e-mail: neslihan.yavuzcan@gunes.com
Bugüne kadar o kadar çok dergiye parasız soyunduk ki, öyle bir teklif gelirse de kabul ederim, hatta soyunurum bir daha da giyinmem...

Beraber yürüdük biz bu yollarda.’ Ne güzel bir sözdür. Basketbol oynadığım dönemden beri tanışırız, sonra podyumda da omuz omuza idik sevgili Ece Gürsel ile. Yıllar içinde ben gazete ve televizyonda ve basketbol antrenörlüğünde kariyer yaparken o da şiir ve söz yazdı. Sonra müzik eğitimi almaya başladı. Ve kendine yatırım yapmaya devam etti. 2 yıllık yoğun çalışmanın sonucunda albümünü çıkardı. Kazandığı her şeyi albümüne yatırdı. Ve sonuç mükemmel. Canlı sahne performansları gerçekleştiren güzel Ece’nin albümündeki bütün parçalarında sözü ve bestesini yaptı. ‘Beni aşağıya çekmeye çalışsalar da, karşılarındayım’ diyen sevgili dostumla sohbetten sonra bir de birbirimize fal baktık. İşte size “yarı farkında Ece Gürsel.” Bizi takip için http://twitter.com/neslihanyavuzcn
TERS KÖŞEYE YATIRDIM
3 Yıllardır büyük bir emekle hazırladığın albüm çoktan çıktı nasıl tepkiler aldın?
- 2 yıllık bir emek bu. Eğitimlerimi almaya devam ediyorum. Her şeyin en iyisi olsun istedim, hem sound olarak hem de duyum olarak İnsanlar dinlediği zaman ‘Ece Gürsel bizi ters köşeye yatırmış’ desinler istedim. Sahnede beni gören herkes çok şaşırdı. Canlı performans yaptıkça daha da gelişiyorum. Konserime gelen şaşkın bir yüz ifadesiyle bakıyor. Alkışlamayı bile unuttular şaşkınlıktan. Herkes diyor ki ‘keşke mankenliğe hiç başlamasaydın’. Şu an önünde kimse duramazdı diyorlar.
- Peki ters köşeye insanları yatırdın. Bunun için neler planladın?
- Sadece müzik yaptım. Baktığın zaman albüm kapağında da klipte de her şey görsellikten uzak. Ece Gürsel ön planda değil. Ticari amaçla bir iş yapsaydım ben de seksi bir Ece olarak çıkardım. Sahne kıyafetlerimde bile düz ayakkabı giyiyorum. Müzik ön planda olsun istedim.
SON MODEL BİR JEEP PARASI HARCADIM
- Ne kadar harcadın?
- Bayağı harcadım. Rakam vermiyorum, çünkü yanlış algılanıyor. Son model bir jeep parası gitti. Şöyle algılanmasın bir albüm yapmak için nakit para elinden birden çıkmıyor. Parça parça ödeme çıkıyor insan elinden. Klibime de sponsor bulamadım. İnsanlar ürünü görmek istiyorlardı. Annem dedi ki ‘Kimseye sıkıntı olmasın, bunu da yapalım.’ Ve yaptık.
- Albümün adı ‘Yarı Farkında’ Ece nelerin tam farkında?
- Genel olarak hayatın yarı farkındayım. Yani ben bu albümü yaparken bile geleceğim ile ilgili 5-10 yılımı planlayarak yaşayan bir insanım. Çünkü bu benim sporculuğumdan kaynaklanan bir şey. İlkokuldan beri not tutarak ve geleceğimi planlayarak yürümüş bir insanım.
- Çocukken not defterine ne yazdın da gerçek oldu?
- İlkokulda ‘2000 yılında Türkiye güzellik yarışmasına gireceğim ve seçileceğim.’ Demişim. ‘Önce manken sonra şarkıcı olup, sahnelere çıkacağım’ demişim. Ve oldu. o kadar idealist bir insanım ki, ilk albüm ‘yarı farkında’ diye söz yazdım, sonra da farkına varacağım. Ve sonrasında herkes benim farkıma varacak.
TÜRKİYE’DE MANKENSEN SALAKSIN
- Mankenlikle başlamış olmak sana zaman kaybettirdi mi sence?
