Mucize ameliyatları yapan doktor iddialı: Sizi her gün öldüren, yaşamdan bezdiren diyabet kaderiniz değil...
Tip 2 Diyabet hastasıysanız, hiç düşünmeden bu operasyonu yaptırın, tüm sıkıntılarınız bitsin...
Doç. Dr. Alper ÇELİK
aponya'da aldığı eğitimin ardından Türkiye'ye gelen, 1.5 saatlik bir ameliyatla şeker hastalarını sağlığına kavuşturan Doç. Dr. Alper Çelik'ten operasyonun ayrıntılarını öğrendik.
Ameliyatı Metabolik Cerrahi ile yapıyorsunuz, peki metabolik cerrahi nedir?
Metabolik Sendrom olarak adlandırılan ve kilo fazlalığı, diyabet, kolesterol ve tansiyon yüksekliği ile seyreden tabloya Metabolik Sendrom ismi verilmektedir. Metabolik Sendromun ameliyat yöntemleri kullanılarak tedavi edilmesine Metabolik Cerrahi adı verilmektedir.
Uzun yıllardır şeker hastalığı için insülin ve hap kullanan biri bu ameliyat ile tedavi edilebilir mi?
Önceki yıllarda 'şeker hastalarına bıçak vurulmaz, çünkü yarası iyileşmez” şeklinde halk arasında yerleşmiş bir inanç söz konusu idi. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar ve sonuçları Tip 2 (erişkin tipi) diyabet hastalığının ameliyat ile tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu ortaya koymuştur. Bu ameliyatlardan sonra hastaların yüzde 75 ila yüzde98'inde insülin veya şeker hapı kullanılmasına gerek kalmaz. Kan şekeri düzeyleri ilaçsız olarak normal veya normale yakın seyreder.
BAŞARI ORANI YÜZDE 100
Ameliyatın temel faktörü ve başarı yüzdesi nedir?
Yapılan ameliyatlar temel olarak ince barsaklarda bir yer değiştirme işlemini içermektedir. Bağırsakları yer değiştiriyoruz. Ameliyatla erişkin tipi şeker hastalarının kendi vücudunda bulunan ama kullanamadığı insülini kullanmasını sağlıyoruz. Bundan sorumlu olan birkaç mekanizma var. Sindirim sisteminde trafiğin yönlerini değiştirseniz ince bağırsak kaynaklı hormonların hem seviyesi, hem de gidişatı yönü değişir. İnce bağırsak sadece sindirimden sorumlu bir organ değil hormon üreten bir organdır. Biz ince bağırsak kaynaklı hormonları tersine çeviriyoruz. Neticede hasta kendi vücudundaki insülini kullanarak kan şekerini dengelemeyi başarabiliyor. Operasyon sonrası yüksek tansiyondan kolesterolde ciddi oranda düzelmeler sağlanıyor. Organ hasarları sona eriyor. Burada önemli olan organdaki hasarın derecesidir. Yaşı, hastalık süresi önemlidir. Şeker hastalığı yeni başlamış hastalarda uygulanması halinde ameliyatın başarı oranı yüzde 100. Organ hasarı başlamış, tedavide geç kalmış hastalarda bu oran yüzde 40-50'lere kadar düşüyor.
Hangi teknikler uygulanıyor?
Barsaklardaki yer değiştirme işlemi birbirinden farklı 10-12 teknik yöntem ile yapılmaktadır. Buna ilaveten hastaların hastalık seviyesi ve kandaki hormon seviyeleri ve bu hormonların aktivitelerine göre mide hacmi ve mide şekli ve karın içindeki organları saran yağlı dokular üzerinde de gerekli olan işlemler yapılmaktadır.
Tedavi öncesi hastayla uzun görüşmeler yapılıyor. Uygulanacak yönteme hasta ile birlikte karar veriyoruz. Her tip şeker hastası için farklı ameliyat var. Önemli olan karşınızdaki hasta nasıl bir insandır, ne iş yapar, günde kaç defa yemek yer, bütün bunlar tedavi yöntemini değiştiriyor. Yanında her an meyve bulundurabiliyor mu? Bunların hepsini birlikte konuşmamız gerekiyor. Ameliyat öncesi uzun uzun konuşmamız gerekiyor.
Ameliyat kaç saat sürüyor? Hastaların yaş grubu nedir?
Ameliyatlar 1.5 saat ile 6 saat arası sürüyor. En çok 40-50 yaş arası kişiler geliyor ve ameliyat olmayı kabul ediyor. Bütün erişkin tip 2 diyabet hastalarına kapımız açık. 25-26 yıllık hastaları biz ameliyat ettik. Çünkü bu insanların kan değerleri çok iyiydi. Ama 4-5 yıllık diyabet hastası olanlar geldiler ve geç kalmışlardı. O yüzden zaman da çok ciddi bir kriter olamayabiliyor.
Kişinin şekeri ameliyattan ne kadar süre sonra düzelir?
Genel olarak ikinci gün kişi farkı hisseder, ameliyattan bir hafta sonra kan şekeri düzelir. Bazı hastalarda bu süre 2-3 haftayı bulabilir.
Bu ameliyatların riski var mı?
