Duransel Doğan Akdeniz Üniversitesi'nde hasat bayramı, Vitasil-vitalife!
Salı günü kaldığımız yerden devam edelim. Önceki gün, dünyanın dev tohum üreticilerinden Hazera Genetics ve Türkiye'deki kuruluşu Hazera Tohumculuk'un yatırımlarını, projelerini sizlerle paylaştım. Türkiye'nin gelecekte dünyanın sayılı tohum üretici ve ihracatçılarından birisi olmasına yönelik çalışmalar heyecan verici. Bu girişimler 'dünya gıda savaşlarının' konuşulduğu günümüzde, Türkiye'nin gelecekteki tarımsal üretim potansiyeli ve dünya gıda pazarındaki yeri açısından da heyecan verici. Hazera Tohumculuk Genel Müdürü İsmail Özel su ve gıda savaşları, kıtlığa karşı şimdi Vitasil - vitalife gibi tohum türleri üzerinde çalıştıklarını anlattı. Bu sebze ve meyve türleri daha yoğun vitamin barındıran daha besleyici türler. Örneğin, bu türdeki bir domatesi yediğiniz zaman, 3 - 4 domates yemiş kadar vitamin, gıda almış oluyorsunuz. Bu da gıda savaşları - yokluklarına yönelik bir proje, yeni arayış çalışmaları. Özel 'Su borsasının' kurulması düşüncesinde. Hazera Genetics Başkanı Robert Sevil de benzer çalışmalara hız verildiğini teyit ediyor. Milyarlarca dolarlık dünya tohum pazarı, 5 milyarı aşan dünya nüfusunun en temel gereksinimi gıda - beslenme açısından Türkiye'nin ekonomik, stratejik konumunu güçlendirici, hatta tohum ve gıda 'silahı' ile gerektiğinde 'bölge ve dünya siyasetine yön verme' gücünü de elinde tutmanın temel araçlarından birisi. Gıda savaşlarına yönelik senaryoların 'baş aktörlerinden biri' olmanın yolu tarımı, tarımsal üretimi, 'ihmal edilmişlikten' kurtarmaktan geçiyor. Hazera ve Vilmorin Grubu bunu 70 yıl önce görüp, tohum endüstrisine milyarlarca euroluk yatırım yapmış. Araştırmalara, oluk oluk kaynak aktarmış. Türkiye'de ise bir 'tarım politikasından' söz edilemeyeceği için, 80 yıl önce 'Milletin Efendisi' denilen köylü, çiftçi günümüzde 'Milletin ezileni' olmuş. Artık bu gidişin farkında olan, ama sesi duyulmayanların sesleri nihayet çıkmaya başladı. Hazera'nın 'Sosyal Sorumluluk' projesi, Hazera Akademi'nin Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi bünyesindeki 'özel' sınıfı ilk mezunlarını 'Hasat Bayramı' kutlamalarıyla birlikte verdi. Çiftçiyle iletişim, pazarlama, liderlik, tohum ıslahı, genetik teknikleri vb. konularda 150 saatlik özel eğitimin tüm finansmanı Hazera tarafından karşılandı. Hazera Akademi, 4 yıl daha sürecek. Hazera, 200 bin YTL daha harcayarak, daha donanımlı, sektöründe 'aranan' 100 Ziraat Mühendisini sektöre kazandıracak. Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Halil İbrahim Uzun, tohumculuk, fidan, pazarlama, üretim vb. alanların ihtiyaç duyduğu nitelikte Ziraat Mühendisleri yetişmesi gerektiğini söyledi. Ziraat Fakültesi ile Hazera'nın ortaklaşa yürüttüğü 'Hazera Trophy' için çok umutlu olduğunu söyleyen Dekan Uzun, 'Projeyi 21 Ziraat Fakültesine duyurduk. Ülkemizin yok olmaya yüz tutmuş, yerel ürün türlerini, potansiyelini, tohumlarını ortaya çıkartıp, Ekim ayında Antalya'da proje sahibi öğrencileri Hazera'nın katkısıyla bir araya getireceğiz. Eminim kaybolan pek çok sebze - meyve - ürün gün ışığına çıkacak. Mesela, artık sadece bir köyde kalan, Muğla'nın ünlü Pıtraklı Kavunu, türü içinde en tatlı, en fazla şeker barındıranı. Böyle türleri bulup, ortaya çıkartmayı amaçlıyoruz.' diyor. Anadoludaki zengin sebze - meyve ve 3 binin üzerindeki ürün türünün doğru düzgün bir envanteri, tohum ve gen deposu bile yok. Hazera Trophy ile Türkiye kendi doğasının, zenginliğinin farkına varacak, keşfedecek. O zaman 'Hasat Bayramı' gerçek amacına, içeriğine, hedefine kavuşacak.
:: / Yazarımızın 13 Mayıs 2008 tarihli ' Hazera diyor ki; 'Her şeyin başı tohum!'' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|
|