- Mankenliği askıdan ibaret olarak gördükleri için bizlerin iyi işler yapacağına inanmıyorlar. ‘Güzel kadın, aptal gibi oturacak’ diye düşünüyorlar. Kardeşim boşuna mı okuduk yıllarca kolejde, üniversiteyi. Bunların hiçbir önemi yok. Sen podyuma çıktın ya ‘sen aptalsın, salaksın’. Manken yani. Ama bu çok saçma. Bu bir tek Türkiye’de böyle, dünyada mankenden her şey oluyor. Geçen ay bir dergide on parmağında on marifet mankenler diye haber vardı. Şair, yazar, film artisti, moda editörü. Dünyada bunlar kabul görüyor. Türkiye’de sadece mankensin oyuncu, şarkıcı, gazeteci, yazar olamazsın. Ama arkalarında sağlam insanlar varsa her şey oluyorsun. Senin benim gibi tek başına bu yolda yürüyorsan herkes aşağıya çekmeye çalışıyor. Biz de inadına karşılarında duruyoruz. İnadına da duracağım. Beni en yakınlarım aşağıya çekmeye çalıştı bu piyasada. En yakınlarım, dostlarım.
HAİN OYUNLAR
- Kimler o kişiler?
- En yakınlarım, en dostlarım. O kadar çok ki, boş ver isimlerini sen, ben biliyoruz zaten. başıma gelen olaylarda en yakınlarım çıktı. O kadar çok beni piyasadan silmeye çalıştılar ki. Başıma gelen bütün olumsuzluklarda ardını karıştırdığımda onlar çıktı. Bu çok acı. İnadına bu insanların karşısında duruyorum. ‘Hain oyunlar’ şarkımı kendime yazdım. Bir an da insanın hayatı göz açıp, kapama anında değişiyor ya. Ben de buradan yola çıkarak etrafımda olan olayları yazdım.
- ‘Derinim’ parçası ve diğer parçalar bir sevgiliye mi yazıldı yoksa her birinin anlamı var mı?
- Özel bir insana yazıldı. ‘Mayıs Akşamı’ da öyle. İsim veremem. ‘Bıçak Gibi’ de sevgiliye yazıldı. Birisi geçmişte yaşadığım bir aşk. Diğeri çok yakın yaşadığım bir aşk. Ve bütün aşklarımdan çok beslendim. ‘Çoğul Aşk’ta da hayatıma giren ilişkileri anlatıyorum. ‘kaçmak istiyorum, çok uzaklara, med-cezir aşklardan. Sana meyil ederken, geçmez mi bu hüzün mevsimi ‘ diye devam ediyor. Erkekler beni her konuda hayata hazırlamıştır. İlk erkek arkadaşımdan, son hayatımdaki erkek arkadaşım beni hayata hazırlamıştır. Biri oturmasını, kalkmasını, bahşiş bırakmasını, araba kullanmasını, insanlara hükmedişini, gücünü, eğitimini, müziğini örnek almışımdır. Hepsinden bir şey öğrenmişimdir. Geriye dönüp baktığımda ‘Allah kahretsin niye hayatıma girdi’ dememişimdir. Acısıyla, tatlısıyla hepsi bana geri dönmüştür her konuda. Üretmemde etkili olmuştur. Allah hep böyle aşklar yaşatsın bize ya. Aşk yaşayalım. Aşk olmadan üretemiyorsun. Aşk şekil değiştirip, sevgiye dönüştüğü zaman da üretemiyorsun. Kardeşin, akraban gibi oluyor. Ama ben hemen çekip gidemiyorum.
BENİ ALDATSA BİLE...
- Aşk bitince sevgiye ne kadar dayanıyorsun?
- Ben çok dayanırım senelerce. Aşk gitse bile sevgi baki kalır. Saygısızlık, çirkinlik ve ihanet olmadığı sürece. Geçmişteki erkek arkadaşlarımı da iyi anarım. Aldatsa dahi beni. Benim şahsıma hakaret etmemiştir, bana vurmamıştır. Erkek sonuçta bu, aldatabilir. Ben ona yetmiyorsam, o da bunu başka yerde arıyorsa, gitsin. Buna ben bir üzülürüm, iki üzülürüm muhakemesini yaparım. Ben gerçekçiyimdir. Kendi kendimi kandırmam. Ben kapasitemi bilirim.
