Sezen Aksu'nun sahnesine fırladım

Neslihan Yavuzcan


e-mail: neslihan.yavuzcan@gunes.com

Garsonluk, kalorifer tesisatçılığı, fabrika işçiliği, Lunapark'ta bilet kesim işi yapan Ümit Sayın'a şans, Sezen Aksu ile güldü.
Sezen'in İzmir'deki konserinde, kendini sahneye atan Ümit, 'Minik Serçe' ile birlikte bir şarkı söyleyerek, hayatını değiştirdi oldu, insanlara da yararı olacak diye düşünüyorum. Dinleyenlerinde bir şekilde bu hayatta yaşarken yaşadıkları acılar, sıkıntılar, dertleri unutturup. Bu şarkıların onlara ilaç olabileceğini hissediyorum.

Neslihan YAVUZCAN


Ünlü müzisyen besteci, söz yazarı Ümit Sayın'a her baktığımda kendimi nedense onun hüzünlü havasına kaptırır, hayatın anlayamadığım bir tarafını hissederdim. Ve her karşılaştığımızda da muhakkak selamlaşırdık, ama hiç tanışmadan, tanıştırılmadan. Onun efendiliği, sakin yapısı, yaşama farklı açıdan bakış tarzı da zaten yaptığı bestelerde, yazdığı sözlerde. Bir sürü soru hazırladım röportaja gitmeden, ama tam sohbete başlayacaktık ki, attım defterimi bir kenara doğaçlama olsun istedim. Ümit anlattıkça, ben başka alemlere gittim. 9 yaşından itibaren kendi sorumluluğunu alan, 'Yaz aylarında her türlü işte çalıştım' diyen.  36 yaşında maneviyatımda kendimi öldürdüm ve yeniden doğdum' diyen Ümit'i, haydi başlayın okumaya. Bizi takip için http://twitter.com/neslihanyavuzcn   

sznaksuman_01KALORİFER TESİSATÇILIĞI YAPTIM
- Hala aynısın donduruldun mu kendini?

Aslında zaman yine de yapıyor yapacağını. Ama olumlu anlamda geçmişe göre kendimi daha olgun hissediyorum. Bana deseler ki, '20 yaşına dönmek ister misiniz?'. Asla istemem.
-  Neden?
Yine aynı sıkıntıları ve stresleri bir daha yaşamam. Ama çocukluğuma hemen götürsünler beni. Bu yaşımdan çok memnunum. 41 oldum.
- 16 yaşına kadar kaç mesleği denedin?
Garsonluk, kalorifer tesisatçılığı, üzüm fabrikasında işçilik, anten deposunda montajcılık, pazarlamacılık, bir günlük berber çıraklığı, rozet yapımcılığı,  İzmir fuarında çok çalıştım.      
-  Kaç yaşında çalışmaya başladın. Ailen seni mecbur mu tuttu?
 Yok, kendi harçlığımı çıkartmak için çalıştım. Ben, emekli öğretmen çocuğuydum. Gelen, giden belliydi. Ben de mecburen yaz tatillerimde çalıştım. Kendi işimi de kendim buluyordum. Ve hayata olan girişkenliğimde buradan gelmiştir.  Ailemi çok severim. Ailemden harçlık almak yerine o yaşlarda, gurur meselesi yapıp kendi paramı kendim kazanmayı tercih ettim.
- İlk paranı kaç yaşında kazandın?

9 yaşındaydım ve arma, rozet işlerinde çıraklık yapıyordum. Bayağı da öğrenmiştim işi aslında. 50  TL haftalık almıştım. Bu çalıştığım işler arasında, kalorifer tesisatçılığı çok zor işti. Orada çok gözüm korkmuştu. Kışın çok zor oluyordu, çünkü bitmemiş kaba inşatta çalışıyorsunuz, 8 saat 8 kat harç taşıdığımız oluyordu. 16 -17 yaşında benim için bu ağır bir işçilikti. İzmir'liyim, Orada bazı inşaatlarda emeğim geçmiştir.

SEZEN'DEN 'VOKALİSTLİK' TEKLİFİ
-  Bu kadar işten sonra iç sesin ne olacağını söylüyordu sana?

