25 Ağustos 2008 <%Tarih%>
<%Gün%>

İdil Çeliker
AAA... Gülben pazarda!

5.Uluslararası Zeus Kültür ve Sanat Festivali, dün gece Hüner Coşkuner konseriyle son buldu...
3 gün süren çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri, sanatçı dostlarımızın sahne performanslarıyla birleşince, beldede şenlik havası esti...
Tabi, belli bir kesimin desteğiyle......
İlginçtir ya, küçük yerleşim birimlerinde, bu tür organizasyonlar için hep aynı çatlak sesler yükselir; 'Bu paraları sanatçılara vereceğinize, beldede başka yatırımlar yapın.'
İlk gece sahneye çıkan İzzet Yıldızhan, Belediye Başkanı Dr. Yusuf Aksoy'un bu merkezde sitemkar sözlerini duyunca, rahmetli Turgut Özal'ı andı...
Malum, bugüne kadar gelmiş, geçmiş 'sanatçı dostu' diye tanımlayabileceğimiz tek Cumhurbaşkanımızdı Özal...
Farklı ağızlarda, farklı dillense de bu yakınlığı, kendi kişisel zevkleri adına kurmuyordu elbette...
'Popüler kimlik' olabilmenin, hafızalara kazınmanın en kritik noktasında, sevilen sanatçıların durduğunu keşfetmişti...
Yıllardır, altını üstünü çizip durduğumuz konulardan biri de bu siyasetçi imajı...
Bakanların ve milletvekillerinin çoğu hafızalardan hızla silinip gidiyor...
Dolayısyla bazen 'sanatçılar kadar profesyonel olamıyorlar' diye serzeniştte de bulunuyoruz...
Hani isteseler, tıpkı 20-30 yıl günahıyla, sevabıyla gönüllerimize yerleştirdiğimiz sanatçılar gibi, hayatlarımızda belli noktalarda kalabilirler...
Şöyle düşünün; bir politikacı ve sanatçı yolda yürürken, halk kime yaklaşmaya çalışıyor? Kimi sıcak ve yakın buluyor; elbette sanatçıları...
Peki derdini kime anlatıp, kamuoyunda yankılatma şansı buluyor?
Yine sanatçılarda...
Yaşadıkları güfte, özlemleri beste, öfkeleri davul, gözyaşları kemanın telinde bedenleniyor en seslisinden...
En güvenilmez sanatçı, en güvenilir politikacıdan daha yakın duruyorsa onlara, bu ayrıcalıklarından sonuna kadar faydalanmak şart...
Senede 3 günlük harcama, bazen 30 yıllık yatırımdan çok daha çözümsel olabiliyor bu yüzden...
Aslını isterseniz, beldelerin snatçıları bağırlarına basması, hatta yerleşim için alan yaratması da önemli...
Özellikle Kuzey Ege'de mevsim kısa...
Kış aylarında esnaf tıkanıyor...
Bölge yeterince tanınmayıp, inatla da tanıtımı reklamlaştırılmayınca, cazibe merkezi olma özelliğine erişemiyor...
Sanatçı arkadaşlarımızın çoğu Güney sahillerinin adını dillerinden düşürmese de, iş buralara gelince bir gizli, saklılık hüküm sürmeye başlıyor...
Gitti mi, buralarda mı hala bilmem ama Gülben Ergen, Mustafa Erdoğan neredeyse bir haftadır Küçükuyu'da... Cuma pazarına çıkıp, şifalı otları bile toplamışlar...
Beyazıt Öztürk, Burcu Kara ve Yavuz Bingöl de aynı dağın eteklerinde soluklananlardan...
Elbette peşlerine kameraları takıp dolaşsınlar demiyoruz ama yine de bunca görmezden gelmek, bölge halkı için hızlı adım atmaya engel işte...
Herkes suyunu içip, havasını soluduğu yerlerde taşın altına elini soksa, tümden kalkınılacak oysa...
O günleri de görürüz inşallah...
Bu arada İzzet Yıldızhan, konserden bir gün önce geldiği için sohbet etme şansı bulduk...
'Yediğimiz içtiğimiz bizde kalsın' demiştim ama Küçükkuyu'nun dünyada ikinciliği hak eden zeytinyağının içine köy ekmeğiyle dalışını izlemenizi isterdim doğrusu... 'Hayatımda hiç bu kadar zeytin ve yağ yememiştim.' diye üstelik....
'Tokuz' laflarına kulak asmadan sahildeki Alp Motel'in limana kurulmuş masalarından birinde deniz levreğini de yedirdik geceyarısından sonra... Beldeye ilk kez gelen dostlara, hızlı bir yeme içme kültürü, beşeri haritalama, yatırım mercaklamasi yapmadan olmuyor malum... İzzet buraları sevdi... Şimdilerde İzmir'de 140 odalı bir otelin inşaatına başlamak üzere... İnşaata gidip glirken, ara duraklarından birinin de Küçükuyu olacağına iddiaya girerim... Bugün İzzet yarın, Muazzez, diğer gün Tarkan, Beyaz, Gülben...
Dolayısyla 'sanatçılara para veriyorsunuz' diye ayağa kalkanlar,şapkalarını önlerine koyup bir kez daha düşünsünler ne için bağırınıp, eleştiri yaptıklarını...
Yollarını buraya düşürüp, varlıklarıyla beldeye katkıda bulunan, sahne ile halk arasında sıcacık bir bağ kuran İzzet Yıldızhan,Hande Yener ve Hüner Coşkuner'e bir kez daha gönül dolusu teşekkürler...

:: / Yazarımızın 23 Ağustos 2008 tarihli  ' Adam sende'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site TÜRKMEDYA Bilgi Sistemleri tarafından hazırlanmıştır :::...