16 Kasım 2007 <%Tarih%>
<%Gün%>

Defne Samyeli
Attığımız taş, ürküttüğümüz kuşa değdiği zaman...

Başbakan Erdoğan da 'Yok' dedi..Hatta Genelkurmay Başkanı 'Haberim yok' dedi. Hava Kuvvetleri Komutanı katiyetle 'Uçaklarımız Irak sınırını geçmemiştir'dedi...
Yani?
Sınır ötesi nokta operasyonu yok o zaman!
Peki...
Dışişleri Bakanı Ali Babacan ne dedi? 'ABD ile anlık istihbarat paylaşımımız başlamıştır.'
Anlık istihbarat ne demek?
ABD diyecek ki 'Şu şu koordinatlarda şu kadar terörist aktivite halinde...'
Biz nasıl değerlendireceğiz o 'anlık' istihbaratı? Adı üstünde: Anlık... Hemen hareket edeceğiz ki, şu şu koordinatlardaki adamlar şu şu koordinat yerine alakasız koordinatlara kaymadan onları vuralım...
Babacan'ın sözlerinden anladığımız kadarıyla, ABD bize bu anlık istihbaratı vermeye başladı.
Biz değerlendiriyor muyuz? Elbette bir şeyler yapıyoruz; Genelkurmay Başkanı geçen gün dedi ya 'İstihbaratın turşusu kurulmaz!' diye...
ABD 'anlık' istihbarat verdiğine...
Biz de 'turşu kurmadığımıza' göre...
Diyarbakır'daki uçaklarımız 'Irak sınırını geçmeden' Diyarbakır semalarını dolaşmak için havalanmayacaklarına göre...
Kuzey Irak'ta bir yerleri vurmuş olma ihtimalimiz gerçekçi değil midir?
Üstelik...
K.Irak'taki Emniyet yetkilileri 'Türkiye vuruyor' diyor; köylüler aynı gece sabaha kadar uçak ve mermi seslerinden uyuyamadıklarını söylüyor. Bölgede yüzlerce gazeteci çalışıyor. Yabancısı, Türk'ü.. Assosiacted Press haber ajansı'ndan CNN'ine.. Dün CBS televizyonunun yayınında da 'Türk helikopterlerinin K.Irak'taki bazı sınır köylerini vurduğu' bilgisi vardı.
Şimdiiiii...
Sınır ötesi ilk 'deneme' mi, 'prova' mı adını ne koyarsanız koyun...
Kamerayla görüntülenebilen-zira vurulduğu iddia edilen sınır köylerine ve PKK kamplarına gazetecilerin ulaşması engelleniyor- tek bina, Saddam dönemimden kalma ve terkedilmiş metruk bir bina ise...
İçinde bir tane bile terörist yoksa..
Biz ne yapalım?
Haber yapmayalım mı?
Atılan taş ürkütülen kuşa değmediği zaman basını yalanlamak yerine, şu şu koordinatlarla ilgili 'anlık' istihbaratı veren ABD'ye dönmek gerekmez mi?
Basına bilgi akışı sağlamak konusunda hep nazlanan TSK, sanıyorum ki 'operasyon' denildiğinde, tam anlamıyla zafer hissi uyandıracak bir harekat- sözgelimi birkaç yüz teröristin hep birlikte yok edildiği- düzenlemiş olma arzusunda; beklentileri karşılamak için...
Biz, TSK'nın imkan bulduğunda oradaki terör yuvalarını darmadağın edeceğinden eminiz; ordumuzun gücü ve terörü bitirmek konusundaki danmışlığını vurgulamaya gerek bile yok...
Ne var ki, işin içine 'ikili-üçlü' mekanizmalar girip de o anlaık istihbarat başka kimlerle paylaşılıyor; orada bir 'dostun söyler dostuna' olayı oluyor da bunun sonucu olarak 'boşaltılan' yerler mi vuruluyor, gazeteci olarak bunları sorgulamak da hakkımız.
Bunu haber yapmayan, sorgulamayan da sorgulamasın...
Her 'yiğidin' yoğurt yiyişi farklıdır, öyle değil mi?
***

Yüzümüzü ağartanlar
Türk bilimadamları, şon zamanlarda gerçekten göğsümüzü kabartan buluşlara imza atmaya başladı.
Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji
Araştırma Merkezi, Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın önderliğinde, 'mayın tespit eden' bir yaka kartı geliştirdi.
Şimdiki dedektörlerle sadece metal tespit edebilen ve ancak mayına çok yaklaştığı anda varlığını farkedebilen Mehmetçik, yakasına taktığı ve mayın parçacıklarını moleküler seviyede tanıyabilen bu yaka kartı sayesinde canını koruyacak.
Böylelikle terör örgütünün önemli silahlarından biri etkisiz hale geldiği gibi, dünyadaki silah sektörünü de derinden etkileyecek-zira üretilmiş ve el altından/üstünden satılmayı bekleyen binlerce mayın rafta kalacak.
Ayrıca...
Aynı merkez, TSK'nın iletişim ihtiyaçlarını da uzaydan karşılama çalışması yapıyor. Bu çalışma stratejik önem de taşıyor, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne iletişimde tam bağımsızlık sağlayacak.
Yine yüzakı üniversitelerimizden ODTÜ de radara yakalanmayan 'zırh' üretti.
Bu çalışmalar ve buluşlar, teröre karşı ve ulusal güvenliğimize yönelik çok ciddi başarılar.
Askerimizi silahla donatmak kadar, üstün teknolojiyle önce 'korumak' zorundayız.
Müthiş dehalarıyla, yurtdışında milyonlar kazanabilecek potansiyele sahip vatansever bilimadamlarımıza, bilime hiç önem verilmeyen bu ülkeye verdikleri kutsal hizmey için bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum.

:: / Yazarımızın 14 Kasım 2007 tarihli  ' Yunan think tank... PKK uzmanı gazeteci... Ve bizimkiler...'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site TÜRKMEDYA Bilgi Sistemleri tarafından hazırlanmıştır :::...