11 Kasım 2004 <%Tarih%>
<%Gün%>

Sır kuyusu ZEMZEM

Dünyayı çepeçevre kuşattığı varsayılan Ley hatlarının pozitif enerji taşıyanları, Mekke'nin altında kesişir. Zemzem suyu da işte tam bu noktadan kaynar
Zemzem suyunun hikayesi hemen herkesçe bilinir. Bilmeyenler için de kısaca biz anlatalım : Hz. İbrahim (a.s), eşi Hacer ve yeni doğmuş oğlu İsmail ile birlikte Mekke de, Kabe civarına gelip yerleşir. Bir süre sonra da yine tebliğ için Allah tarafından görevlendirilir. Bu defa yolculuk Ortadoğu ve belki de Anadolu'ya doğrudur. Emri aldığı anda yola çıkar. Eşi ve oğlu Kabe civarında yerleşip Mekke'de kalmıştır. Daha sonra dönüp oğlunun büyüdüğünü görecek ve onunla birlikte Kabe'yi inşa edecektir ama şimdilik böyle bir emir yok, tebliğe memurdur. Helalleşip yola çıkar.

EŞİ ENDİŞELİDİR
Eşi endişelidir. Ne yiyip ne içecekler nerde konaklayacaklar. 'Halilullah: Allah'ın dostu' unvanına sahip olan Hz. İbrahim'in böyle bir tasası yoktur. Çünkü onu memur eden eşine ve çocuğuna bakar. Hatta arkasından bağırıp; 'Ey İbrahim bizi kimse bırakıyorsun?' Diyen Hacer validemize; 'Sizi Allah'a bırakıyorum ey Hacer!' demiş ve Allah'a olan güven ve teslimiyetini bir kez daha göstermiştir. Zira o, çoluk çocuğunun zayi olmayacağından emindir ve Hacer de 'o zaman gözün arkada kalmadan rahatça gidebilirsin' demiştir. Bu karşılıklı rıza ve teslimiyet sayesinde çok geçmeden hem barınak hem de yiyip içecekleri nimetler ihsan edilmiştir kendilerine. Bunların başında da zemzem suyu gelir.

ZEM, 'DUR' DEMEK
Hacer validemiz ve İsmail susamıştır. Çocuğu olduğu yere bırakır ve su aramaya gider. Bir yandan da göz ucuyla çocuğu takip eden validemiz, Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelirken gözden kaybolan çocuğu için endişelenir ve koşarak İsmail'i bakmaya gelir. İsmail, bu günkü zemzem kuyusunun olduğu yerde yatmış topuğuyla yere vurmakta ve debelenmektedir. Bu arada annesi gelir ve çocuğun topuğunu vurduğu yerden su çıktığını görür. Kabararak yukarıya doğru bulgur bulgur kaynayarak yükselen suyun kenarını çevirir ve 'zem, zem' yani 'dur, dur' der. Su hafifler ve kısmen durur. Rivayet edilir ki, Hz. Hacer 'zem, zem' demeseydi, bu suyu tutmak mümkün olmayacak, oradan fışkırıp dünyayı sulayacak kadar çok ve bol olacaktı. Yine rivayete göre zemzem suyunun cennetten geldiği söylenir ve ne niyetle içilirse o niyet hasıl olur. Aç, tok olmak için içse doyar, susuz içse, suya kanar. Salih amel ve takva niyetiyle içenler de niyet ettiği hale kavuşur. Bunlardan bazılarına bir lütf-u ilahi olarak bendeniz de şahit oldum.

Kabe'nin altındaki bitmeyen enerji
Dünyamız çepeçevre, Ley adı verilen enerji hatlarıyla çevrelenmiştir. Bunlar pozitif ve negatifir. Bir yerden pozitif enerji hattı geçiyorsa, o yer bereketli, uğurludur. Negatif hat geçiyorsa da tem tersidir..
Pozitif ley hatlarının tümü kutsal mekan Kabe'de kesişir. Zemzem suyu da burada kaynamaktadır. Taşıdığı pozitif radyasyon nedeni ile bilim adamlarının henüz tam olarak anlayamadığı çözemediği bir şifa kaynağıdır. İşte zemzemle ilgili hala bilinemeyen bir kaç konu:
- Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldiği su anki teknolojiye göre bile bilinemiyor.
- 1,5 metre derinliğindeki kuyunun hac mevsiminde milyonlarca kişinin su ihtiyacını nasıl karşılayabildiği anlaşılamıyor.
- Mikroorganizma ve bakteri barındırmayan tek su




'VER' ayetleri
Hadid Suresi 18. Ayet Şu bir gerçek: SADAKA veren erkeklerle SADAKA veren kadınlar, bir de Allah'a güzelce borç verenler için karşılıklar kat kat yapılır. Onlar için, onur verici bir ödül de vardır.



