Rıza Zelyut İshak Alaton'dan cevap var, Emine Erdoğan susuyor
Geçen gün bu köşede; 'Ishak Alaton'u Anlamak' başlıklı yazım bulunuyordu. Sayın Alaton'un; Türkiye'nin sürüklendiği ekonomik ve ideolojik kamplaşmaya dikkat çeken açıklamalarını yorumlamıştım. Benim düşüncelerimi de doğrulayan o açıklamalar; bir işadamanın gözünden çekilmiş Türkiye fotoğrafı idi. Sayın Alaton; hemen cevap vermek nezaketini gösterdi. Aşağıda kendilerinin değerli mektubunu sunuyorum: 'Muhterem Dostum, Bugünkü yazınızı dikkatle okudum. Evet! Söylediklerimin gerisinde yatan eleştiriyi iyi analiz ettiniz. Süper kocaman alışveriş merkezleri, büyük yatırımlı ultra lüks ''restaurant''lar, yirmi dört bin YTL. etiketli kadın el çantaları yanında, on beş lira yevmiye için kamyonlara doluşup yollarda trafik kazalarına kurban giden garibanların içiçe yaşaması bana büyük endişe veriyor. Bu çılgınlık, şiddetli bir patlama ile noktalanmadan önce kontrol altına alınmalıdır diyorum. Mantık bunu gerektiriyor. Sevgilerimle, Ishak Alaton' Mektubun çarpıçı biçimde vurguladığı acı gerçek ortadadır: Toplum; ortasından ikiye yarılmıştır. Bir yanda; Amerika ve Avrupa'nın en zengin tabakasıyla gösteriş ve tüketimde yarışan kesim; öbür yanda 15 liralık yevmiye için canını ortaya koyan geniş yığınlar... Ishak Alaton, sıradan bir insan değildir. Ülkemizin sayılı isimlerinden birisidir ve aynı zamanda entelektüel bir kişiliktir. Kimse, bu uyarının arkasında başka bir niyet aramamalıdır. Ve; ülkeyi yönetenler; 'ekonomik başarı ile övünmek' yerine tsunamiyi haber veren Sayın Alaton'un uyarılarına dikkat etmelidirler. Gelmekte olan darbe, askeri değildir ve ekonomiktir. Bundan kurtulmak için Ergenekon gibi davalar icat etmek de yetmeyecektir. *** İşadamımız Alaton, yazımıza anında cevap verirken; iki gün boyunca kendisine seslendiğimiz Emine Erdoğan Hanımefendi suskunluğunu sürdürüyor. Biz; ona; tarihteki yönetici Türk kadınları gibi davranmasını önermiştik. Kendisininin Başbakan Erdoğan'a müdahale hakkı bulunduğunu; tarihten örnekler vererek ortaya koymuştuk. Toplumumuzun sevgi ve hoşgörü yerine 'nefret ve çatışma'ya sürüklendiğini vurgulamış; bu konuda kendisinin artık bir eş olarak tavır takınması zamanının geldiğini belirtmiştik. Ve; Cumhuriyet İstanbul'unda yetişen çağdaş bir kadın olarak; kendisinin ortalama çağdaş Türk kadınını temsil eden bir görüntü vermek zorunda olduğunu yazmıştık. 170 bin okuyucusu olan bu gazetenin çağrısı karşısında sessiz kalan Emine Erdoğan Hanımefendi'ye çağrımızı bir kez daha yapıyoruz: Siz, kamusal bir kimliksiniz. Eşinize müdahele etmek hakkınız vardır. Ve özel giyim tercihiniz de yoktur. Kamusal mantığı, toplumun ortak kimliğini temsil eden bir görüntü vermek zorundasınız. Böyle bir tavır ortaya korsanız; Türkiye'deki gerilimi hafifletmede büyük katkınız olacaktır. EY OKUR, GAZETENE SAHİP ÇIK Güneş Gazetesi fiyatını 5 kuruş artırdı. Buna mecburduk. Çünkü bu gazeteye hükümet torpil yapmaz. Güneş Gazetesi'ne tarikatçi sermaye destek olmaz. Avrupa Birliği el altından yardım etmez. İhalelerle en değerli şirketlerimizi kapatan uluslararası sermaye de bizi sevmez. Patronumuz da, 'Gazetecilik yapın, satın, kazanın!' der. Yani; yağımızla kavruluruz. Biz; bedava olmayız; hatta zam yaparız. Çünkü biz; özel görevlendirilmiş desteklenen bir gazete değiliz. Ve açıkça tarafız: Türkiye'den yanayız. Ülkemizin gerici güçler tarafından kuşatılmasına, cumhuriyetin altının oyulmasına, milli değerlerimizin çürütülmesine, topraklarımızın bölünmesine şiddetle karşıyız. Biz, aydınlık Türkiye'den yana tarafız. Güneş'i alacaksınız... Paranızı tarikatçilerin; AB ve ABD'nin emrindekilerin gazetelerine vermeyeceksiniz. Ülkemizdeki gazeteler yarı fiyatına, hatta üçte bir fiyatına satılırken biz zam yapıyorsak; okurun sağduyusuna güveniyoruz. Bu köşede yazılanlanları lütfen yeniden düşünün ve Güneş Gazetesi'ni, birilerinin inadına almaya devam edin. Unutmayın ki gün dayanışma günüdür. Çağdaş Türkiye'den yana olanlar; gericiler veya bölücüler kadar dayanışma yapamazlarsa, konuşmaya hakları da kalmaz. Sizler yanımızda olun ki bizler de güçlü olduğumuzu bilip ona göre yazalım...
:: / Yazarımızın 08 Mayıs 2008 tarihli ' Adalet isteyenler, adil olmalı' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|
|