22 Haziran 2007 <%Tarih%>
<%Gün%>

Rıza Zelyut
CHP özüne döndü

CHP'nin, 2007 Seçim Bildirgesi büyük sermaye yanlısı bazı gazetelerde eleştiri konusu oldu. CHP programındaki vaatler; 'cenneti vaat etmek' gibi gösterildi. Böylece; halkın CHP'den kuşku duyması istendi.
Halbuki bu program; 'var olan ekonomik sistemi tedavi ederek ve tamir ederek sürdürme' içerikli gözüküyor. CHP modelinde devletin gelirini sadece sanal ekonomiye (para ile para kazanan, yatırım dışını temel faaliyet haline getiren anlayışa) akıtmak engellenecek. Böyle olunca da çokuluslu şirketlerle işbirliği halindeki aracı/ acenta sermaye öfkeleniyor. Öfkeleniyorlar çünkü; CHP iktidar olursa; artık bütün kaynaklar sıcak para dediğimiz faizcilerin emrine verilmeyecek.

ANAYASA İHLALİ VAR
Türkiye, Özal döneminde; anayasayı çiğnemeye başladı. Bu ihlal; Anayasa'da var olan 'sosyal devlet' zorunlu şartını yok etmek idi. Devletin; toplumcu işlevini liberalizm adı altında iğdiş eden 12 Eylülcü anlayış; bugün tıkanma noktasındadır. AKP; borcu borç alarak ödeyen; işsizliğe çözüm getiremeyen bir modeli Irak'ta ve Kıbrıs'ta emperyalizme taviz vererek kör topal devam ettirmektedir.
Bunun karşısına konulan CHP modeli çok açıktır: Yine özel sektöre dayanan ama yerli yatırımcıyı koruyan, teşvik eden; devletin kaynaklarını üretim araçlı faaliyetlere yönlendiren anlayış. Paramızın yurt içinde kalmasını sağlayan bu modelle; çiftçilerimiz de nefes alabileceklerdir.
Unutulmamalı ki, mazotun ucuzlatılması iyi yönlendirilirse; üretimin ve ihracatın artmasına yol açabilecek doğru bir yoldur. Hükümet; faiz giderlerini kısacak önlemlerle burada meydana gelebilecek gelir kaybını çok kolay karşılayacaktır. CHP'nin ekonomik vaatlerinin toplam 15 milyar dolarlık bir bütçe oluşturması; bu işin kolayca yapılabileceğini de gösterir. Çünkü Türkiye her yıl 20 milyar dolar civarında sadece faize para akıtmaktadır.
Kobi Bakanlığı kurulması, büyük yatırımların teşviki, üretime dönük genel yaklaşım; Türkiye'yi emperyalist şirketlerin elinden kurtaracak tek ekonomik model olarak CHP tarafından hayata geçirilecektir. Bu konuda yatırımcı özel sektör ile el ele çalışılacağını da partiye katılan liberal ama devletçi anlayışta İlhan Kesici gibi isimlere bakarak anlamaktayız.

HALKI HATIRLAMAK
25 yıldır devletin sosyal (halkçı/toplumcu) yönünü yok eden anlayışa CHP artık karşı çıkıyor. Türkiye'nin milli gelirinden alt katmanlara da daha insanca pay akıtılması; CHP'nin kuruluş felsefesinde de var. Bu yüzden; nüfus cüzdanını göstererek sağlık hizmetinden yararlanma; işsizlere her ay para yardımı, dula-yetime aylık; üniversiteliye burs ve yurt, CHP'nin varlık nedeni olan halkçılığın gereğidir.
CHP çok önemli bir atılım yaparak 9 bin iş günü olan emeklilik süresini 7 bine çekme sözü vermiştir.
AKP; insanlarımıza ancak mezarda emeklilik hakkı bırakmıştı. CHP; bu haksızlığı ortadan kaldırıyor ki bu; atılması gereken bir adım idi.

ALEVİLERE SOMUT VAAT
CHP'nin 2007 seçim programında Alevi toplumunun isteklerinin dikkate alındığını görüyoruz. Bu çok önemli bir gelişmedir. Çünkü; CHP; bu konuda ilk kez somut vaatlerde bulunmaktadır. Zorunlu din dersinin isteğe bağlı hale getirilmesi; cem evlerine yardım yapılacağı; Madımak Oteli'nin kültür müzesine dönüştürüleceği gibi...
CHP şimdiye kadar Diyanet'ten yapılan açıklamalar doğrultusunda karar alırken; artık sivil toplumun beklentisini dikkate alarak Alevilerin isteklerine resmen sahip çıkmıştır. Cemevlerine yardım yapılacağı sözü; cemevlerini resmen tanımak demektir. Bu da Alevi toplumunun diğer sorunlarının tümünü simgeleyen bir kabullenmedir. Bu kabullenme ile CHP; Alevilerle olan ilişkisini daha da kuvvetlendirmiştir.
***
CHP'nin 2007 seçim programı, 2002 yılındaki programından daha halkçı, daha derli toplu, hedefini net gören bir anlayışın eseri. Buradaki vaatlerin abartılması; yapılamaz gösterilmesi işbirlikçi holdinglerin oyunudur.
Eğer CHP faiz olgusunu disipline eder; devletin ihaleler ve belediyeler eliyle soyulmasını önler ise reformlar için gereken parayı kolayca bulur.
Bu program ile Türkiye; kavga ortamından çıkarılacak; devlet-millet birlikteliği sağlanacaktır. Eğer hükümetle devletin temel kurumları arasındaki kavgayı yok edebilirsek; Türkiye, dünyanın ekonomik yönden de en büyük ülkeleri arasına girecektir.

:: / Yazarımızın 21 Haziran 2007 tarihli  ' Şemdinli'yi bilen var mı?'  'başlıklı yazısı için tıklayınız.

   

...::: Bu site TÜRKMEDYA Bilgi Sistemleri tarafından hazırlanmıştır :::...