- Gerçekçi bir kişilik olduğunu söyledin kendini anlatır mısın?
- Ben kendimi bilen bir insanım. İnsanlara kendimi çok iyiyim diye lanse etmem. Benim kapasitem neyse odur. Ben bunun farkındayımdır. Bu fazlaymış gibi insanlara satamam. O kadar çok var ki bunu yapan. ‘Albümün yüzlerce satıyor. Konserden konsere koşuyorum.’ diyenler. Neredeler. Kendini bileceksin.
ÖYLE BİR TEKLİF GELSE?
- ‘Playboy dergisi 1 milyon dolar verse, soyunur musun’? sorusuna, ‘Evet soyunurum’ dedin. Bu da çarptırıldı. Bir de senden duyalım?
- Komik aslında. Sanki ben açıklama yapmışım gibi algılandı ve çok ta büyüdü bu olay. Bu kadar büyütülmesi çok anlamsız. ‘Duymayan kalmasın’ programında son an da sorulan o soruya ben de ‘tabi ki soyunurum’ dedim. Bugüne kadar o kadar çok dergiye parasız soyunduk ki, çünkü ismimiz duyulsun istiyorduk. Genelde bütün modeller frikik, daha cüretkâr pozlar veriliyordu. Ben de onlardan gördüm ve uyguladım. Birçok dergiye poz vermiştim. ‘Soyunurum’ dedim uzattılar. Bu hayali bir soruya da hayali bir cevap verdim. Öyle bir teklif geldi de ben düşünüyor değilim. Öyle bir teklif gelirse de kabul ederim, hiç umurumda değil yani. Düşünmem bile. Hatta tekrar magazinci arkadaşlar sorduğunda ise ‘soyunurum, bir daha da giyinmem’ dedim.
- Şu an nasılsın müzik camiasına alışabildin mi?
- Sadece görüşmeler var. Üniversiteler açılıyor, Rock Hayal, Getto, Romeo&Juliet, barlarla anlaşmalar var. Ekim’de sahne alacağım.
SANAT MÜZİĞİ HARİÇ
- Müzik mi, mankenlik dünyası mı daha zor?
- Müzik dünyası daha sıkıntılı. Çünkü maalesef Türkiye iyi işleri kaldıran bir müzik yapısına sahip değil. Ya çok iyi bir isim olacaksın tutacak, ya da bakkal müziği, fast food o anlık müzik yapacaksın eğlenecek insanlar sonra hatırlamayacak. Ama ben popüler kültüre hitap etmiyorum ve tercihim değil. Benim albümüm alternatif ve ben bu yolda yürümeyi tercih edip daha rock müziğine kayacağım. Sahne repertuarım tamamıyla Rock ağırlıklı. Ama Kıbrıs’taki oteller için, bayii toplantıları içinde başka bir repertuar yaptık. Ben sanat müziği haricinde bütün şarkıları seslendirebiliyorum.
- Yeni orkestra kurmuşsun. İsmail Tunçbilek ile ne oldu?
- Bu arada Genco Arı ile anlaştım. Müzik şefim ve Orkestra şefim oldu. Genco Arı Berkeley mezunu, çok önemli bir piyanist. Elton John ve Janet Jackson gibi isimlerle çalışıyor. Benim albümde de ‘Sensiz masal’ parçasının aranjörü, ‘Yarı Farkında’ şarkımın da piyanolarını çaldı. Ajda Pekkan’ın orkestra elemanlarıyla anlaştım. İsmail ile en ufak bir anlaşmazlıkta problem yaşamayalım diye ben kendi orkestramı kurdum. İsmail de gelip çalmak isterse çalabilir proje bazında. Onun her zaman başımın üzerinde yeri var müziğinin. Her zaman gelsin, çalsın. Çünkü şarkıları aranje eden İsmail, parçaların nasıl çalınması gerektiğini yeni orkestra bilmediği için çoğu konserde olması gerekiyor. İsmail’in gelmesi işime gelir, çok mutlu olurum. Çünkü İsmail büyük bir usta keza Genco Arı ve bütün orkestra ekibimiz. İyi insanlarla çalıştığında maliyet yükselse de buna değiyor. O zaman insanlar daha iyi müzik dinliyorlar.
