09 Şubat 2010 <%Tarih%>
<%Gün%>

Ahmet Çavuşoğlu
Altta kalanın canı çıksın!

Tarihte hep okuduk; bir ovada iki ordunun harp ettiğini gören Ertuğrul Gazi askerlerine sormuş 'Yiğitlerim hangi tarafa yardım edelim?' diye
Kardeşi Dündar şu cevabı vermiş 'Galip tarafa yardım edelim, onların zafer ganimetlerinden istifade ederiz'
Bunun üzerine Ertuğrul Gazi kaşlarını çatarak 'Olmaz' demiş 'Türkün şanına ancak mağlup olanlara, zayıflara yardım etmek yaraşır. Galibe yardım etmek insana ne şan ne de şeref kazandırır. '
Bunun üzerine Türkler kaybetmek üzere olan tarafa yardım edip onların kazanmasını temin etmişler.
Meğer yardım edilen taraf Selçuklular, düşman ise Moğollar imiş.
Bu hadiseden memnun olan Selçuklu Sultanı Alaeddin de Kayı aşireti reisi Ertuğrul Gazi'yi Bizans hududuna uç beyi tayin edip Söğüt kasabasını ve Domaniç yaylasını vermiş.
Tarihimizde benzeri misaller çoktur.
İsveç Kralı Demirbaş Şarl, İspanya'dan taşınana Yahudi cemaati, Polonyalı, Macar ve Beyaz Rus mülteciler ilh...
Belki tarihte böyle imiş ama şimdi iş değişik.
Ezilenleri daha da ezen, yüksektekileri de büsbütün yükselten, tuzu zaten kuru olanın tuzunu iyice kurutan sistemlerimiz var.
Mesela sigorta sistemleri.
Bunların en kıyağı Emekli Sandığı'dır. Emekli Sandığı sigortalıları arasında da en kıyağı yeni, eski milletvekilleridir.
Buna mukabil Bağkur ve Yeşil Kart sigortalıları en garibanlarıdır ve tabi aldıkları hizmet de ona göredir.
SSK arada yer alır. Ama onun da kendi içinde kademeleri vardır.
Umumiyetle özel sektörde zam yapıldığı zaman, mesela %10, bu herkese tatbik edilir.
Umum Müdür'ün 20,000 liralık maaşı, 2,000 lira artar.
Korumanın, şöförün, temizlikçinin 800 liralık maaşı ise 80 lira. Aradaki fark uçurumu daha da derinleşir. 19,200 liralık fark birden 21,120'ye fırlar.
Bütün açılış davetiyeleri hep zengin insanlara gönderilir, lüks otellerdeki iftar yemeklerine de onlar davet edilirler.
Yılbaşı, bayram münasebeti ile müesseselere gönderilen hediyeler de insanların enselerinin kalınlığına göre seçilir.16 altın saati olan baş enseye bir kaç saat daha gelirken, muhasebe yardımcılıarına birer kalem, ikişer takvim gelir.
Bu hediyeleri de makam odalarına, en düşük maaşları alan hademeler taşır.
Demek ki Ertuğrul Gazi'den bu yana çok irtifa kaybetmişiz.

Atmosferik felaketlerinin adları
Senelerden beri dünyanın dört bir köşesinde meydana gelen ve çok şükür memleketimiz ile civarında pek cereyan etmeyen şiddetli rüzgarlaın isimlerini merak eder dururum. Bunların çoğunu İngilizce olarak duyarız. Typhoon , Hurricane, Cyclone. Okunuşları da tayfuun, hörikeyn ve sayklon. Bu Cyclone'nun da üç ayrı cinsi var; tropikal cyclone-şiddetli tropikal cyclone-şiddetli cyclone fırtınası.
Aslında bunların hepsinde de aşağı yukarı aynı şey oluyor. Bir alçak basınç alanı çevresinde dönen dev hava akımları, rüzgarlar. Daireler halinde korkunç hızlara erişen sistemler. Yavaş yavaş da fırtınanın gözü denilen merkez belli istikametlere doğru, umumiyetle denizlerden karalara, hareket ediyor.
Peki bunlar aynı nesne de neden isimleri farklı? Efendim meğer bu isimler, fırtınaların cereyan ettiği coğrafi bölgelere göre değişiyormuş.
Doğu Asya'da, Japonya, Çin, Kore civarında olanlara tayfun, Afrika'nın Güney doğusunda olanlara tropikal cyclone, Avustralya, Malezya, Hindistan, Endonezya kuşağında olanlara şiddetli tropikal cyclone ve şiddetli cyclone fırtınası, Amerika ve Amerika'nın Atlantik ve Pasifik Okyanusları uzantılarında oılanlara da hurricane deniliyor.
Typhoon ismi bizde de var tayfun. Çin ve Orta Asya'dan geliyor. Arap, Hindu ve Urdu lisanlarında da Tufan deniliyor.
Bu fırtınalardan sonra şiddetli yağış olduğu için biz sadece işin yağmur bölümünü alıp tufanı bu manada kullanıyoruz.
Hurricane ise Maya tanrısı Hurakan'dan geliyormuş. Bu Tanrı denizden karaya üfleyip kuru araziye yağmur getirirmiş.
Bu felaketlerin hızı saatte 120 km ila 400 km arasında değişiyor ve 1 ila 5 arasında derecelendiriliyorlar.

Toplumsal çöküntünün sebepleri
- İlkesiz Siyaset
- Ahlaksız Ticaret
- Niteliksiz Bilgi
- Emeksiz Zenginlik
- Çilesiz İnanç
- Dumura Uğramış Adalet Duygusu
- Vicdansız Haz
- İnsanlık Yararına Olmayan Bilim
Ali Soysal Bey yolladı. Ne kadar doğru değil mi?

:: / Yazarımızın 05 Şubat 2010 tarihli  ' Düşünün ve sonra bir daha düşünün'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site TÜRKMEDYA Bilgi Sistemleri tarafından hazırlanmıştır :::...