|
Kerbela faciası-2
Yezid'e başeğmeyeceğim! Peygamber soyunu Kerbela'da katlettiren Yezit; Emevi ailesinden gelir. Babası, Muaviye'dir... Muaviye; Peygamber'e karşı savaşan Ebu Süfyan'ın oğludur. Muaviye'nin anası Hind; Uhut'ta Hazreti Hamza'yı Vahşi adlı Habeşli savaşçıya şehit ettirmiş ve Hamza'nın ciğerini çiğ çiğ yemiştir. Muaviye'nin ağabeyi olan Hanzala; Bedr cenginde Müslümanlara karşı savaşırken Hazreti Ali tarafından öldürülmüştür. Ebu Süfyan; Mekke'de Müslümanlara karşı yürütülen savaşın başyönetici konumunda bulunmuş; Mekke'nin alınmasından sonra Müslüman olmuştur. Ebu Süfyan'ın babası Harb'dır. Harb'ın babası da Ümeyye olduğundan bu soya; Ümeyye'den dolayı Emevi soyu denilmiştir. Aynı soydan; 3. Halife Osman da gelmektedir. Osman'ın babası Affan, Affan'ın babası Ebül Asi, onun babası da Ümeyye'dir. Ehlibeyt'e karşı düşmanlık eden Mervan da aynı ailedendir. Mervan'ın babası Hakim'dir; Hakim'in babası Ebül Asi, onun babası da Ümeyye'dir. ANLAŞMAYI ÇİĞNEDİ İşte; İslam dinini getiren Hazreti Muhammet'in ailesi olan Haşimiler ile Emeviler; büyük bir mücadeleye girmişlerdir. Peygamber döneminde kısa süre gerileyen Emeviler; daha sonra valiliklere gelerek; Osman zamanında da ordu toplayarak İslam toplumuna zorla yönetici olmuşlardır. Mısırlı ünlü İslam tarihçisi ve siyaset kuramcısı Seyyit Kutup der ki: Muaviye'yi; yeğenim diyerek koruyan ve İslam toplumunun başına bela eden Halife Osman olmuştur. Emeviler de İslam görüntülü olmalarına karşın; İslam'ın ilkelerini ayaklar altına almışlardır. Hz. Ali'nin şehit edilmesinin ardından, Kufe'de Ali'nin oğlu İmam Hasan halife oldu. İmam Hasan, Muaviye ile savaş hazırlığına koyuldu. Fakat halk ona destek olmadı. Savaşa yolladığı ordusu, Şamlılara yenildi. Muaviye gerek para, gerek hile ile bütün önemli kişileri yanına çekmişti. Yalnız kalan İmam Hasan, Muaviye ile bir anlaşma imzaladı ve halifeliği bıraktı. Anlaşmaya göre; Muaviye'nin kendisinden sonra, yerine birisini halife yapmaması gerekiyordu. Muaviye, anlaşma yazılıp taraflar ve tanıklar imzaladıktan sonra, 'Ben, Hasan'la bazı şartlara uyacağımı vaat ederek anlaşmıştım ama, o şartların hepsi de ayağımın altına. Onların hiçbirini yerine getirmeyeceğim' dedi. Ve dediğini de yaptı. İmam Ali'ye, İmam Hasan'ın bulunduğu camilerde bile, lanetler okuttu. Muaviye; vali olarak gönderdiği kişilere; 'Cuma namazlarında Ali'ye küfredeceksiniz!' talimatı vermişti. Ali'nin taraftarları öldürtülüp evleri yıktırıldı. Ehlibeyt'e ve şehitlerin çocuklarına hiçbir şey verilmedi. Muaviye, yaşamının sonunda, halktan, oğlu Yezit'e zorla biat aldı ve yerine onu bırakıp gitti. Bu, babadan oğula geçen halifelik, İslamiyet'te olmayan bir şeydi. HAREKETE GEÇİYOR İmam Hüseyin, kardeşi İmam Hasan'ın, Muaviye ile imzaladığı anlaşmaya ses çıkarmadı ise de Muaviye'ye asla biat etmedi, baş eğmedi. İmam Hüseyin, kardeşi İmam Hasan'ın ölümünden dokuz yıl sonra ve Muaviye'nin ölümünden iki yıl önce Mekke'ye gitmiş, Haşimoğullarıyla Ehlibeyt dostlarını toplayıp şunları söylemişti: 'Ehlibeyt'e (Peygamber soyuna) ve yandaşlarına yapılan zulüm her yanı tuttu. zalimler her yanı kestiler; Müslümanlar, onlara, adeta kul köle oldular. Yönetimde imansız kişiler oturuyor. Bu zalimler inananlara acımıyorlar, zayıflara şiddet uyguluyorlar. Bütün bunlar olurken; Allah'ın kendilerine ululuk bağışladığı kişiler susuyorlar. Bunu nasıl kabul edebiliriz?' Sözlerini şöyle tamamlamıştı İmam Hüseyin: 'Allahım, bilirsin ki, bu sözlerim, hükmetmeye rağbetimden, mal mülk elde etmeyi dilediğimden değil, ancak senin dininin yollarını