Ben manyağım

Neslihan Yavuzcan


e-mail: neslihan.yavuzcan@gunes.com

Tıpkı insanlar gibi, mekanlar da doğar, yaşar ve ölür... Ben ölmelerini beklemeden,yeni bir mekan açarak, yeniden doğuşlarını sağlıyorum onların... Bu manyaklıksa, evet ben manyağım, deliyim...

Son günlerde nereye baksanız, bir İzzet Çapa röportajıdır gidiyor... Yok İzzet Çapa şöyle yapmış, yok İzzet Çapa bununla röportaj yapmış, yok İzzet Çapa bunu konuşturmuş... Tamam, Allah için, adam iyi röportaj yapıyor da biz de fena sayılmayız hani... Madem öyle deyip biz de aldık karşımıza İzzet Çapa'yı ve de sorduk sorularımızı... O da, son derece içten ve de samimi bir şekilde cevapladı. Sonuçta da son derece güzel ve de ilginç bir söyleşi çıktı ortaya... Buyrun başlıyoruz... Bizi takip için http://twitter.com/neslihanyavuzcn

- İzzet Çapa, markasını nasıl yarattı?
Valla, ben pek uğraşmadım 'marka' yaratmak için. Bu biraz da kendiliğinden oldu.
Açtığım ilk mekandan bu yana, işletmecilik adına pek çok şey 'doğru' gidince, 'marka' da ister istemez kendiliğinden doğdu... Sonuçta, İzzet Çapa bir 'marka' oldu...
- Başarıya giden yolun sırrı nedir?
Şimdi size klasik bir cevap gibi gelecek ama gerçekten de başarının sırrı 'çok çalışmak...' (Derken aklımıza bir fıkra geliyor. Adam müthiş zengin olmuş. Soruyorlar 'nasıl zengin oldun' diye. Diyor ki, bir elma aldım parlattım, iki katına sattım. Parasıyla iki elma aldım parlattım iki katına sattım. Böyle, böyle derken, bir haber aldım, 'Mısır'daki amcamdan miras kaldı' diye. Ee, yani mirası reddetse miydim)

benmanyakman_01'AMAN YA BOŞVER' DEMEM
- Tabii ki bu bir fıkra. Peki, sizin sırrınız nedir?

