|
Kişiliğiniz aşk hayatınızı etkiliyor
Bazı kişilik yapılarının aşka daha eğilimli olduğunu söyleyen uzmanlar aşk ve kişilik arasındaki ilişkiye örnekler veriyor PSİKOLOG-Aile Terapisti Dr. İlkim Öz Tan, her kişilik yapısının aşka açık olmadığını belirterek, 'Kişiliğin bazı belirgin özellikleri, o kişiyi aşk duygusundan uzak tutabilir, aşkı yaşamasını engelleyebilir. Bazı kişilik yapıları ise aşkı içlerinde barındırırlar. Bu kişiler aşkı doyasıya yaşar ve yaşatırlar' dedi. Buna göre kişilik yapısı ve aşk arasındaki ilişkiler şöyle; SİZ HANGİ GRUPTASINIZ? BU kişiler duygularını daha çok kendi içlerinde saklarlar. İçe dönük kişilik yapısında olanlar, öfkelerini, kızgınlıklarını bastırıp dışa vurmakta zorlandıkları gibi, sevgilerini de dile getirmekte güçlük çekerler. NEŞELİ, canlı, her fırsatta duygularını ifade etmeye hazır olan bu kişiler, aşık olduklarında hem kendilerine hem de aşık oldukları kişiye bir duygu ziyafeti yaşatırlar. Sürprizler, heyecanlar ve çılgınlıkların yanı sıra birlikteki sorunları da dile getirdiklerinden, ilişkileri olabildiğince sağlıklı olur. Hemen hemen her ilişkide var olan sorunlar, onların ilişkisinde daha çabuk ve kolay çözümlenir. BU kişiler, sık sık öfke nöbetleri geçiren, çevresine hem fiziksel hem de duygusal anlamda zarar veren tiplerdir. Karşısındakinin üzülüp kırılıyor olması, o öfkeliyken hiç de önemli değildir. Bu kişiler hatalarını kabul edip, özür dileme eğiliminde de değildirler. Karşı tarafın gönlünü alma, bu kişilerin ilişki rehberlerinde yoktur çünkü hep kendilerini haklı görürler. ZOR aşık olurlar, ama bir kez aşık olduktan sonra da eğer yaşantılarında travmalar yaşamazlarsa aşklarını uzun ömürlü kılarlar. Aşklarını duygu ve zaman yatırımıyla besler ve büyütürler. Aşkı incitmemek için mükemmele yakın özen gösterirler. Ancak risk sahibi kişilerdir. Kendileri gibi mükemmeliyetçi kişiliklerle uzun ömürlü aşklar yaşayabilirler, çünkü onları bir tek kendileri gibi olanlar anlar ve uyum sağlar. AŞK sanki onlar için yaratılmıştır. Aşk, takıntılı kişiliklerde son derece mutlu ve özgürce kendisini ifade etme olanağı bulur. Takıntılı kişiler, ayrıntılara, detaylara o kadar önem verirler ki, çoğu zaman ayrıntıların-detayların içinde kaybolurlar. Aşk ise, kendisiyle detaylı bir şekilde ilgilenilmesine bayılır. DUYGU dünyaları son derece zengindir. Bir romantiğin aşık olmadan yaşamını sürdürmesi asla mümkün değildir. Gerçek aşkı bulduktan sonra ona sıkı sıkı sarılan romantikleri, aşık oldukları insandan koparmanız imkansızdır. Onları gün içinde, romantik hayaller kurup, bunu uygulamaya koyma planları içinde bulabilirsiniz. Sürekli sevdikleri insana sürpriz yapmak için uğraşırlar ve bu durum onları çok mutlu eder.
|
|