20 yaşıma geldiğimde masa başı iş yapmayacağıma dair bir his vardı. Çeşme'de 2 arkadaş, 20 yaşında 52 yataklı bir otelin işletmesini yaparken Sezen Aksu'nun konseri vardı İzmir'de oraya gittim. Sahneye fırlayıp, onunla bir şarkı söyledim. O da benim sesimi ve oradaki ışığımı beğenip beni İstanbul'a 'seni vokalistim olarak yetiştirmek istiyorum' diye davet etti. İstanbul'a geldim. Beni, Timur Selçuk'un dershanesine gönderdi. İlk gitarımı Sezen aldı. Hala o gitarı kullanırım. Daha sonra, 2 sene kadar Mazhar Alanson, Fuat Güner,  Özkan Uğur (MFÖ) ile vakit geçirme şansım oldu. Onların FT stüdyosunda birkaç vokale girdim, Mazhar ağabeyin bana söz yazma konusunda verdiği fikirler vardı. Orhan Gencebay, Barış Manço gibi ustalarla sohbet etme şansım oldu. Sormak istediğim anahtar soruları sordum, cevaplarını aldım.
-  İlk yaptığın beste ve söz neydi peki?

Özkan ağabey 'niye kendi bestelerini yapmıyorsun?' dediğinde, ben o gece oturup '2. Kışa 5. Gözyaşım' adlı parçayı yaptım. Çünkü, İstanbul'da geçirdiğim, 2. kıştı ailemi, arkadaşlarımı bıraktığım. Şehri tanımıyorum, Geceleri stüdyoda çatı katında kalıyordum. Alışkın değilsiniz evinizden ayrı kalmaya. Onun getirdiği yansımaları da şarkılarımda görmek mümkün zaten.

TARKAN, DENİZ SEKİ, İZEL, HARUN KOLÇAK, AŞKIN NUR YENGİ VEEEE
-  Sezen Hanım'la nasıl devam ettiniz peki?

Sezen benim 2 sene pişmemi bekledikten sonra beni konserlere vokale götürdü. Daha sonra Harun Kolçak, Ajda Pekkan'la çalıştım. Erdal Çelik, Leman Sam, Emel Müftüoğlu, beste verdim.  Tarkan'a back-vokal yaptım. Tarkan'daki şarkılarım hit oldu, 'Dön Bebeğim', 'Gitme' gibi. Deniz Arcak'ı meşhur ettik. 'Gönül Yareler içinde' parçamla Ben Deniz patladı.
- Peki sen albümünü ne zaman yaptın?
96 yılında kendi albümü yaptım. 'hicran' ve 'gül beyaz' çok sevildi. Zeynep Dizdar'ın 98 deki albümünü yaptım. Levent Yüksel, Aşkın Nur Yengi, Deniz Seki, Gökhan Tepe, Işın Karaca, İzel,  gibi isimlerle çalıştım.  
-  'Tutun Kollarımdan' parçası benim çok etkilendiğim bir şarkıdır. Bunu kime yazdın?
Çok sevdiğim bir ağabeyimin oğlu ölmüştü. Onun yaşadığı acıları anlatan bir şeydir aslında. Onun da haberi yoktur. Acısını tazelemek istemediğim için hiçbir zaman söylemedim.
-  99 yılında ara verdin, neden?
'Ben tabii ki' albümünü yaptım ve 5 yıl ara verdim. O dönem içinde oturup yeni şarkılar yazdım.  Çok ürettiğiniz zaman kendinize zaman ayırmanız lazım ama bu maalesef pop müzikte sakıncalı bir şey.  Piyasadan uzaklaştığınız için sahne işleriniz azalıyor, maddi kayıplar yaşıyorsunuz. Maddi, manevi kayıplarımın önemi yok çünkü ben en başından beri tamamıyla kendi ruhumun yolculuğu ile ilgileniyorum. İnsan ruhunun, gönlünün bu evrende işimiz bittikten sonra, onun işinin devam edeceğini düşünüyorum. Ne olursa olsun ruh ve gönül sonsuza kadar yaşayacak.
-  Nasıl bir dönüş oldu senin ki?
'Mai' albümüyle geri döndüm 2004'te. Bu albümde beni dinleyenler müzikal farklılığı hissetti. Ben bu albümü insanların dinledikleri vakit huzur ve dinginlik vermek istedim. Ve bunu da başardım. Zeynep Dizdar'ın ve Murat Boz albümlerini yaptım.

BU BEDENDE, HAPİS MİYİZ DİYE DÜŞÜNÜRDÜM ŞİMDİYSE  İNSANIM
-  Sonra neden çekildin, peki?