Herhangi bir konuda ben ya da elemanlarımdan birisinin hata yaptığını hissettiğim Anda gözüme uyku girmedi... Herkesi ayağa dikerek, yaptığım, ya da yaptığımız o hatayı Telafi etmeye çalıştık... Hiç bir zaman 'Aman ya, boş ver' demedik... Karşındakine saygı duyarsan, sen de saygı görürsün...
- Gerçekten ilginç. Peki size, 'A'dan Z'ye İzzet Çapa'yı anlatır mısınız?' desek, bize neler anlatırsınız?.
A'dan Z'ye mi?... Yok artık... Bir anlatmaya başlasam, daha B'ye gelmeden 'Tamam yeter' dersin... Kolay mı öyle her şeyi bir çırpıda anlatmak... Hem anlatsam bile, yazı İşleri yetkilileri yemin billah 'yer yok' diye yayımlamazlar...
- Anladım.  Sosyal medyada büyük bir boşluk vardı ve siz bunu başarılı çalışmalarınızla doldurdunuz. Twitter'da 'Çapamag' adlı bir sosyal grup oluşturdunuz ve on binlerce takipçi edindiniz. Ayrıca kendi adınızla da sizi takip eden büyük bir kitle var. Amacınız nedir?
'Çapamag', tanımsız, kendiyle ve dünyayla eğlenen, ekip arkadaşlarımızın başarısı olan bir Twitter hesabı. Birçok haberi pek çok haber kanalından önce yayınlıyorlar. Haber sitesi, haber ajansı gibi çalışıyor. Evet, hem 'Çapamag'ın hem de benim kendi adıma açtığım hesabın on binlerce takipçisi var. Seviyorlar herhalde :)
- Peş peşe yeni mekanlar açıyorsunuz. Kimse yetişemiyor hızınıza. İnsanlar akıl sır erdiremiyor. Bir mekan güzel iş yaparken, kapatıp yenisini açıyorsunuz. Belki kimse sormamıştır ama ben sorayım; 'Manyak mısınız ?..'
Tıpkı insanlar gibi, mekanlar da doğar, yaşar ve ölür... Ben ölmelerini beklemeden, yeni bir mekan açarak, yeniden doğuşlarını sağlıyorum onların... Bu manyaklıksa, evet ben manyağım, deliyim...
- Hıımmm, tedavülden kalkmadan yenisini piyasaya sürmek. Aslında akıllıca. Aldığımız duyumlara göre, yeni bir mekan daha açacakmışsınız. 'Cafe Beyrouth'... Nasıl bir şey olacak?..
Şimdi size sorsam, 'Hiç şampanyalı nargile içtiniz mi?', ya da 'Hiç afrodizyaklı nargile içtiniz mi?' diye...
- Yok içmedim desem...
O zaman 'Cafe Club Beyrouth'ta içeceksiniz... Üstelik, Arap ve Akdeniz yemeklerinin en leziz örneklerini, Avrupai bir sunumla yiyeceksiniz... Beyrouth Cafe Club da böylesine ilginç ve özlenen bir atmosferle karşılaşacaksınız yani...
- Anladığımız kadarıyla, bütün bunları gerçekleştirirken, arkanızda 'yaratıcı' bir ekibiniz var. Sarp Yaman, Burak Kılıç, Semih Çalışkan'dan oluşan bu ekibe 'kabilem' diyorsunuz. Nedir bu kabilenin özelliği?
Şimdi, her ne kadar bazı şeyleri tek başıma başardım desem de, son yıllarda çevremde ve yanı başımda olan bizim kabile üyelerinin büyük desteğini gördüğümü inkar edemem. Benim eksik kaldığım yönleri onlar tamamlıyor. Elbette, hep birlikte bu günlere geldik. Sonuçta biz bir aileyiz.

TERS KÖŞEYE YATMIŞLIĞIM VARDIR
- Ters köşeleriniz neler?

Bu soruyu pek anlamadım ama, eğer ki beni ters köşeye yatıranlar derseniz, asla isim vermem. Çok ters köşeye yatmışlığım var ama yatıranlar bende saklı... Her seferinde, 'Bir daha kanmam' derim ama yine de ters köşeye yatarım... Bazen kandırılacağımı bile bile ters köşeye yatmışlığım olmuştur...
- Bir yandan gelenekçi, bir yandan da nasıl sıra dışı olabiliyorsunuz?
Kim, ben mi gelenekçiyim?.. Şöyle bir düşüneyim... Evet ya, bazen gelenekçi olabiliyor muşum meğer. Şimdi siz söyleyince dank etti. Ama hem gelenekçi, hem sıra dışı derseniz, elbette sıra dışıyım. Sıradanlık doğama aykırı...
- Biraz açsanız bu dediğinizi.
Peki, o zaman eski bir dostumun sözüyle cevap vereyim; Sıradanlığa giden ana yollardansa, meçhule giden patikaları yeğlerim...
- Vaayyy, güzelmiş. Peki hayat felsefeniz?
Az önce söylediğim söz aslında hayat felsefemi de özetliyor. Sıradanlık bana göre değil...
- Hayatınızda 'olmazsa, olmaz' dedikleriniz?
En başta annem... O olmazsa olmaz, diğerleri klasik, dostlarım, arkadaşlarım falan...

BİR GARİP İZZET ÇAPA'YIM BEN
- Her kitleye, her yaşa hitap eden bir müşteri profiliniz var bunun sırrı nedir?

