Duransel Doğan Hazera diyor ki; 'Her şeyin başı tohum!'
Her şeyin başı, yola çıkışı, var oluşu 'bir tohum' değil mi? İnsanın, tüm canlıların ve tabii bitkilerin. Tohum nasılsa, ondan üreyen de ona benzer, kötü tohum, kötülüklerin, hastalıkların, üremesine, çoğalmasına vesile olmaz mı? O halde yapılması gereken, o tohumu 'ıslah' etmek olmalı değil mi? Toplumsal yaşamda geleceğin 'kötüleri' olması muhtemel küçük suçluları 'Islahevlerinde' yararlı bireyler haline getirmek amaçsa, doğadaki diğer canlılar, özellikle bitkilerde de 'tohumu ıslah' etmek, kalitesini, verimini artırmak, hastalıklardan arındırmak gerek. Antalya'da Akdeniz Üniversitesi ile ortaklaşa girişim ve çabalar yürüten uluslararası Hazera Genetics ve Türkiye'deki şirketi Hazera Tohumculuk, meyve ve sebzelerin 'ıslah edilmiş, üretken, sağlıklı, verimli, dayanıklı, raf ömrü uzun, ekonomiye ve insan sağlığına yararlı' tohumlardan üretilmesi çabasında uzun yıllardır. 70 yıla varan geçmişiyle Hazera, bugün dünya tohumculuk sektörünün devlerinden birisi olmuş durumda. Ana üs, İsrail'in yanı sıra, Çin, ABD, Brezilya, İspanya, Fransa ve 2004'den beri de Hazera Tohumculuk adı altında Türkiye'de. Hazera'nın İbranice'deki karşılığı da 'tohum' demek zaten. Antalya'yı üs seçen Hazera, dünya Tohum devlerinden Fransız Vilmorin Şirketler Grubu'nun da üyesi. Yüzlerce bilim adamı, genetikçi, ziraat mühendisi AR - GE uzmanıyla üreticiden başlayıp fidan, pazarlama, komisyoncu, ihracatçı zincirinin en önemli halkası. Grup, 1.3 Milyar euro'luk cironun yüzde 13'ünü her yıl araştırma çalışmalarına ayırıyor. Sağlıklı, dirençli, verimli tohum türleri bulmaya harcıyor. Türkiye'de de AR - GE (Araştırma Geliştirme) birimi kurmayı hedefleyen Hazera, iklim ve toprak çeşitliliğinin getirdiği avantajlardan en iyi biçimde yararlanabilecek tohum çeşitlerini bulup, üretmeyi öngörüyor. Hazera Yönetim Kurulu Başkanı Robert Sevil 'Türkiye'de tohum potansiyeli sebzede 90 milyon euro. Toplam potansiyel 300 milyon euro ve Çin'den büyük. 10 yıl içinde sebze tohumlarında 300 milyon euroyu yakalamayı hedefliyoruz. Türkiye dünyanın sayılı tohum üreticilerinden birisi olacak. Türkiye, Asya - Rusya - AB üçgeninde en büyük sebze-meyve-gıda üreticisi konumuna gelecek. Dünyada gıda sorununun dev boyutlara ulaştığı günümüzde, Türkiye Avrupa'nın ve belirttiğim üçgenin sebze - meyve - gıda deposu olacak. Hazera, bu geleceği gördüğü için Türkiye'ye geldi, yatırım yaptı. Sektöre nitelikli ziraat mühendisleri yetiştirilmesine, üniversitelerle iş birliği yaparak katkı veriyor' diyor. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde kurulan Hazera Akademi ve buraya seçilen 25 öğrenci için 50 bin YTL'lik eğitim ve altyapı harcaması yapılmış. Hazera Akademi ilk mezunlarını geçen hafta verdi. Ayrıca yine üniversite ile ortaklaşa yürütülen ve Türkiye'deki tüm ziraat fakültesi öğrencilerine yönelik 'Hazera Trophy' araştırma yarışması ile 'Türkiye'nin kaybolmaya yüz tutmuş yerel tohum ve ürün popülasyonlarını ortaya çıkartmak, tanıtmak, üretmek, gerekirse araştırmaları genişletip, ülkenin tohum ve ürün potansiyelini büyütmek' hedefleniyor. Hazera Tohumculuk Genel Müdürü İsmail Özel oluşturulan 'Hazera Performans Takımı' ekipleriyle köylünün evine tarlasına kadar gidip, çiftçinin eşine, çocuğuna varana kadar hizmet ve katkı ulaştırdıklarını anlattı. Domates başta olmak üzere, 14 sebze türünde 237 çeşit, tarla bitkisi, çiçek ve diğer türlerde de onlarca çeşit tohum üretilerek dünyanın 50 ülkesine pazarlanıyor. Kısaca, Hazera 'Her şeyin başı tohum' diyor. Ancak tarımın, tohumun, eğitimin önemini anlatmaya satırlar ve sütunlar yetmiyor. O halde Perşembe'ye devam...
:: / Yazarımızın 09 Mayıs 2008 tarihli ' 2008 - 2012 Ekonomik Programı bize ne söylüyor?' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|
|