Duransel Doğan Unutmak için krizi, ziyaret edin Deniz'i
Epey bir zaman önce sizlerle yine paylaşmıştım. Bu kez de paylaşmadan edemedim. Her günü, her yeri, neredeyse her anı krizlerin, sıkıntıların, daralmalarla, oflayıp, puflamaların sardığı bir dönemde 'oh be!' demenin şansını yakalamak için benden size naçizane bir öneri; Karadeniz'de Ereğli ve Ereğli'de ziyaret edin Deniz'i! Diyeceksiniz ki şimdi, 'hem Karadeniz, hem Ereğli, gidersek zaten görürüz lacivert denizi.' Hayır! Anlatmak istediğim o değil. Başta da söyledim ya, 'epey zaman önce sizlerle paylaşmıştım' diye. Kast ettiğim, aklınıza düşürmek istediğim deniz, Deniz Restoran! 'Ereğli'nin balkonu' diye de anılan, Yalı Caddesi üzerinde, gündüz pırıl pırıl, geceleri ise ışıl ışıl limanın, kilometrelerce uzayıp giden kordonla, yürüyüş-gezi yollarının tam karşısında Deniz Restoran. İstanbul'da, İzmir'de, Antalya'da, ya da herhangi bir deniz kentinde, kenarında, kıyısında, zor bulursunuz benzerini. Tam karşıda devasa Erdemir limanı. Dünyanın dört bir yanından gelmiş ve limanda demirlemiş koca koca gemiler. Geceleri denizin ortasında onlarca demirli gemiden yayılan ışıltılar. Erdemir'in bacalarından, Ayşe ve diğer fırınlardan göğe yayılan alevler, ateşler, kıvılcımlar. Tam karşıda Bozhane'de dizi dizi balıkhaneler, balıkçılar, minik minik lokantalar. Her biri asırları devirmiş, kıskanmadan gölgesini insanlara, nesillere vermiş 'Anıt' Çınarlar. İşte bütün bunların karşısında, Ereğli'nin balkonunda-terasında çiçek gibi serpilmiş Deniz Restoran Her çeşit balığın hası, sıcak-soğuk, ya da zeytinyağlı mezelerin alası. Lüferler, levrekler, istavritler, hamsiler, palamutlar, çinekoplar, barbunlar, mezgitler. Daha neler, neler. Deniz Restoran'ın sahibi ve ortağı (diğer ortak Tayfun Arık'ı tanımak kısmet olmadı), aynı zamanda iş adamı Pamir Ruban'ın tavsiyesiyle bir de Kalkan ızgara ve Kırlangıç buğulamalar. Balıklara ruh ve tat veren, hünerli elleriyle ocaklarda, ızgaralarda sadece lezzet pişiren ustalar, aşçılar. Masanıza kadar gelip, size tavsiyelerini ilk ağızdan ileten Baş Ahçı Hakan Avşar. Artık Deniz Restoranla bütünleşmiş, yüzünden gülmesi hiç eksilmemiş usta ahçı İlhan Temel. Böylesi bir mekana 'kadın eli' değmezse olmaz! O halde içeride gizli-görünmeyen kahramanlar; Ahçı yardımcısı Semra Ayaz ve bulaşıkları pırıl pırıl yapan Aysel Karaaslan'ı da sizlere tanıtmazsak Deniz Restoran tamamlanmaz! Bembeyaz kolalı masa örtüleri ve ağzınızı silmeye, kirletmeye kıyamayacağınız kar beyazı ütülü peçeteler. İlhan Usta'nın balık çorbası ve bir de kabak tatlısı benden size tavsiyeler. Diğer ustaların da el verdiği etli ya da zeytinyağlı yaprak sarması ile lahanası, enginarı ve yeşil salatası. Kadir Usta, Hamza ve Hüseyin'li önceki ekip gitmiş olsa da, isimleri ve bizdeki anıları yadigar kalsa da, hizmet ve memnuniyet hep önde, hep daha da ileride Deniz Restoran'da. İşletme Müdürlüğünü yürüten Nurdoğan Taymaz'ın nezaretinde Şef Garson Ercan Bayram, Garson İsmail Tosuncuk ve Şef Komi Recep Başol almışlar şimdi bayrağı ele. Sanırım Deniz Restoranda bir çınar olacak. Yıllar geçse de yaşayacak, dilden dile anlatılacak, namı yayılacak. İnsanlar yaşadıkça, ekonomik-sosyal-siyasal krizler hep olacak. Sevinçler, mutluluklar, kederler yaşanacak. Ama bunların paylaşılacağı, unutulacağı yerler, Deniz Restoran gibi huzur ve yaşama sevinci veren mekanlar da hep olacak. Onun için ben derim ki, bir zaman için, bir süreliğine de olsa aklınızdan çıkartın sıkıntıları, krizi, ilk fırsatta ziyaret edin Deniz'i!
:: / Yazarımızın 07 Ekim 2008 tarihli ' Selçuk Polat, Ahmet Likoğlu, Şemsi Durdu ve Aktütün...' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|
|