Her ameliyatın bir riski vardır. Bu ameliyatlarda da herhangi bir sindirim sistemi ameliyatındaki kadar risk vardır. Komplikasyon oranı yüzde 10'un altındadır.
Şeker hastalığı böbreklerine vurmuş, organları zarar görmüş biri de bu ameliyattan fayda görebilir mi?
Şeker hastalarında böbrek, kalp, göz, karaciğer gibi organlar etkilenir. Metabolik Cerrahi uygulanan hastalarda bu organlardaki hasar, hastalığın evresi ve hasarın derecesine bağlı olmakla beraber yüzde 50'ye varan oranlarda düzelmeler görülmektedir. Şunu da belirteyim; Bana gelen hastaların büyük bir kısmı şeker hastalığıyla ilgili ciddi sıkıntı yaşayan insanlar. İşler yolunda giderken kimse ameliyat olmak istemiyor zaten. Ne zaman şeker hastalığıyla ilgili bir sorun yaşanmışsa o zaman ameliyat olmak istiyorlar. Fakat daha önce gelmiş olsalardı bu işten çok daha büyük fayda görürlerdi, organ kaybı yaşamazlardı ve gereksiz yere daha önce olmuş olduğu ameliyatları olmazlardı.
Hastalığın tekrarlama riski var mı?
Metabolik Cerrahi ameliyatlarının şu an için 8 ila 35 yıllık sonuçları bilinmektedir. Ameliyata, hastanın kan değerlerine ve uygulanan yöntemin zamanlamasına göre hastaların yüzde 75 ila yüzde 98'inde 8 ila 30 yıl süre boyunca kan şekerini herhangi bir ilaç kullanmaksızın normal seviyelerde tutmak mümkündür.
TEKNİĞİ ZOR AMA GEREKLİ
Diyabet hastalarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Bu ameliyat ilk olarak 1974 yılında İtalya'da yapılmış, 30 yıllık takip sonuçları var. Yüzde 98 başarı sonuçları var. Teknik olarak zor ama sonuçları çok iyi bir ameliyat. Benim temel misyonum; İnsanlara bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadıklarını anlatmak. Evet diyabetlilere sesleniyorum; 'Bu hastalık kaderiniz değil, tek bir ameliyatla iyileşmeniz mümkün. Bu ameliyat sonrası sizin için hayat yeniden başlayacak. Sıkıntılarınızdan tamamen kurtulacaksınız. Hiçbir tereddüdünüz olmasın. Şeker hastası olan bir kişinin bu cerrahiden fayda görmesi için obez olması gerekmiyor. Bunu özellikle belirtiyorum. Çünkü yapılan uygulama obezite için değil, diyabet için... Tabii zayıf bir diyabet hastası ile kilolu bir diyabet hastasına yapılan operasyonun farklı olması gerekiyor. Bu ameliyatlar obezite için yapılan cerrahi değildir. Teknik olarak benzerler ama farklılar.
Tip 1 ve Tip 2 Diyabet farkı nedir?
Çocuklarda ve ilk gençlik yıllarında ortaya çıkan 'Tip 1' diyabette, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle pankreasta insülin yapan hücreler tahrip olur. Vücutta yeterli insülin yapılamadığından bu hastalar, dışarıdan insülin alamazsa 'diyabet (ketoasidoz) koması' gelişir ve yaşamları tehlikeye girebilir. Bu hastalar zayıftır, hastalık belirtileri kısa süre içinde ortaya çıkar. Bu diyabet tipinin tüm diyabetlilere oranı %8'dir. Halen en sık görülen diyabet formu olan ve orta-ileri yaşta görülen 'Tip 2' diyabette ise kişilerin pankreasında insülin yapılır ama insülinin çeşitli periferik dokularda, özellikle adale, yağ, karaciğer ve damarlardaki etkisi yetersiz kalır. Sinsi başlayan ve geç fark edilen bu tip diyabette kalıtımın rolü önemlidir.
Ameliyat sonrası kişi yeniden doğmuş gibi oluyor
Yapılmakta olan ameliyatlar ile hastaların yüzde 75 ile yüzde 99'unda yüksek tansiyon, kolesterol ve trigliserit yüksekliği, karaciğer yağlanması, kilo fazlalığı, kemik ve eklem problemleri, tıkayıcı uyku apnesi (uykuda nefesin durması) gibi problemlerden de tek bir ameliyat ile kurtulmak hayal değil. Yani ameliyat sonrası kişinin tüm skıntıları bitiyor, yeniden doğmuş gibi oluyor.
Operasyonun maliyeti kaç lira?
Tip 2 Diyabet ameliyatlarını Tokat'ta çok uzun süre yapabilmek için mücadele ettim. Destek alamadığım, yeterli malzemeyi temin edemediğim için büyük sıkıntılar çektim. Şimdi İstanbul'da Alman Hastanesi bünyesinde hastalarıma hizmet veriyorum. Ameliyatları burada 6 kişilik ekibimle birlikte gerçekleştiriyorum. Fiyat kişiden kişiye, yapılan ameliyata ve kullanılan malzemeye göre değişiyor. Ortalama bir rakam vermemiz gerekirse maliyeti 20-40 bin TL arasında diyebiliriz. Maalesef SGK anlaşmamız yok.
YARIN
Sağlığına kavuşan hastalar anlatıyor