Şarkıcılara şarkı verdim ama ortalıkta olmadım. Anlatacak bir şeyim olmadığı zaman ortalıkta görünmeyi sevmiyorum. Kendi içimi gözlüyorum. Bana ortalıkta olmak çok sıkıcı geliyor. Kamerayı görünce insanların kendini gösterme sevdaları bana komik geliyor.
-  'Ruhani yolculuğum nerede, niye bu bedendeyim, niye yaratıldık' dediğin oldu mu ?
20'li yaşlarımda çok uçardım, pat diye yere düşerdim. Bazen insan olduğumu unuturdum. İnsan olmaktan rahatsızlık duyardım. Bir bedenin içine hapis olmak hadisesine takılmıştım. İsyan edip, 20'li yaşlarda, beni buradan alması için Allah'a çok yakarıp, delice şeyler istemişimdir. Şimdiyse 40'li yaşımda biliyorum ki, ben insanım. Bir bedene sahibim ve uçuyorsak, konmayı da öğrenmemiz gerekiyor. Şu an da evren bu durumda. Uçuyorum ama konmayı da biliyorum. Artık bu ruh bedene sığıyor ve tüm hücrelerime teşekkür ediyorum, nefes aldığım için şükrediyorum. İçerde büyük bir çalışma var. Ona saygısızlık etmemek lazım.  

SEVDİĞİM İKİ KADIN VAR
-  Aşk, sevgi nasıl gidiyor, kaç yıldır birliktesiniz sevdiğinle, ne zaman
evleneceksin, çocuk yapacaksın?
Aşk güzel gidiyor. 2 yıla kadar evlenip çocuklarımı yapacağım. İsmini vermek istemiyorum. Beni yeniden o doğurdu sanki.
-  Her gün aşık mısın?
Ben de aşk yavaş yavaş oluyor. Her geçen gün daha da artarak oluyor. Öyle sevmeyi seviyorum.   
-  Peki, ne hissetin de öldüm diyorsun?
Birçok olaylar olabiliyor. Önemli bir şey için manevi anlamda öldüğümü düşünüyorum. Ölümün ve deliliğin ne olduğunu öğrendim.

BENİ ŞARKILAR İYİLEŞTİRDİ
- Yeniden doğduktan sonra yeni şarkılarının farkı nedir?

Bunca sene hüzün benim kaynağımdı. Ama acıyı bilmezdim ve acının bu kadar insana çok şey yazdırabileceğini bilmezdim. Şimdi 2.5 ay da bir korkunç şarkılar yazdırıyor bana.  Bana ilaç oldu. Yeni şarkıları yazdıktan sonra bana korkunç heyecan verdi. Ve ben artık onların ölümsüz olduğunu düşünüyorum. .        
- Son albümün nasıl?
Son albümü söz müzik Ümit Sayın albümünde şarkıları verdiğim arkadaşlarla düet yaptık. Yeni şarkılarımı insanlarla paylaşmak istiyorum. Yepyeni ve heyecan verici şarkılar yazdım. Ferhat Göçer'le çalışacağız. Sürpriz bir isim daha var. Yeni albümün havası çok farklı herhangi bir kalıba sığmıyor. Aslında popüler müziğin içersinde olduğumu pek düşünmüyorum.  Bu da şarkıların uzun ömürlü olmasından çıkarak vardığım bir sonuç. Yeni yaptığım şarkılarında ben bu dünyadan gittikten sonra da çalınacağını düşünüyorum.  
-  Rüyaların çıkar mı?
Çoğu çıkar. Türkiye'nin parlayan bit yıldız geleceğini biliyorum. Bu ülke toprakları çok kıymetli. İstanbul'dan Mardin'e kadar ruhani bir güç tarafından korunuyor bence.
- Sen neye inanıyorsun, nasıl yorumlarsın?
Allah'a  inanıyorum. Bir gün sadece döne döne buradan geldiğim yere geri dönmeyi hayal eden bir varlığım. Hayatta ki en büyük dileğim beni yaratana kavuşmak. Yuvaya dönmek, kavuşmak. Her gece ettiğim duanın içinde bu vardır. Ama bu hayatta verdiği her şeye şükrederek tabii ki.

  • Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.



    YAZARLARIMIZ

    BİRİNCİ SAYFA

    birinci sayfa

    Hotlinkler Başlığı Başa dön

    Gunes.com Hesabı:

    Yardım ve Bilgi Merkezi:    

    İnsan Kaynakları     

    Kurumsal   

    Gazeteler     

    Televizyon