Hırka-ı Şerif Camii
Sultan Abdülmecit tarafından 1847'de yapımına başlattırılmış, 1851'de tamamlanmıştır. Fatih'te bulunan cami, Hz. Peygamberimiz tarafından Veysel karani'ye hediye edilen 'Hırka'nın korunması ve halkın daha rahat ziyaret etmesi gayesiyle yapılmıştır. Hırka-ı Şerif 17. Yüzyıl başlarında Sultan I. Ahmed'in fermanı üzerine İstanbul'a getirilmişti.



Devletle işin olanlar için: Müteali
EL-MÜTEALİ: Mahlukatın sıfatlarından uzak olan, bu sıfatların biriyle muttasıf olmaktan yüce ve ali olan. Her türlü benzetme ve tasavvurdan uzak ve üstün olan; her türlü eksilikten ve kusurdan da münezzeh/pak ve temiz olan.

BAZI FAYDALARI
EL-MÜTEALİ isminin zikride büyük veliler adetlere itibar etmemişler, bu mübarek ismi çokça zikretmişlerdir.
Bir Hatırlatma: Cenab-ı Hakkın bütün isimleri, insanın kalbi durumuna ve vaktine göre istediği miktarda, istenildiği vakitte okunulabilir. En güzel okuma ise, O'nun rızasını kazanmak için yapılandır. Ancak, bir maksadı ve bir isteği olan kimsenin bu amaçla okunmasında da hiçbir mahzur yoktur. Yeter ki gayrı meşru (dinin özüne uygun olmayan ve helal olmayan) bir şey istenmesin ve günaha sevk edici bir durum içine girilmesin.
Her gün (551) kere zikrine devam edenler, günah işlemekten ve dinin hoş görmediği şeylerden kurtulur. Çünkü bu mübarek ismin zikri talibi kısa sürede yüce makamlara eriştirir.
Yine bu miktar okumaya devam eden kişi devletle işi olursa kolayca gördürür. Her yerde ilgi, itibar görür; sevilir sayılır.
Her gün (600) defa zikredenler, her tülü bela ve afetten korunur. Allah'ın izni ve keremiyle maksadına ulaşır.



Cimrilik ve cömertlik üzerine
'Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, CİMRİLİKTEN sana sığınırım. Keza, kabir azabından sana sığınırım. Haya ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.' [Buhari]
Tirmizi'de Hz. Ali (r.a)'den naklen şöyle denir: 'Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: 'Gerçek cimri, yanında zikrim geçtiği halde bana salavat okumayandır.' [Tirmizi]
Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: 'Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: 'Cömert Allah'a yakındır, insanlara yakındır, cennete yakındır, cehennemden uzaktır. Cimri ise Allah'tan uzaktır, insanlardan uzaktır, cennetten uzaktır, cehenneme yakındır. (Tırmizi)
Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: 'Resulullah (s.a.v) buyurdular ki: 'İdarecileriniz hayırlı olanlarınızdan iseler, zenginleriniz cömert kimselerse, işlerinizi aranızda danışma ile hallediyorsanız, bu durumda yerin üstü (hayat), altından (ölümden) hayırlıdır. Eğer idarecileriniz kötülerinizden, zenginleriniz cimri ve işleriniz kadınların elinde ise, yerin altı üstünden, (ölmek yaşamaktan) daha hayırlıdır. (Çünkü artık dini ikame imkanı kalmaz).'



İyi ahlakın belirtileri
32- Hayatını iman-ı kamil yörüngeli ve ihlas donanımlı yaşamayı en birinci mesele bilir.
33- Duyguları, düşünceleri ve davranışlarıyla öylesine Hak rızasına kilitlenir ki bütün dünyayı ve masivayı ona verseniz onu hedefinden çeviremezsiniz.Hatta cennetleri verseniz çeviremezsiniz.
34- Aynı yolda yürüyüp, aynı mefkureyi paylaşanlarla asla rekabete girmez.

   

...::: Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır :::...