göstermek, şehirlerini mamur bir hale getirmek istediğimdendir. Böylece de mazlum ve çaresiz, kimsesiz kullarının esenliğe ulaşmalarını sağlamak istiyorum. Ey halk, bize yardım etmezseniz, hakkımızda insafa gelmezseniz, zalimler size musallat olurlar. Peygamberinizin dininin nurunu söndürürler.' YEZİT'İN YAŞAYIŞI Yezit, putperest ataları gibi yaşıyor. İslamiyet'i hiçe sayıyordu. Kerbela'da şehit edilen Hüseyin'in başı bir tabak içinde önüne getirilince de İbn Zibari'nin, Uhut savaşından sonra söylediği şu beyitleri okumuştu: 'Keşke Bedir'de bulunan büyüklerim sağ olsalardı da bu hali görselerdi. Ve sonra da bana, sevinerek, elin var olsun deselerdi. İslam toplumunun ulularını öldürdük. Bedir savaşının öcünü aldık. Haşimoğulları saltanatla oynadılar. Ahmet oğullarının yaptıkları işin öcünü almazsam, ben de anamın oğlu olmayayım.' İşte böyle bir kişi, Müslümanların başına geçmiş, 'inananların başı' (Emirelmüminin) diye anılmaya başlamıştı. Hz. Hüseyin, bundan dolayı Medine'de kendilerine rastlayan ve Yezit'e biat etmesini öğütleyen Mervan'ın sözlerine karşılık 'Başımız sağ olsun. Çünkü ümmet, Yezit gibi birinin hükmü altına girmekle büyük bir belaya uğradı' demişti. ZORBAYA BAŞ EĞMEM Yezit, halife olunca Medine Valisi Utbe oğlu Velid'e, İmam Hüseyin'den gerekirse zorla hemen biat almasını, direnirse öldürtmesini, bu konuda hiçbir geciktirmeye meydan vermemesini emreden bir mektup gönderdi. İmam Hüseyin, Yezid'in fasık ve içkici birisi olduğunu söyleyerek zorbaya asla biat etmeyeceğini söyledi. Bu sırada yanlarında bulunan Hakemoğlu Mervan, Vali Velit'e, 'Hüseyin biat etmezse boynunu vurdur!' dedi ise de Velit bu zulmü kabul etmedi. Fakat görevden alındı. İmam Hüseyin, Medine'de baskılar artınca yanına, Muhammed Hanefi hariç kardeşlerini, yeğenlerini ve tüm aile bireylerini alarak 4 Mayıs 680 gecesi Medine'den Mekke'ye hareket etti. Hareket'ten önce dedesi Peygamber Muhammed'in mezarını ziyaret eden İmam Hüseyin kabrin başında şunları söyledi: 'Ya Resulallah! Senin yanından istemeyerek ayrılıyorum. Seninle aramıza girdiler. Şarap içen günahkar Yezid'e biate (baş eğmeye) zorlandım. Bunu yaparsam kafir olurum, şayet biat etmezsem beni öldürürler.' Irak'ta Şiiler yas tutuyor İşgal altındaki Irak'ta Aşure günü törenleri başladı. Kerbala'daki Hz. Hüseyin türbesine akın eden binlerce Şii (Irak'taki Aleviler), O'na olan bağlılıklarını dile getirmek için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Onlardan birinde Kerbela olayını simgeleyen ışıklandırılmış 250 kiloluk bir maket omuzlarda taşındı. YEZİT KİMDİR? Yezit; İslamiyet'e karşı mücadele etmekle ünlü Emevi ailesinden bir padişahtır. Emevi padişahları sarhoş sarhoş camilerde imamlık yapıp o dönemdeki halka namaz kıldıracak kadar dini hafife almışlardır. Bu padişahlardan Velit; Kuran-ı Kerim'i okla parça parça etmiş; 'Hadi bakalım, göster gücünü!' deme küstahlığını göstermiştir. Bugün, bazı Alevi vatandaşlar; Yezit kelimesini Sünni Müslümanlar için kullanma yanlışlığı içindedir. Tarih'teki Yezit ile bugünün insanlarını ilişkilendirmek hem yanlıştır; hem haksızlıktır. Daha sonraki bölümde göreceğimiz gibi Türk Müslümanların Alevisi de Sünnisi de Ehlibeyt sevgisi ile şekillenmiştir. Ehlibeyt'i katlettiler Peygamberimiz Muhammet'in; 'Bunlar benim ailemdir,' dediği dört kişi; Müslüman geçinen sapkınlar tarafından şehit edilmiştir. - Hazreti Ali 661'de Kufe'de - Hazreti Hasan 669'da Kufe'de zehirlenerek - Hazreti Hüseyin 680'de Kerbela'da - Hazreti Fatıma 632'de çok genç yaşta Mekke'de dövülerek. YARIN: HZ. HÜSEYİN ŞEHİT OLUYOR
|