Bu kadarını ben bile bilmiyordum. Siz nereden öğrendiniz ya da uydurdunuz? Sonuçta bir garip İzzet Çapa'yım ben...
- Araştırmalar onu gösteriyor. Neyse hemen kızmayın canım, 'aşk' sorularına geçelim bari... Aşkı nasıl ifade edersiniz?
Aşk, aşk diye nicesine sarıldım... Benim sadık yarim kara topraktır... Ne güzel söylemiş Aşık Veysel... Aşkı yaşamak gerekir, yaşamazsan aşk değildir...
- Kaç defa aşık oldunuz?
'Hayatım boyunca bir defa aşık oldum, bir daha da aşık olacağımı asla düşünemiyorum' diyenler, külliyen yalan söylüyorlar... Aşk öyle bir şeydir ki, en aşık olduğun zaman bile gelir seni bulur!.. Anlayan anlar onu!..
- Hayatınızda biri var mı?
E, pes yani... Aşksız yaşanır mı?.. Elbette var, hem de senin düşünemeyeceğin kadar yakınında birisine aşığım... Ey aşk, sen nelere kadirsin...
- Aşıkken insanın gözü hiçbir şeyi görmez derler. Senin gözün neyi görmez?..
Az önce söyledin ya, hiçbir şeyi görmez...
- Aşk biterse ne yaparsınız?
Aşk, hiç bitmez ki... Ayşe'ye biterse, Fatma'ya başlar... Fatma yoksa, Hatice vardır... Aşksız yaşayamaz insan...
- Pop sanatçılarından kimleri beğeniyorsunuz?
Diğerleri alınmasın ama adı üstünde 'Süperstar' Ajda Pekkan başta gelir, ikinci olarak da yine adı üstünde 'Megastar' Tarkan favorimdir...
- Türkiye'de 'Şu şöyle olsaydı, böyle daha iyi olurdu' diyebileceğiniz neleri değiştirmek isterdiniz?
İstemekle olmuyor ki... Bir fıkra anlatayım; Ağa'nın karısını kaçırmışlar köyden başka kadınlarla birlikte... Tecavüz edip sonra serbest bırakmışlar... Ağa demiş ki, 'Sana ne yaptılar?'... Kadın demiş ki, 'Herkes gibi tecavüz ettiler'... Ağa demiş ki; 'Demedin mi sen, ben, Ağa'nın karısiyem' diye... 'Dedim' demiş kadın... 'Eeee' demiş Ağa... 'Altıma halı serdiler' demiş kadın...
- Güzel fıkraymış. Yani demek istediğiniz?..
Neyi değiştirmek istediysem hep elimde kaldı. Sonuçta, bunun bir eğitim ve yaşam biçimi sorunu olduğunu anladım. Ne kadar değiştirmeye çalışırsanız o kadar geriye gidiyor...

VATANDAŞ GAZETECİ
- Şu gazeteciliğe gelelim. Röportajlara el attın ve çok başarılı işler çıkardın, köşende yazı yazıyorsun. 'Dergiler, gazeteler' derken İzzet Çapa'yı bundan böyle gazeteci olarak mı tanıyacağız ?

Bir kere şunu belirteyim, ben bir gazeteci değilim. Bana en fazla 'vatandaş gazeteci' diyebilirsiniz. Köy meydanına koşa koşa gelip herkesi yeni bir olaydan haberdar eden çocuk misali gördüklerimi duyduklarımı yazıyorum. Ropörtajlarıma ise daha çok muhabbet diyebilirim. Gerçekten 'gazeteci' olmadığım ve kovulma korkusu yaşamadığım için de şimdilik bu çok zevk aldığım işi devam ettiriyorum. Hobi demek istemiyorum, hayatımın bu döneminde beni mutlu ve tatmin eden bir iş, ama kariyer değil.
- Gelecekte kendinizi nerede görüyorsunuz?
Valla hiç bir yerde göremiyorum... Bunca yoğun çalışma, bunca stresten sonra çok fazla yaşayabileceğime inanmıyorum. Ama yine de ölen ölür, kalan sağlar bizimdir...

  • Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.



    YAZARLARIMIZ

    BİRİNCİ SAYFA

    birinci sayfa

    Hotlinkler Başlığı Başa dön

    Gunes.com Hesabı:

    Yardım ve Bilgi Merkezi:    

    İnsan Kaynakları     

    Kurumsal   

    Gazeteler     

    Televizyon