Gazetelerimi okurken telefonum çaldı. Bizim Okan Karacan… Hüngür hüngür ağlıyor… Eyvah bir şey oldu sanırım derken, “TRT 1’i aç ağabey” diyen bir ses… TRT 1’de sabah “Son Buluşma” adlı Nesli Çölgeçen imzalı bir belgesel yayınlanıyor. Daha önce seyretmiştim… Ne oldu demeden, şehitlerimizin ardından, kurtuluş savaşına katılan Ömer Dede’nin hikayesini anlatıyor film… Neler anlatmıyor ki? Kimler anlayabilirin hesabını yapmaya kalmak az kalır açıkçası…
100 yaşındaki Ömer Dede aynanın karşısında sakallarını tararken, aynadan kameramanı görüyor. Dönüyor, hafifçe “İyi çek oğlum. Bir daha göremezsin” yutkunmayı bırakın, gözyaşlarını dökmemek elde değil… Ömer Dede'yi Anıt Kabir’e götürüyorlar… Dimdik ayakta; Giderken “Bir kere daha çağırsınlar, harbe yine giderim” diye gururlanıyor. Mozoleye uzanıyor, orayı elleri ile severken, sanki babasını sever gibi bir duygu kaplıyor çehresini… Atatürk kendisini vekil tayin etmiş…
Her yerde onu dile getirip, nasıl kasılıyor, hakkınca… Bir ara iki satır bir şeyler anlatıyor. Tam kulağa küpe olacak ve bu günkü Türk- Kürt karmaşasını iki satırda özetleyecek iki satır…
“Savaşta bir Kürt komutanımız vardı. İyi bir nişancı idi… Derdi ki bize; En az 10 gavur öldürmeyen asker sayılmaz” Ömer Dede’nin arkadaşlara giderkenki halini verdiler. Önce hamama gitti. Oradan berbere ve kulak temizliği yaptırması, süslenmesi…
Seyredilesi bir film bu… Tekrar, tekrar seyredilesi… Anlayana elbette… Okan bir yandan, ben bir yandan gözyaşları içinde seyrettik bu filmi…
Görmemiz lazım
24 yiğidimizi şehit verdik. İçimiz çok kötü sızladı. Bir türlü dindiremiyoruz bu acıyı… Dinecek gibi de değil… Bazı okuyucularımdan mail aldım. İsyandalar… Fırtınalar esiyor içlerinde… Bir gün önce bizim kızın eski öğretmeni, Maltepe'deki tüm liselerin öğrencilerini topladı, Maltepe’de bir isyan mitingi… Görüntüler yürek hoplatıcı… Bir mail var ki… Olcay Demirci göndermiş…”Niçin bu PKK'lıların ölü sayıları açıklanmaz? Niçin bu PKK'lı canilerin ölüm fotoğrafları yansımaz bize?” Hadi buyurun cevap verin.
Bana ulaşan PKK'lı ölü sayısı 53 idi son olarak. Hatta üst düzey PKK'lıların öldürüldüğü haberi ulaştı… Ve önemli bir mesaj… 24 askerimize, şehit verdiğimiz polislerimize karşı 300 değil, binlerce PKK canileri öldürülmeli… İşte artık, yeter bıçağın kemiğe dayandığı yerdeyiz mesajları…
Hop dedik; Meşk Hane!
Daha önce iki satır söz etmiştik. Hop dedik Ayhan bize arkadaşları, Erkan Koç, Afrikalı Ali ve Gönül dostu Şener'le birlikte yaptıkları o bizim çocukluğumuzun unutulmaz, espri dolu şarkılarını, türkülerinin albümü göndermiş… İnanın o eski günlerime döndüm, o eski Türk filmlerinin unutulmaz şarkılarını bir kez daha dinledim. Neler yok ki… Helvacı ile başlıyor albüm…
Adından Türkan Şoray’ın çingene kızı olduğu filmlerinden hatırladığımız Dondurma, Horoz daha niceleri… Bi de bu radyocu adamlar nasıl da güzel okumuşlar öyle… Meğer içlerinde bir müzik ruhu varmış ki, benim diyen şarkıcılara kapak yapmışlar… Dondurmacı adlı o şarkıyı pek severim zaten…
Evreşe yollarına uzanmışlar… Nazife Hanım’dan söz etmişler… Selonun evi de var. Narino'dan… “Bahçelerde Gün Döndü Kadriyem, Yarimden Mektup Geldi, Dertlerim Tazelendi, Kadriyeme Ben Yandım” diyerek keyifli bir albüm ile eskilere dönüvermiş bu genç adamlar… Meşk Hane albümü dinlenir…
Ağzınıza sağlık yol arkadaşları…
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.