Burhan Ayeri Üretici yine kazık yemesin
Meslek hayatımızın ilk yıllarında her yıl tekrarlanan başlıklar vardı. Hani 'Haliç gelecek sene kurtarılıyor' ya da 'Yaşar Kemal Nobel'e aday' gibilerden söz etmiyoruz. Örneğin hasat zamanlarında üçkağıtçı tüccarlar konusunda uyarıda bulunulurdu. 'Çeklere dikkat', en popüler olanıydı. Çünkü, bazı sahtekarlar çiftçinin, üreticinin bir yıllık alın terini kapıp, kaçarlardı. Elde kalan karşılıksız kağıt parçaları olurdu. TBMM'nin en önemli gündem maddelerinden biri de bu konuyla ilgili konuşmalardı. ÜÇ MADDE Bu sene ilginç olan Meclis'ten benzer manada tek sesin çıkmasıydı. CHP Denizli Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Neşşar verdiği soru önergesiyle konuyu hatırlatan isim oldu. Doğrudan Başbakan Erdoğan'ın cevaplandırması istemiyle Meclis Başkanlığı'na verdiği önerge üç maddelik ve şöyle: 1) Üreticinin önemli sorularından birisi olan karşılıksız tüccar çekleri konusunda, koruyucu ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz? 2) Tüccarların birleşerek üreticiye maliyetlerin altından fiyat vermelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 3) Bu koşullarda ülke tarımının geleceğini nasıl görüyorsunuz? CHP'li Neşşar'ın uyarıları zamanlamayla birlikte yerinde. Ancak 'Basına ve Kamuoyuna Duyuru' başlığıyla yayınladığı ek bülten için 'Hiç de şık değil' yorumu yapacağız. 'Al ananı da git', 'Git dinle bakalım bu sahtekarı' ve 'Gözünü Allah doyursun' gibi hatırlatmaları sevmedik. Avrupa Birliği'nin baskıları sonucu tarımımızın ve ziraatçinin getirilmek istendiği noktayı yorumlamak yeterliydi. Demek ki, insanlar profesör de olsalar, kanlarında siyaset varsa, ölçüyü kaçırabiliyorlar. Bu da bizim itirazımız. Özetlersek konu ve hatırlatma çok iyi. Anlatım tarzı hatalı. Hiç kusura bakmasın. YENİ UNSURLAR ehmet Neşşar'ın Başbakan'ın Danışmanı Cüneyt Zapsu'yla ilgili iddiaları ilginç. Diyarbakır AK Parti Milletvekili Aziz Karagülle ile Amerikan kökenli 'For You' ve 'Drugstore' isimli büyük ilaç sermayeleriyle ortaklık kurulması konusunu dikkatle izliyoruz. Tabii bu olaya Arap sermayesinin de dahil olduğu savı daha çarpıcı. Bekleyip, doğruluğunu hep beraber test edeceğiz!
İstanbul'dan servis Pazar Keyfi'ni sunma görevi bu kez Gülben Ergen'e verilmişti. Bu kızın, programın epey uzun geçmişinde aynı işi bir kez daha yaptığını hatırlar gibi olduk. Yine de ilgiyle izledik. Çünkü Gülben iyi insan. Rahatsız etmeyen bir tarzı var. Güleç yüzlü. Allah gönlüne göre de verdi ve yakışan bir evlilik yaptı. Gecenin geç saatinde Boğaz kıyısında, Antalya, Bodrum görüntülerini sunup durdu. Magazin ekibinin hafif göndermelerini kabul etti. Şimdi en çok sevineceği bölüme geldik; 'Sesi, Hülya'dan daha güzel'... *** Show TV'nin yazlık yayınları arasına En İyi Arkadaşım da katıldı. Bu dizi, Hamdi Alkan ve ekibinin ürünü. İlk bölümleri fazla ilgi görmeyince, ara verilmişti. Şimdilerde yeniden izliyorsuz. Bir yerde Sihirli Annem'in gölgesinde kalmıştı. Çevremizdeki çocuklara dikkat ediyoruz, uygulamadan memnunlar. Dileriz ratingi de beklenen gibi olur. *** Dünyanın Türküsü'nde Hüsnü Şenlendirici'nin konuğu Yıldız İbrahimova idi. Bir dönem başta Bulgaristan olmak üzere, Balkanların en iyi yorumcularından olan bu ses Ali Dinçer'le evlenince ülkemize yerleşti. Başta jazz olmak üzere müzik çalışmalarını bırakmadı. TRT-2'deki programda 'Ah bir ataş ver'den, çigan şarkısı Mareanju'ya kadar pek çok önemli besteyi seslendirdi. Hüsnü'nün 'Yıldız Ablası' olağanüstü ses ve yoruma sahip. *** İki dönem YÖK Başkanlığı yapan Prof. Dr. Gürüz'ü Haber TÜRK'te izledik. Melih Meriç'in Basın Kulübü'nde adeta sorgulandı. Katıımcıların tamamı ona saldırdı. En çok da Ömer Lütfi Mete tarafından hırpalanmaya çalışıldı. Sonuçta, aklımızda kalan Prof. Dr. Gürüz'ün 'Süleyman Demirel'e övgüleri' oldu. Bir de, Başbakan Erdoğan'ı eleştirileri. Fener Rum-Ortodoks Patriği'nin Heybeliada Ruhban Okulu'nun İlahiyat Fakültesi'ne bağlı olarak açılmasını kabul ettiğini dile getirmesi, tarihi bir itiraf olarak kaldı. Sonuç mu? Demirel gitti, iş yattı!
:: / Yazarımızın 20 Haziran 2006 tarihli ' Türk Birliği fikri yeşeriyor' 'başlıklı yazısı için tıklayınız.
|
|