07 Kasım 2009 <%Tarih%>
<%Gün%>

İdil Çeliker
Çekilir mi bu rezillik?

Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu, bu göreve getirilmeden önce, Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı idi hatırlarsanız. Aldığı eğitim, alanında yaptığı kariyerle profesörlüğü de hak etmiş bir isim...
Şimdi durduk yerde niye Davutoğlu'dan söz ettiğimi ifade edeyim...
Efendim, Türkiye'ye pek çok ülke vize uyguluyor malum... Dışişleri, temposu en yüksek bakanlıklardan biri...
Dolayısıyla, 'detay' gibi görünen ama vatandaşın iliğini, kemiğini kurutan vize uygulamasındaki aksaklıklarla çok yakından ilgilenip, dengeleri sağlaması mümkün olmuyor.
Hükümetin, özellikle Başbakan'ın,bazı ülkelerle hiç değilse ticari vize uygulamasının kaldırılması için girişimlerde bulunduğunu biliyoruz... Hükümet bu konuda biraz daha baskın ve ısrarcı olmalı...

VİZE ÜCRETLERİ
Özellikle Schengen ülkeleri için...
İsterseniz, memleketin en zengin zatı olun, bütün evraklarınız tam tekmil olsun verecekleri vizenin süresi 3 ayı geçmiyor...
Baracuda Tour'dan Cem Polatoğlu'nun ilettiklerinden hareketle heryıl 4,5 milyon kez Schengen vizesi alınıyor... Bu iş daha çok ticarete dökülmüş gibi. Zira, vize için her başvuruşunuzda, servis ücreti ile birlikte ödeyeceğiniz bedel 100 ila 140 EURO arasında.. Kabaca bir hesapla, bu işlemler vasıtasıyla konsoloslukların kasasına 500 milyon EURO girdiğini söyleyebiliriz...
Amerika ya da İngiltere'ye gitmek çok daha kolay..

BEZDİREN EVRAKLAR
Evraklarınız eksiksizse, 10 yıllık vize almanız mümkün. Keza İngiltere için de parayı basarsanız 5 yıla kadar vize alabiliyorsunuz.
İş Schengen ülkelerine gelince, ne paranız,ne ülkedeki konumunuz, ne de yatırımlarınız işe yarıyor...
Öyle, 'Ben 7'ince kez başvurdum aynı ülke için' gibi 'güven hissi' uyandıracak devamlılığa da kapalı kapıları.İsterseniz 100 kere aynı ülke için vize alın, fark etmiyor.. Hele 3 yıl gideceğini ülkeye vize için başvurmadıysanız, Türkiye'nin neresinde olursanız olun, konsolosluğa gidip, görücüye çıkmanız şart. Tabii her gidişinizde o 100-140 EURO arasında değişen ücreti ödemeniz de...
Haydi diyelim ki, 'lanet olsun' deyip, gittiniz... Eee, hani bunun banka cüzdanı, tapuları, şirket imza sirküleri, kredi kartları, maaş bordroları, ıslak imzaları dıdının dıdısı?
Parasıyla değil mi yahu?
Değil işte...
Amaç sürün,sürüm süründürmek...
Zannetmeyin ki, adamlar Schengen vizesine ihtiyaç duyan bütün ülkelere bunca eziyet edip, sadece 3 aylık vize veriyorlar her seferinde... Mesela Fas, Tayland, Lübnan da Schengen kullanıyor ama onlara 3 seneye kadar veriliyor vize... Niye bu aşağılama?Niye kimse sesini çıkartmıyor?
Cem Bey, her şeyi hükümetten beklemeden, sivil toplum örgütlerince de atılacak adımlar olması gerektiğinin altını çizmiş. Haklı aslında...

TÜRKİYE'Yİ TANIYIN
Parayı veriyorsak, düdüğü de avaz, avaz öttürmeliyiz...
Bu arada bir not daha var Cem Polatoğlu'dan; bazı Schengen ülkelerinin vize uygulamalarına ilişkin... Diyor ki; Her şeyin başında, hangi ülkede vize aldıysanız, o ülkeye giriş yapmanız şart. Diyelim ki, vizeyi Fransa için aldınız ama aynı vize diğer Schengen ülkelerinde de kullanılıyor diye, siz önce İtalya'ya gittiniz... Yandınız işte.. İlla ki hangi ülke içinse başvurunuz önce oraya gideceksiniz. Diyelim ki gittiniz, vizeniz bitti o zaman tekrar vize alıyorsunuz aynı ülke içinse 6 aya uzatıyorlar. Tabii yine aynı ülkeye gitme koşuluyla.. Sürekli hale getirdiğinizde Almanya, Fransa ve Yunanistan 3 yıla kadar vize verebiliyor. Bu sırayı kaçırmanız halinde, her şey sil baştan ediliyor. Ve ancak 3 aylık vize alabiliyorsunuz...
Bunca tantanaya rağmen hala yurtdışına çıkmakta ısrarcıysanız tabii...
Gözünü sevdiğimin memleketi, ne işiniz var Fransa'da, İtalya'da, Hollanda'da, gidin Ağrı'ya, Urfa, Mardin'e, Adana'ya Edirne'ye... Çekilir mi bu rezillik?

:: / Yazarımızın 05 Kasım 2009 tarihli  ' Karnımız tok olsun'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site TÜRKMEDYA Bilgi Sistemleri tarafından hazırlanmıştır :::...