BİRGÜN HERKES BENİ DİNLEYECEK
- Müzikten kazanıyor musun yoksa Mankenlikten kazandığını mı aktarıyorsun?
- Müzikten hiçbir şey kazanmıyorum. Mankenlikten kazandığım parayla hayatımı devam ettiriyorum. Modellikten kazanıp şu an müziğime yatırım yapıyorum. Ekstra geldiği zaman çok yüksek bütçeler tercih etmiyorum çünkü orkestrama kolaylık sağlıyorum. Zaman içinde insanlar müziğimi dinleyerek ve yaptığım işin ne kadar iyi olduğunu görerek beni bir yere oturtacaklar. Sahneme ve sahne performansıma gerçekten çok güveniyorum. Beni sahnede izleyen insanlar şaşırıp gidiyor. Yeni orkestram da beni dinlemeden önce önyargılıydı, ‘manken, nedir, ne biliyordur, bizi kim getirdi buraya’ diye. Benimle çalıştıktan sonra ‘hadi bir daha ne zaman sahne alacağız’ demeye başladılar. Altyapıma ve müziğime hâkimim. İlk başta onlara şunu söyledim ‘ben mankenim, ama her şeyden önce müzisyenim, lütfen beni ciddiye alın, beni sakın çoban yerine koymayın’ diye. Zaten onlarda hakikaten çalıştığımı görünce bana destek oldular.
- Arkadaşlarımızdan piyasamızdan çelme takmak isteyenler var mı?
- Muhakkak vardır, bilmediğim. Kendi şirketimde, başka şirketlerde vardır. Radyolarda bile çalacak parçalarım çalmıyor. Sebebi ise yeniliklere açık olmamaları çok alternatif, çok. Bu da bar tarzı diyorlar. Çalan parçalara bakıyorum, hep aynı ritim. Türkiye maalesef yeniyi ve başarılı işleri kabul etmiyor. Eski ve alıştıkları başarılı işlerin üzerine gidiyorlar. Bütün müzik eleştirmenleri beni çok iyi yazdı. En önemli şey gelecek vaat ediyor olmam. Birkaç sene sonra müzik piyasasında çok iyi yerde olacağım. Bunu kesinlikle biliyorum. Ve herkes bir gün gelip beni dinleyecek. Bunu biliyorum...
Türkiye’de sadece mankensin
Oyuncu, şarkıcı, gazeteci, yazar olamazsın. Ama arkanda sağlam insanlar varsa her şey oluyorsun. Senin, benim gibi tek başına bu yolda yürüyorsan herkes aşağıya çekmeye çalışıyor. Biz de inadına karşılarında duruyoruz. İnadına da duracağız. Beni en yakınlarım aşağıya çekmeye çalıştı bu piyasada. Dünyada bu böyle değil. Birgün herkes benim müziğimi dinleyecek...
‘Derinim’ parçası ve diğer parçalar bir sevgiliye mi yazıldı yoksa her birinin anlamı var mı
Özel bir insana yazıldı. ‘mayıs akşamı’ da öyle. İsim veremem. ‘bıçak gibi’ de sevgiliye yazıldı. Birisi geçmişte yaşadığım bir aşk. Diğeri çok yakın yaşadığım bir aşk. Ve bütün aşklarımdan çok beslendim. ‘Çoğul Aşk’ta da hayatıma giren ilişkileri anlatıyorum. Erkekler beni her konuda hayata hazırlamıştır. İlk erkek arkadaşımdan, son erkek arkadaşıma kadar bu böyledir. Biri oturmasını, kalkmasını, diğeri bahşiş bırakmasını, araba kullanmasını, insanlara hükmedişini, gücünü, eğitimini, müziğini örnek almışımdır. Hepsinden bir şey öğrenmişimdir. Geriye dönüp baktığımda ‘Allah kahretsin niye hayatıma girdi’ dememişimdir. Acısıyla, tatlısıyla hepsi üretmem de etkili olmuştur. Allah hep böyle aşklar yaşatsın bize ya. Aşk yaşayalım. Aşk olmadan üretemiyorsun. Aşk şekil değiştirip, sevgiye dönüştüğü zamanda üretemiyorsun. Kardeşin, akraban gibi oluyor. Ama ben hemen çekip gidemiyorum.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.