zamanlar yoktur, sadece değişen zamanlar vardır.'
Herakleitos
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.