Ahmet Çavuşoğlu Ananı 'öpen' kadı ise, kime şikayet edersin?
-Şeref Çizmeci'ye teşekkürler- Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda eski Cumhurbaşkanları'ndan Demirel'e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş. Demirel de soruyu yönelten kişiye:'Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun' demiş. Demirel'in anlattığı fıkra: Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var... Karakuşi Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım' demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek?' Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış... Gayrimüslim de peşinde kovalıyor... Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş. Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş. Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış... Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadının karşısına çıkarmışlar. Kadı sırayla sormuş... Ördeğin sahibi,'Bu adam ördeğimi hiç etti' diye şikáyet etmiş. Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş: 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?' Fırıncı 'Uçtu' demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış: 'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil' diyerek fırıncının beraatına karar vermiş. Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş... Onun şikayetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...' Davacı 'Ne olacak?' diye sorunca Karakuşi Kadı, 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.' Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş. Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da Karakuşi Kadı, 'Tamam' demiş, 'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.' Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi'ye: 'Senin şikayetin ne?'Bre... Yahudi ellerini açmış, 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa sen, e mi!' Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse: Ananı 'öpen' kadı ise, kime şikayet edeceksin?.. Bugün ülkedeki durum bu! Anladın mı? Ödemeyenler de var tabi! Ufak tefek yaşlı bir kadın iki plastik torba taşıyarak caddede yürüyormuş. Torbalardan biri delinmiş ve 20 dolarlıklar uçuşmaya başlamış. Polisin biri kadını durdurup; 'Ham'fendi torbadan paralarınız dökülüyor.' demiş. 'Kahretsin!' demiş kadın. 'Uyardığınız için sağolun. Ben şimdi dönüp toplarım onları.' 'Bir durun bakalım! O kadar para nereden geliyor? Çaldınız mı yoksa?' 'Yok canım!' demiş kadın. 'Benim bahçe stadyum parkına bakıyor. Orada arada sırada araçlarda parti veriyorlar. O partilerden çıkan adamlar çoğunlukla benim çiçek tarhlarımı tuvalet olarak kullanıyor. Ben de elektrikli kesiciyle çalıların arkasında bekliyorum. Onlar işlerini görmeye hazırlandığı anda benim kesiciyi çalıştırıp; 'Ya 20 dolar verirsin ya da seninki uçar gider!' diyorum.' 'Vay be!' demiş polis gülerek. 'İyi fikirmiş. Peki öbür torbada ne var?' Yaşlı hanım cevap vermiş; 'Eee... bazıları da ödemiyorlar tabi.' 204 numaradaki Pakize Hanım! Büyük Şifa Hastahanesinin telefonu çaldı, yaşlı bir hanım sesi telefona cevap veren kıza sordu 'Acaba hastahaenizde yatan bir hastanın durumu hakkında malumat alabilir miyim?' Kız 'Tabi efendim, acaba hastanızın adı nedir?' 'Ah evladım, çok merak ediyorum acaba 204 numaradaki Pakize Müşfik Hanım'ın durumu nasıl?' Kız 'Bir dakika efendim, kat hemşiresine sorayım' dedi Bir müddet sonra da telefondaki hanıma 'Şimdi kat hemşiresi ile konuştum, Pakize Müşfik Hanım'ın durumu çok iyi imiş. Tansiyonu düşmüş, kan tahlilleri iyi çıkmış. Doktor yarın evine gidebilir demiş' Telefondaki yaşlı kadın 'Ah evladım sağ olasın, beni ne kadar sevindirdin bilemezsin. O kadar endişe içindeydim ki, tahmin edemezsin. Çok sağ ol, Allah da seni sevindirsin' Kız 'Pakize Müşfik Hanım kızınız mı oluyor?' diye sormuş Yaşlı kadın anlatmış 'Hayır evladım, Pakize Müşfik benim. Bir haftadan beri bu cenabet hastahanede yatıyorum ama kimse bana durumum hakkında bir bilgi vermiyordu, sayende iyi olduğumu ve yarın evime dönebileceğimi öğrendim!'
:: / Yazarımızın 05 Mart 2010 tarihli ' İstanbul'u kimler? Ne zaman? Nasıl şey ettiler?' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|
|